🌹 بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ ِللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ وَبَعْدُ

  •     Gündelik Hayatımıza Yön Verecek En Önemli Hadis-i Şerif'ler
    En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
    ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !     Derlenen Hadis-i Şerif Meali
    Bir Müslümanın Allah Subhanehu ve Teala'ya Dua Ederken Bilmesi Gereken Kısa Bir Bilgi Lutfen Okuyun
  • بِسْمِ اللَّهِ الَّذِى لاَ يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَىْءٌ فِى الْأَرْضِ وَلاَ فِى السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

  • Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim Anlamı: İsmi sayesinde yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla.O her şeyi işitir ve bilir» derse, ona hiçbir şey zarar vermez.” Müslim, Zikr, 37 (2698) ⇒ (Ebû Dâvûd, Edeb, 101/5088)

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: Allahım! Yaratılışımı güzelleştirdiğin gibi ahlakımı da güzelleştir.” (Ahmed b.Hanbel, Müsned, I, 403)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur.” (Tirmizî, Kıyâmet 26)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “En makbul iyilik, baba dostunun ailesini koruyup gözetmektir.” (Müslim, Birr, 11)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Bir konuda sana inandığı hâlde kardeşine yalan söylemen ne kadar büyük bir ihanettir!” (Ebû Dâvûd, Edeb, 71)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: Cennetin çakılları inci ve yakuttan, toprağı da zâferan (safran)dır ... [(Tirmizi); Kütüb-i Sitte-14, s. 451/6]
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: Allahım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım işlerin şerrinden sana sığınırım. Amin (Müslim, “Zikir” ,65, 66)”
  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Herhangi bir Müslümanın başına yorgunluk, hastalık, düşünce, keder, acı ve kaygıdan, diken batmasına varıncaya kadar her ne gelirse, Allah bütün bunları o Müslümanın hatalarına keffaret kılar.” (Buhârî, "Merdâ", 1, 3; Müslim, "Birr", 49)

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Din kardeşini güler yüzle karşılamak gibi (tabiî) bir iyiliği bile sakın küçük görme!” Müslim, Birr 144.
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Çocuklarınıza ikramda bulunun ve terbiyelerine özen gösterin!” (İbn-i Mâce, Edeb, 3)
  • 4133) "... Amr bin Ğaylan es-Sakafi (Radiyallahü anh)dan rivayet edildiğine göre; 🌹 Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
    Allahım! Kim bana imân edip beni tasdik eder (doğrular) ve ge­tirdiğim (Din) in senin katından (gelme) yegâne hak (din) olduğunu bilirse, sen o kimseye az mal ve az çocuk ver, sana kavuşmayı ona se­vimli kıl ve ölümünü çabuklaştır (yâni ömrünü uzun tutma). Kim de bana imân etmez, beni tasdik etmez (doğrulamaz.) ve benim getirdi­ğim (Din)in senin katından (gelme) yegâne hak (din) olduğunu bil­mezse o kimseye çok mal ve çok çocuk ver ve ömrünü uzat."

    Not:
    Zevâid'de şöyle denilmiştir : Bu senedin râvileri güvenilir zâtlardır.
    Hadîs mürseldir. Zevâid yazan demiş ki: İbn-İ Mâce'ye, bu Amr'ın bundan başka hadisini rivayet etmemiştir. Kütüb-i Sitte'nin kalanlarında Amr'ın hiç bir hadîsi yoktur
    İzahı
    Resûl-i Ekrem (Aleyhi's-salâtü ve's-selâm), bu hadîste mü'min ku­lun malının ve çocuğunun az olmasını dilemiştir. Çünkü malın ve ço­cuğun çokluğu mânevi sınavda başarısızlığa yol açması kuvvetle muhtemeldir. Keza mal az iken çocuğun çokluğu da helâl haram ayı­rımı yapmaksızın nafaka teminine ve dolayısıyla günaha girmeye yol açabilir. Mü'minin ömrünün uzun olmaması dileğine gelince, ömrün uzunluğu dünya sıkıntılarının daha çok çekilmesine sebebiyet vere­bilir.

    Mü'min olmayan kimsenin mal ve evlâdının çokluğu ve ömrünün uzunluğu, onun azabının şiddetine sebep olur. Çünkü, dünya haya­tında ne kadar çok kalsa ve malı ile çocuğu ne kadar çok olsa o ka­dar fazla günah işlemiş olur.
    Bkz... www.ilimdunyasi.com Kutub-i Sitte Hadis Ansiklopedisi 7300

  • Ebû Zer (r.a.)’dan rivayetle, o dedi ki: 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
    “Allahu Teâlâ buyurdu ki: “Her kim bir iyilik işlerse, ona bunun on katı kadarı veya daha faz­lası olarak artırmam var­dır. Kim de kötülük işlerse, onun karşılığı mislidir veya ba­ğışla­mamdır. Kim yeryüzü dolusu günah işleyip de bana hiç­bir şeyi ortak koşmadan gelirse, onu getirdiklerinin misli ka­dar mağfiret ile karşılarım. Her kim bana bir karış yakla­şırsa, ona bir zira’ (arşın) yaklaşırım. Kim bana bir zira’ yaklaşırsa, ona bir kulaç yaklaşırım ve kim de bana yürüyerek gelirse, ona koşarak giderim.” Müslim (2687), Ahmed bin Hanbel (8/21544)

  • İbadetlerde Şirkin Haram Oluşu 3) Ebû Hüreyre (r.a.)’dan rivayetle, o dedi ki: “Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
    “Allahu Teâlâ buyurdu ki: “Ben şirke girip ortak koşan­lardan (bütün bu şirk ve müşriklerden) uzağım. Her kim bir amel işleyip, bana herhangi birini ortak koşacak olursa, onu da şirkini de (yüz üstü) bırakırım.” Müslim (2985)

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Kıyâmet gününde insanların bana en yakın olanları, bana en çok salâtü selâm getirenleridir.” (Tirmizî, Vitir, 21)
  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Ölüyü (kabre kadar) üç şey takip eder: Çoluk-çocuğu, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, biri kalır. Çoluk-çocuğu ve malı döner, ameli (kendisiyle) kalır.” (Buhârî, Rikak 42; Müslim, Zühd 5.)

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Müslüman kardeşini küçük görmesi, kötülük olarak kişiye yeter.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35)
  • Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh)’dan rivayet edilen bir hadîs-i şerîfte 🌹 Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Her kim Allâh-u Te’âlâ’dan üç kere cennet isterse, cennet (dile gelerek): ‘Ey Allah! Onu cennete girdir’ d(iye dua ed)er. Her kim de üç kere Allâh-u Te’âlâ’ya cehennemden sığınırsa, cehennem (dile gelerek): ‘Ey Allah! Onu ateşten koru’ d(iye dua ed)er.” (Tirmizî, Ahmed ibni Hanbel, el-Müsned; İbni Mâce) Cennet istemenin ve cehennemden sığınmanın birçok sîğası varsa da, Sa’d ibni Ebî Vakkas (Radıyallâhu Anh)’dan rivayet edilmiş olan: “Gerçek şu ki; yakında dua hususunda haddi aşan bir toplum bulunacaktır. (Dua olarak) sana:
    🌹 اَللَّهُمَّ اِنِّى اَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ وَمَا قَرَّبَ اِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ اَوْ عَمَلٍ وَاَعُوذُ بِكَ مِنَ النَّارِ وَمَا قَرَّبَ اِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ اَوْ عَمَلٍ

    ‘Ey Allâh! Şüphesiz ki ben Senden cenneti ve ona yaklaştıran söz ya da amel(e muvaffakiyet)i istiyorum. Ateşten ve ona yaklaştıran söz ve hareketten de Sana sığınıyorum.’ demen yeterlidir.” (Ahmed ibni Hanbel) lafzıyla sığınmak, sığınma şekillerinin en güzelidir. Enes (Radıyallâhu Anh)’ın, Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)’den rivayetine göre: “Allâh-u Te’âlâ, kıyamet gününde meleklerine: ‘Kulumun amel defterine bakın. Kimin Benden cennet istediğini görürseniz, onu cennete sokun, kim de cehennemden Bana sığınmışsa, onu ondan çevirin.’ buyuracaktır.” (Safûrî, Nüzhetü’l-mecâlis)

  • Ebû Hureyre (Radıyallahu Anh)’dan rivayet edildiğine göre; Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Cenneti çok isteyin; cehennemden de çok sığının. Çünkü gerçekten o ikisi (ile duada bulunmak), şefaatleri makbul iki şefaatçidirler.” (Safûrî, Nüzhetü’l-mecâlis) Atâ (Radıyallâhu Anh)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Her kim bir gün ve gecede yedi kere:
    🌹 اَللَّهُمَّ اِنِّى أَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ الَّتِى ظِلُّهَا عَرْشُكَ وَنُورُهَا وَجْهُكَ وَحَشْوُهَا رَحْمَتُكَ

  • ‘Ey Allah! O cenneti Senden isterim ki, gölgesi Senin Arş’ındır, nuru Senin cemalindir, içi de Senin rahmetinle doludur.’ derse, Allâh-u Te’âlâ onu cennete sokar.” (Safûrî, Nüzhetü’l-mecâlis)

  • يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ بِرَحْمَتِكَ اَسْتَغِيثُ اَصْلِحْ لِى شَأْنِى كُلَّهُ وَلَا تَكِلْنِى اِلَى نَفْسِى طَرْفَةَ عَيْنٍ

  • “Ey Hayy u Kayyum olan Rabbim! Rahmetine tevessül ederek bana yardım etmeni istiyorum. Benim her hâlimi ıslâh eyle. Göz açıp yumuncaya kadar da olsa beni kendime (nefsime) bırakma!” (Hâkim, I, 730/200

  • 🌹 Rasulullâh ﷺ şöyle buyurdu: “Gereğini yerine getirmeye gücü yettiği hâlde, öfkesini yenen kimsenin kalbini, Allah emniyet ve îmanla doldurur.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 3)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ, kulunun bir şey yedikten sonra hamdetmesinden, bir şey içtikten sonra hamdetmesinden hoşnut olur.” Müslim, Zikir 89.
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle duâ ederdi: “Allahım! Bana doğru olanı ilham et ve beni nefsimin şerrinden koru.” (Tirmizi, Daavat, 70)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Zikrin en faziletlisi lâ ilâhe illallah’tır.” (Tirmizî, Daavât 9)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır.” (Tirmizî, Birr 36)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Kim kardeşine haksızlık etmişse, onunla helâlleşsin.” (Buhârî, Rikâk, 48)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Namaza kalktığında, dünyaya vedâ eden bir kimse gibi namaz kıl!” (İbn-i Mâce, Zühd, 15; Ahmed, V, 412)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Bir kimse bütün kalbiyle şehid olmayı isterse, şehit edilmese bile ona şehid sevâbı verilir.” (Müslim, Cihâd 156)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle duâ ederdi: ”Allahım! Senin gazabından rızâna, azâbından affına sığınırım.” (Müslim, Salât 222)
    🌹 Buhârî’nin İbn-i Abbas -radıyallahu anhg hüma-’dan rivayet ettiğine göre Nebiyy-i Ekrrem -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle istiâzze etmişlerdir:
    🌹 اَعُوذُ بِعِزَّتِكَ الَّذِى لٰا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ الَّذِى لَا يَمُوتُ وَالْجِنُّ وَالْاِنْسُ يَمُوتُونَ

    “Ya Rabb! Senin îzzet ve kudretine sığınırım ki, senden başka hiç bir ilâh yoktur. Ve sen ölmezsin. Cin ve insanlar ise ölürler.” (Buhârî, Eymân, 13; Tevhîd, 7; Müslim, Zikr, 68)
    Ebû Hüreyye -radıyallahu anh-’ın rivayyet eylediğine göre 🌹 Nebiyy-i Ekrem -sallallah hu aleyhi ve sellem- buyurmuşlardır ki:
    اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَمِنْ عَذَابِ النَّارِ وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ

  • “Allah’ım! Kabir azâbından sana sığınırım. Cehennem azâbından Sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnelerinden sana sığınırım. Deccâlin fitnelerinden sana sığınırım.” (Buhârî, Ezan, 149)

  • “İblis’in, köpeğin hortumu gibi bir hortumu vardır. Onu Ademoğlunun kalbine sokar ve durmadan şehvetleri, lezzetleri hatırlatır ve Rabbi hakkında şüpheye düşürmek gayretiyle vesvese verir. Kul:
  • اَعُوذُ بِاللّٰهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ. وَاَعُوذُ بِاللّٰهِ اَنْ يَحْضُرُونِ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمِ

    deyince şeytan kalbinden hortumunu çeker.” (Ali el-Müttaki, I, 251/266)
    “Ne mutlu o kimseye ki defter-i a’mâlinde çokça istiğfar bulur.” (İbn-i Mâce, Edeb, 57)
    يَا اَيُّهَا النَّاسُ تُوبُوا اِلَى اللّٰهِ قَبْلَ اَنْ تَمُوتُوا

    “Ey insanlar! Ölmeden evvel Allah’a tevbe ediniz.” (İbn Mâce, İkame, 78)
    سُبْحَانَكَ اَللّٰهُمَّ وَبِحَمْدِكَ اَشْهَدُ اَنْ لَا اِلٰهَ اِلَّا أَنْتَ وَحْدَكَ لَاشَرِيكَ لَكَ اَسْتَغْفِرُكَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ
  • Meclisin (oturmanın veya oturulan yerin) keffareti, kulun şöyle demesidir: “Seni hamdinle tesbîh ederim ey Rabbim! Senden başka bir ilâh bulunmadığına ve yalnız Sen olup şerîkin olmadığına şehâdet eder, Senin mağfiretini diler, sana tevbe ederim.” (İbn Hanbel, II, 369)
  • “Gıybetin keffareti, gıybet etdiğin kimse için istiğfar etmekliğindir.” (Suyûtî, el-Câmiuu’s-sağîr, no: 6259)

  • “Yeryüzündekilerden herhangi bir kimse,
    لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاللّٰهُ اَكْبَرُ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ

    derse hatalarına keffaret olur. Bu hataları deniz köpükleri kadar da olsa.” (Ali el-Müttakkî, I, 455/1963)
    “Duânın hayırlısı istiğfar, ibâdetin hayyırlısı da kelime-i tevhîddir.” (Ali el-Müttakî, I, 483/2112)
    “Ya Ali, sana bir duâ öğreteyim mi ki zerrreler adedince günâhın olsa sen de beraber olmak üzere mağfiret olunur. Şöyle söyle:
    اَللّٰهُمَّ لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ الْحَلِيمُ الْحَكِيمُ تَبَارَكْتَ سُبْحَانَكَ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ
  • “Allah’ım, Sen’den başka ilâh yoktur. Sen Halîm ve Hakîm’sin, hayır ve bereketi çok olansın. Sen’i tenzih ederim, Sen yüce Arş’ın Rabbi’sin.” (Taberânî, Kebîr, V, 192/5060)
  • “İstiğfar, mü’minin sahife-i a’mâlinde nur gibi parlar.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-sağîr, no: 3056; Ali el-Müttakî, I, 475/2064)

  • Müminlere Umûmî ve Gıyabî Duâ: “Duânın efdali, kulun: «Ey Rabbim, Muhammed ümmetinin cümlesine umûmî bir rahmet ile rahmet eyle!» demesidir. (Ali el- Müttakî, II, 191/3702)

  • “Duânın efdali dünyâ ve âhirette Rabbbinden af ve afiyet istemendir. Çünkü bu ikisi dünyâda sana verilir, sonra âhirette de verilirse muhakkak felah bulursun.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-sağîr, no: 1251)
  • “Kulun «Ey Rabbim, Ümmet-i Muhammed’in cümlesine umûmî bir rahmetle merhamet et» diye duâ etmesinden daha sevimli bir duâ yoktur Allah katında.” (Suyûtî, el-Câmg miu’s-sağîr, no: 8026)

  • «Beni, bütün mü’minleri ve mü’mineleri mağfiret et ey Rabbim» diyen kimseye her bir mü’minin hasenesinden nasîb verilir.” (Bkz. Suyûtî, el-Câmiu’s-sağîr, no: 8419; Ali el-Müttakkî, II, 228/3876)
  • “Kişinin, kardeşine onun gıyabında ettiği duâ müstecâbdır. Kulun başucunda vazifeli melek bekler ve duâsına âmin der. Kul kardeşine her bir hayır duâ ettiğinde: «Âmin, sana da aynısı olsun,» der. (İbn-i Mâce, Menâsik, 5)

  • Ana – Babaya Duâ: “Kul, ana ve babasına duâyı unuttuğu zaman rızkı kesilir, yani bereketi gider.” (Ali el-Müttakî, no: 45556)
  • “Büyük zorluklara dûçar olduğunuz zaman «Allah bize yeter, O ne güzel vekildir» zikr-i cemîline devâm ediniz.” (Ebû Dâvud, Vitr, 25; Tirmizî, Kıyâme, 8; İbn Hanbel, Müsned, I, 336)
  • “Cenâb-ı Hak duâda fazla ısrar edenleri sever.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-sağîr, no: 1876)
  • “Eğer bir kul, Cenâb-ı Hakk’a bir hususta duâ eder de icâbet olunmazsa onun yerine bir hasene, yani bir sevâb yazılır.” (Ali el-Müttakî, Kenzü’l-ummâl, II, 67/3150)

  • “Bir babanın oğlu için duâsı, bir peygamberin ümmeti hakkındaki duâsı gibi makbûldür.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-sağîr, no: 4199)
    “İyilik görenlerin iyilik gördükleri kimseler hakkında ettikleri hayır duâları reddolunmaz.” (Tirmizî, Birr 5)
    “Ezân ile ikâmet arasında yapılan duâ müstecâbdır. Bu arada hemen dûa ediniz.” (Tirmizî, Salat, 44, Deavât, 128; Ebû Dâvud, Salât, 35)
  • “Kaderden sakınmak kaderi defetmez. Lâkin sâlihlerin duâsı, nüzûl etmiş ve edecek olan elem ve musîbeti defetmeye ve kaldırmaya medâr olur. İş böyle olunca ey Allah’ın kulları, duâ ediniz.” (Tirmizî, Deavât, 101; İbn Hanbel, Müsned, V/224)

  • “Bir farz namazını huşû ile edâ eden kimsenin o namazın akabinde vâkî olacak bir duâsı mestecâb olur.” (Buhârî, Cihâd, 180; Müslim, İman, 39; Ebû Dâvud, Zekât, 5; Tirmizî, Zekât, 6; Dârimî, Zekât, 1; Muvatta, Da’vetü’l-mazlûm, 1; İbn Hanbel, Müsned, I, 333.)

  • “Mazlumun bedduâsından sakınınız. Zirâ bir kıvılcım sür’atiyle semâya icâbete yükselir.” (Ali el-Müttakî, no: 7601)
    “Fâcir bile olsa mazlûmun duâsı makbûl olur. Onun kötülüğü ve günahları ise kendi aleyhinedir.” (İbn Hanbel, II, 367)
  • “Cenâb-ı Allah buyurmuştur ki: Kim bana duâ etmezse ona gadab ederim.” (İbn Mâce, Duâ, 1; İbn Hanbel, III, 477) Not:....Zîrâ bu hal ya gafletten, yahut kibirden ilerri gelir.

  • “Bir yerde yangın vukû bulduğunu gördüğünüz zaman «Allahü Ekber» diyerek tekrar tekrar tekbîr alınız. Zîra tekbir yangını söndürür.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-sağîr, no: 641)
  • “Ana ve babaya iyilik ömrü artırır. Yalan söylemek rızkı noksanlaştırır, duâ kazâya siper olur.” (Buhârî, Mevâkîtü’s-salât, 5; Müslim, Îmân, 137; Ebû Dâvud, Edeb, 130; Tirmizî, Salât, 13; Nesâî, Mevvâkît, 51; İbn Mâce, Edeb, 1)

  • اَللّٰهُمَّ اجْعَلْنِي مِنَ الَّذِينَ إِذَا أَحْسَنُوا اِسْتَبْشَرُوا وَإِذَا أَسَاءُٓوا اِسْتَغْفَرُوا
  • “Allah’ım! Beni, iyilik yaptığında sevinen, kötülük yaptığında ise hemen hatasını anlayıp istiğfâr eden kullarından eyle!” (İbn-i Mâce, Edeb, 57; Suyûtî, el-Câmiu’s-sağîr, no: 1462)

  • يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ ثَبِّتْ قَلْبِى عَلَى دِينِكَ
  • “Ey kalbleri çekip çeviren Rabbim! Kalbimi dînin üzere sâbit kıl.” (Tirmizî, Deavvât, 85)

  • 🌹 ‎Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: "Bir kimse evine girerken ve yemek yerken besmele çekerse, şeytan kendi adamlarına: 'Burada ne geceleyebilir ne de yemek yiyebilirsiniz.' der.“ (Ebû Dâvûd, Cihâd 9)

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Başkalarını sapıklığa çağıran kimseye, kendisine uyanların günahı gibi günah verilir. Ona uyanların günahlarından da hiçbir şey eksilmez.” (Müslim, İlim, 16)

  • لَتُـفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَـلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا، وَ لَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ
  • 'İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur. (Ahmed b.Habel Müsned 4 / 335)

  • 2-) Ebu Hüreyre’den rivayet edilen bir hadîs-i şerife göre, Allah’ın Rasûlü şöyle buyurmuşlardır: “Kim Allah’a ve elçisine iman eder, namazı kılar, zekatı verir ve ramazanı oruçlu geçirirse; ister Allah yolunda hicret etsin, isterse doğduğu yerde otursun; Allah’ın onu cennete koyması kendisi için bir haktır.” “Ey Allah’ın Rasûlü, bunu insanlara müjdelemeyelim mi?” diye sordular. Allah Rasûlü şöyle buyurdu: “Cennette yüz derece vardır ki; Allah Teala bunları Allah yolunda cihat edenler için hazırlamıştır. Her iki derece arasında gökle yer arası kadar mesafe vardır. Allah’tan istediğiniz zaman Firdevs’i isteyiniz. Muhakkak ki o, cennetin ortası ve en yüksek yeridir. Onun üstü Rahmanın arşıdır ki cennet ırmakları oradan kaynar.” (Buharî, Tavhid, 22; Müslim, İmare, 46).

  • 3-) Hz. Enes (ra) anlatıyor: “Ümmü Hârise (ra), Resûlullah’a (asm) geldi ve: “Ey Allah’ın Resulü! Bana Hârise’den haber ver!” dedi. -Harise, Bedir günü isabet eden serseri bir ok sebebiyle ölmüştü.- (Kadın devamla): “Eğer cennetteyse sabredeceğim, değilse (dünya evinde olduğum müddetçe) ağlamaya devam edeceğim” dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: “Ey Ümmü Hârise! Cennetin tek bir bahçe olduğunu mu sanırsın? Cennette bahçeler var. Senin oğlun ise, Firdevs-i a’lâ’ya kondu” buyurdular. Bunun üzerine kadın gülerek geri döndü.” [Buhârî, Cihad 14, Megâzî 9, Rikâk 51; Tirmizî, Tefsir, Mü’minun, (3173).]

  • 4-) Peygamber Efendimiz de bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır: “Muhakkak ki siz şu ayı görüşünüz gibi, Rabbinizi de göreceksiniz. Ve o sırada izdihamdan ötürü birbirinize zarar vermiş de olamayacaksınız” (Buhârî, “Mevâkýt”, 16; “Tevhîd”, 24; Müslim, “Îmân”, 81; Tirmizî, “Cennet”, 15)

  • “Allahım! Senden dünya ve âhirette afiyet dilerim. Allahım! Senden dinim,dünyam, aile efradlarimi ve malım hakkında afiyet dilerim.Allahım! Ayıplarımı ört,korkularımdan emin kıl…" (Ebu Dâvûd,“Edeb”, 110;İbn Mâce,“Dua”,14)

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Cennete girecek bir kısım insanlar vardır ki, onların kalpleri kuş kalbi gibi (rakîk ve güven içinde)dir.” (Müslim, Cennet 27.)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: "Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur." (İbn-i Mâce, Sıyâm 44)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Çorba pişirdiğin zaman suyunu çok koy ve komşularını gözet!” (Müslim, Birr, 142) ·
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “İki kişinin yiyeceği üç kişiye, üç kişinin yiyeceği de dört kişiye yeter.” Buhârî, Et’ıme 11; Müslim, Eşribe 178
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Sana teslim oldum, ben sana inandım, sana dayandım. Yüzümü gönlümü sana çevirdim, senin yardımınla düşmanlara karşı mücâdele ettim. Müslim, Zikir 67
  • Ebu Eyyûb Ensari (r.a.) Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Her kim on kere "Tek ve ortaksız olan Allah'tan başka hiç bir ilah yoktur. Mülk onundur, hamd onundur. O, her şeye kadirdir!" derse İsmail Peygamber'in neslinden dört kişi azat etmiş gibi olur. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 4859

  • Ebu Bekr (r.a.) Bir defa Allah Resulü'ne: Bana bir dua öğret de namazımda okuyayım demiş. Allah Resulü (a.s.) da: "Şüphesiz ben kendime büyük (Kuteybe: çok) zulmettim. Günahları mağfiret edecek de ancak sensin. Öyle ise makamından bana mağfiret ve bana merhamet eyle. Şüphesiz ki Ğafur ve Rahim sensin! de" cevabını vermiştir. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 4876

  • Bera b. Azib'in (r.a.) bildirdiğine göre: Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Yatağına vardığın zaman evvela namaz abdesti gibi bir abdest al. Sonra sağ tarafına yat. Sonra da: Allahım! Kendimi sana teslim ettim. İşimi sana ısmarladım. Arkamı sana dayadım. Çünkü ümidim de sendedir, korkum da sendendir. Senden sığınacak ve Senden kurtulacak yer varsa yine sensin. İndirdiğin Kitabına ve gönderdiğin Peygamber'ine iman ettim, de. Bunlar son sözün olsun. Şayet o gece ölecek olursan fıtrat üzere ölmüş olursun." Bera: Bu sözleri iyice ezberlemek için onları Peygamber'in huzurunda tekrar ettim de: "Gönderdiğin Resulüne iman ettim" dedim. Allah Resulü (duadaki resul ve nebi kelimelerinin değiştirilerek söylenmesine razı olmayıp): "Gönderdiğin Peygamberine iman de" buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 4884

  • 1797 -Berâ (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Yatağına girdiğin zaman şu duayı oku: "Allahım nefsimi sana teslim ettim, yüzümü sana çevirdim, işlerimi sana emanet ettim sırtımı sana dayadım. Senin rahmetinden ümit varım, gazabından da korkuyorum. Senin ikabına karşı, senden başka ne melce var, ne de kurtarıcı. İndirdiğin Kitab'a, gönderdiğin Peygamber (aleyhissalâtu uesselâm)'e imàn ettim" "Eğer bunu okuduğun gece ölecek olursan fıtrat üzere ölmüş olursun. Şayet sabaha erersen hayır bulursun." Buhâre, Daavât 7, 9; Tevhid 34; Müslim, Zikr 56, (2710); Tirmizi, Daavat 76, (3391); Ebu Dâvud, Edeb 107, (5046, 5047, 5048).

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Namaza kalktığında, dünyaya vedâ eden bir kimse gibi namaz kıl!” (İbn-i Mâce, Zühd, 15; Ahmed, V, 412)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Kişinin haksız yere bir Müslüman’ın şeref ve namusuna dil uzatması, büyük günahların en büyüklerindendir.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır.” (Buhârî, Libâs, 43)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Namazda sağa sola bakmaktan sakın. Çünkü namazdayken sağa sola bakmak, helâk olmaya sebeptir.” (Tirmizî, Cum’a, 59)
  • “Allah’ım! Ömrümün en hayırlı devresi sonu, amellerimin en hayırlı kısmı netîceleri, günlerimin en hayırlısı da Sana kavuştuğum gün olsun!..” [Yâr-ı gâr-ı refîk, Ebûbekir es-Sıddîk Radıyallahu Anh Hazretlerinin duası...]

  • Gam keder musibet zamanında okunacak duanın Arapçası, Tükçe okunuşu ve anlamı...Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır: “Sizden birinize bir düşünce yahud üzüntü geldiği zaman yedi defa: "Allah, Allahü Rabbî, lâ üşriku bihî şey'en." «Allah! Rabbim Allah’tır! O’na hiç bir şeyi şerîk koşmam ben!» desin.” (Ebû Dâvud, Edeb, 36; İbn Mâce, Duâ, 17)

  • Kul: “Ey yedi göklerin ve büyük Arş’ın Rabbi olan Rabbim! Beni her üzüntü verici şeyden, dilediğin şekilde ve dilediğin yerden kurtar” derse Allah Teâlâ onun üzüntüsünü giderir. (Ali el-Müttakî, no: 3433) sikintidan kurtulmak icin okunacak dualar

  • سُبْحَانَ الَّذِى يُحْيِى الْمَوْتَى وَهُوَ عَلَى كُلِّ قَدِيرٌ ءٍ شَيْ

    «Ölüleri dirilten Allah’ı tesbih ederim. O her şeye kâdirdir.» demesidir.” (Suyûtî, Cammiu’s- sağir, no: 2173)
    اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذِى سَقَانَا عَذْبًا فُرَاتًا بِرَحْمَتِهِ وَلَمْ يَجْعَلْهُ مِلْحًا اُجَاجًا بِذُنُوبِنَا
  • “Bize rahmetiyle tatlı soğuk su içiren ve günâhlarımız sebebiyle onu içilmez tuzlu su yapmayan Allah’a hamdederiz.” (Suyutî, el-Câmg miu’s-Sağir, no: 6728)

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Yediğiniz yemeği Azîz ve Celîl olan Allah’ı zikrederek ve namaz kılarak hazmedin. Yemeğin hemen ardından uyumayın. Aksi hâlde kalbiniz katılaşır.” (İbnü’s-Sünnî, 488)

  • Yine Abdullah İbni Abbas radıyalluha anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle söylemeyi itiyat edinmişti: “Allah’ım! Sana teslim oldum, ben sana inandım, sana dayandım. Yüzümü gönlümü sana çevirdim, senin yardımınla düşmanlara karşı mücâdele ettim. Allah’ım! Beni saptırmandan yine sana, senin büyüklüğüne sığınırım, -ki senden başka ilah yoktur-. Ölmeyecek diri yalnız sensin. Cinler ve insanlar ise, hep ölümlüdürler!” Müslim, Zikir 67.

  • “Allah’ım! Senden düzgün bir yaşantı, temiz bir ölüm ve rezil rüsva olmadan Sana dönebilmeyi istiyorum.” (İbn Ebî Şeybe, Dua, 1, No: 29134)

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ müttakî, gönlü zengin, kendi halinde işiyle ve ibadetiyle uğraşan kulunu sever.” (Müslim, Zühd 11)
  • Hz. Enes (ra) anlatıyor: "Ümmü Hârise (ra), Resûlullah'a (asm) geldi ve: "Ey Allah'ın Resulü! Bana Hârise'den haber ver!" dedi. -Harise, Bedir günü isabet eden serseri bir ok sebebiyle ölmüştü.- (Kadın devamla): "Eğer cennetteyse sabredeceğim, değilse (dünya evinde olduğum müddetçe) ağlamaya devam edeceğim" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: "Ey Ümmü Hârise! [Cennetin tek bir bahçe olduğunu mu sanırsın?] Cennette bahçeler var. Senin oğlun ise, Firdevs-i a'lâ'ya kondu" buyurdular. [Bunun üzerine kadın gülerek geri döndü.]" [Buhârî, Cihad 14, Megâzî 9, Rikâk 51; Tirmizî, Tefsir, Mü'minun, (3173).]
  • Ubade İbnu's-Samit (ra) anlatıyor: "Resulullah (asm) buyurdular ki: "Cennette yüz derece vardır. Her bir derecenin diğer derece ile arası, sema ile arz arası kadar geniştir. Firdevs bunların en yukarıda olanıdır. Cennetin dört nehri buradan çıkar. Bunun üstünde Arş vardır. Allah'tan cennet istediğiniz vakit Firdevs'i isteyin." [Tirmizî, Cennet 4, (2533).]

  • Müslim ibni Hâris et-Temîmî (Radıyallâhu Anhümâ)’nın nakline göre; Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) bir kere gizlice kendisine: “Akşam namazından ayrılınca, (kimseyle konuşmadan önce) yedi kere:
  • 🌹 اَللَّهُـــمَّ أَجِــرْنِي مِــنَ النّــــَارِ
  • ‘Ey Allah! Beni ateşten kurtar!’ de ki, şüphesiz sen bunu dersen, sonra da o gecende ölürsen, senin için ondan korunma yazılır. Sabahı kıldığın zaman da aynı böylece söyle ki, muhakkak sen o gününde ölürsen, sana ondan berat yazılır.” buyurdu. Ebu Davud Edeb 110 Hadis No: 5079 - 2/741-5080 İmam Ahmed Hadis No: 18083 - 4/237

  • Ebu Sa'id radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular: "Peygamberlerden birini diğerine üstün kılmayın." Ebu Davud, Sünnet 14, (4668)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Sadaka vermekle mal eksilmez." (Müslim, Birr 69)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle duâ ederdi: "Allahım! Senin gazabından rızâna, azâbından affına sığınırım." (Müslim, Salât 222)
    Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Kişinin haksız yere bir Müslüman’ın şeref ve namusuna dil uzatması, büyük günahların en büyüklerindendir.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “...Allah yolunda nöbet tutarak uyanık sabahlayan göze Cehennem ateşi değmez.” Tirmizî, Fedâilu’l-Cihâd, 12/1639
    Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Mümin, ırza, namusa dil uzatan, lanet eden, çirkin işler yapan, edepsiz konuşan kimse değildir.” (Tirmizi, Birr 48)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Mü’minler birbirini sevmekte, birbirine acımakta ve birbirini korumakta bir vücuda benzerler.” (Buhârî, Edeb 27)
    🌹 Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: 'Düşman süvarisi kovalasa bile sabah namazının iki rekât sünnetini terk etmeyin.' (Ebu Davud, 2/301)
  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Namaza kalktığında, dünyaya vedâ eden bir kimse gibi namaz kıl!” (İbn-i Mâce, Zühd, 15; Ahmed, V, 412)

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Başına bir felâket geleni tâziye/tesellî eden kimse, o sıkıntıya sabreden kadar sevap kazanır.” (Tirmizi, Cenâiz 71)
  • 🌹 Rasûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Şüphe yok ki, Allâhü Teâlâ kadınlara karşı iyilikte bulunmanızı sizlere (emir ve) tavsiye eder. Çünkü onlar(ın bazıları) sizin analarınız, kızlarınız ve teyzelerinizdir.” (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)


  • 🌹 Abdullah b. Amr (ra) “Resulullah’dan (sas) duyduğum her şeyi ezberlemek maksadıyla yazıyordum. Kureyşliler beni bundan nehyetti ve: “Resulullah (sas) kızgınlık ve sükûnet hallerinde konuşan bir insan iken sen ondan duyduğun her şeyi nasıl yazarsın?” dediler. Bunun üzerine yazmaktan vazgeçtim Daha sonra bu durumu Resulullah’a söylediğimde: “Yaz! Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, (ağzını işaret ederek) buradan haktan başka bir şey çıkmaz.” buyurdu.” (Ebû Davud, İlim, 3)
  • Sözlerimi Duyan Duymayanlara Ulaştırsın

  • 🌹 Rasûlullah (sav)'a "La ilahe illallah cennetin anahtarı değil mi?" dendi de: "Evet, öyledir ama dişsiz anahtar olur mu?
    Dişleri olan anahtarın varsa kapın açılır, yoksa kapalı kalır, açılmaz" cevabını verdi. Ravi: Vehb İbnu Münebbih Kaynak: Buhari, Cenaiz 1

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Allah korkusuyla gözyaşı döken kişi, sağılmış süt memeye dönmedikce cehenneme girmez. Cihad tozu ile cehennem dumanı asla bir araya gelmez.” Tirmizî, Fezâilu’l-cihâd 8; Zühd 9

  • “Dua müminin silahı, dinin direği, gökler ve yerin nurudur.” (Ebu Yala, Müsned, hno: 439; Hâkim, el-Müstedrek hno: 1812) bir insanin duasiyla olen silahiyla olen gibi midir

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Dua ibadettir.” Ebû Dâvûd, Vitir 23; Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân 3, 41, Daavât 1.
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Sabır dediğin, felâketle karşılaştığın ilk anda dayanmaktır.” (Buhârî, Cenâiz 32, 43; Ahkâm 11; Müslim, Cenâiz 14-15.)
    "Sabır ve dua müminin ne güzel iki silahıdır." (Kenzu’l-Ummal, III/272, h.no: 6505).
    Ali'den (r.a.) gelen rivayete göre Rasûlullah (s.a.v). şöyle buyurdu "Dua, müminin silahı, dinin direği, göklerin ve yerin nurudur." (Hakim, Müstedrek, I/492)
    🌹 Ebû Ümâme radıyallahu anh şöyle dedi: Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem bize, selâmı herkese yaymamızı emretti.” (İbni Mâce, Edeb 11)
  • 🌹 Rasûlullah (sav) şöyle buyurdular: "Mü'min kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır!
    Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum, sadece mü'mine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı birşey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder, bu da hayırdır".
    Ravi: Süheyb İbnu Sinan Kaynak: Müslim, Zühd 64, (2999)

  • 🌹 Rasûlullah (sav) buyurdular ki: "Muhammed'in nefsini kudret eliyle tutan zata yemin ederim ki, bu ümmetten her kim -Yahudi olsun, Hristiyan olsun - beni işitir, sonra da bana gönderilenlere inanmadan ölecek olursa mutlaka cehennem ehlinden olacaktır" Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Müslim, İman 240, (153)

  • Ebu Üseyd (veya Ebu Humeyd) el-Ensârî’den nakledildiğine göre Resûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “Biriniz mescide girdiğinde (öncelikle) Nebî’ye sallallahu aleyhi vesellem selam versin. Sonra şöyle dua etsin:
  • اَللَّهُمَّ فْتَحْ لِى أَبْوَابَ رَحْمَتِكَ

    (Allahummeftah li ebvabe rahmetik) Allah’ım! Rahmet kapılarını bana aç. (Müslim, el-Câmiu’s-Sahih, II, 155)
  • Ebu Üseyd (veya Ebu Humeyd) el-Ensârî’den nakledildiğine göre Resûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “Biriniz mescidden çıkarken Nebî’ye (sallallahu aleyhi vesellem) selam versin. Sonra şöyle dua etsin:
  • اَللَّهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ

    (Allahumme inni eselüke min fadlik) “Allah’ım! Fazlından (rahmetini) talep ederim.” (Müslim, el-Câmiu’s-Sahih, II, 155)
  • 🌹 Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki:
    “Allah indinde günlerin en büyüğü Kurban Bayramı günüdür. Bunu, fazilette nefr günü (teşrik günlerinin ikinci günü) takip eder.” (Abdullah İbnu Kurt, Kütüb’ü-Sitte: Hadis no: 4561)

  • “Öyle ise beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim. Ve bana şükredin ve beni inkâr etmeyin.”[1],
    “Ve Rabbinin ismini zikret ve her şeyden kesilerek O’na ulaş.”[2],
    “Ey imân edenler! Allah’ı çok zikirle zikredin.”[3]
    “Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin!”[4].
    “Rabbini zikredenle etmeyenin hâli diri ile ölünün hâli gibidir.”[5]
    Ebû Hüreyre’den rivâyete göre Nebiyy-i Ekrem (asm) Efendimiz:
    “İki kelime vardır ki Rahman Teâlâ’ya sevgili, lisanda hafif mizanda da ağırdırlar. Bunlar, 'Subhanallahi ve bi hamdihi subhanallahi’l azîm.' kelimeleridir.”[6]
    Câbir radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Bir kimse sübhânallahi ve bi–hamdihî: Ben Allah’ı ulûhiyyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder ve O’na hamdederim, derse, cennette onun için bir hurma ağacı dikilir. ”[7]


  • [1] Bakara Sûresi, 152.Âyet.
    [2] Müzemmil Sûresi, 8.Âyet.
    [3] Ahzab Sûresi, 41. Âyet.
    [4] Nisâ Sûresi, 103. Âyet.
    [5] Buharî, Daavât, 66.
    [6] “Allah’ı hamd ile tesbîh ederim, büyük Allah’ı tesbîh ederim !” demektir. Buhârî, Deavât,65.
    [7] Tirmizî, Daavât 60. Ayrıca bk. İbni Mâce, Edeb 56
  • sorularlaislamiyet

  • Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor.
    “Kendisi ağaç dikerken yanına Rasûlullah (sas) uğrar ve: “Ey Ebu Hüreyre! Şu diktiğin nedir?” der.
    “Kendim için bir fidan dikiyorum.” cevabını verir. Rasûlullah Aleyhissalatü vesselam,
    “Sana, senin için daha hayırlı bir dikilecek fidan göstereyim mi?” buyurur.
    Ebu Hüreyre, “Göster, ey Allah’ın Resülü!” der.
    Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
    “Sübhanallahi vel hamdülillahi ve la ilahe illallahu vallahu ekber
    (Allah bütün noksan sıfatlardan münezzehtir, bütün hamdler ona mahsustur.
    Allah’tan başka ilah yoktur. Allah en büyüktür) de!
    Bunu söylersen her bir kelimesi için sana cennette bir ağaç dikilir.”

    Bir başka rivayette de İbni Mes’ud (ra) anlatıyor: “Rasûlullah (sas) buyurdular ki:
    Miraç sırasında Hz. İbrahim’le karşılaştım. Bana:
    Ey Muhammed! Ümmetine benden selam söyle ve haber ver ki, cennetin toprağı temiz, suyu tatlıdır. Burası (suyu tutacak şekilde) düz ve boştur.
    Oraya atılacak tohum da sübhanallahi, velhamdülillahi ve la ilahe illallahu vallahu vallahü ekber cümlesidir. (Tirmizi: Daavat, 60)
  • Sunen-i Tirmizi

  • «Allâh’ım! Ümmet-i Muhammed’e umûmî bir rahmet ile merhamet eyle!»” (Ali el-Müttakî, no: 3212, 3702)


    Rasûlullah ( s.a.v) şöyle buyurdu: “Ey kitab’ı (Kur’an’ı) indiren, bulutları gökyüzünde gezdiren ve düşman saflarını darmadağın eden Allahım, şu düşmanı perişan et ve bizi onlara karşı muzaffer kıl!” (Buhârî, Cihâd ,112)
    “Başına bir musibet geldi diye hiç biriniz ölümü temenni etmesin. Mutlaka böyle bir şey temenni etmek zorunda kalırsa: ‘Allahım, benim için yaşamak hayırlı olduğu sürece beni yaşat, hakkımda ölüm hayırlı olduğu zaman da beni öldür’ desin.” (Buhârî, Merdâ 19)
  • 212- Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ezan ile kamet arasında yapılan dua geri çevrilmez.” Tirmizi Sunen-i Tercüme Abdullah Parlıyan Namaz Bölüm / 158

  • Hadis'ten öğütler : İyâz İbni Himâr (r.a) Resûlullah (a.s) şöyle buyururken dinledim, dedi: "Cennetlikler üç gruptur. Bunlar: Âdil ve başarılı devlet başkanı, Yakınlarına ve müslümanlara karşı merhametli ve yufka yürekli olan kişi, Ailesi kalabalık olduğu halde haram kazançtan sakınıp kimseden bir şey istemeyen adamdır. " (Müslim, Cennet 63)

  • Peygamber Efendimiz kendisine biat etmek üzere Tâif'ten Medine'ye gelmekte olan bir adamda salgın hastalık olduğunu öğrenince, adamın biatını kabul ettiğini belirterek Medine'ye girmesine izin vermemiştir. (Müslim, Selâm 126; İbn Mâce, Tıb 44)

  • Rasûlullah ﷺ şöyle dua ederdi: ''Allah'ım nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden, onun sana şirk koşmaya davet etmesinden sana sığınırım.'' (Tirmizi, Da'avat, 14)

  • 🌹 Rasûlullah Efendimiz (asm.), ölüm döşeğinde olan bir gencin yanına girdi ve ona, "Sen kendini nasıl buluyorsun?" diye sordu.
    Genç, "Ben Allah' (ın affın)ı umarım Yâ Resûlâllah! ve günahlarımdan da korkarım." dedi. Bunun üzerine Resûlâllah (asm.) buyurdu ki,
    "Bu vakitte herhangi bir kulun kalbinde bağışlanma umudu ve günah korkusu birleşince, mutlaka Allah o kuluna dilediğini verir ve onu korktuğu azabından emin kılar." (Neseî, Zühd: 31)

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Dinini ve ahlâkını beğendiğiniz biri evlenmek için (kızınıza talip olarak) size müracaat ederse onu evlendirin. Aksi takdirde yeryüzünde büyük bir fitne ve karışıklık olur.” (Tirmizî, Nikâh 3)

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Namaza kalktığında, dünyaya vedâ eden bir kimse gibi namaz kıl!” (İbn-i Mâce, Zühd, 15; Ahmed, V, 412)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Başına bir felâket geleni tâziye/tesellî eden kimse, o sıkıntıya sabreden kadar sevap kazanır.” (Tirmizi, Cenâiz 71)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle duâ ederdi: “Allahım! Senden faydalı ilim, helâl rızık ve kabul edilen amel isterim.” (İbni Mâce, İkâme 32)
    Şerid İbnu Süveyd (r.a) dan rivayetle 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Kim bir kuşu boş yere sırf eğlence olsun diye öldürürse kıyamet günü, o kuş, sesini yükselterek Allah'a şöyle seslenir: “Ey Rabbim!Falan beni boş yere öldürdü, bir menfaat için öldürmedi.” Nesâî, Dahaya 42
    🌹 Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: ”Satışta, alışta ve borcunu istemekte kolaylık gösteren kimseye Allah rahmet etsin.” (Buhârî, Büyû‘ 16)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle duâ ederdi: “Allahım! Ciddî ve şaka yollu yaptıklarımı, yanlışlıkla ve bilerek işlediğim günahlarımı affeyle!“ (Buhari, Daavât 60)
    🌹 Rasulullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kıyâmette insana sorulacak ilk dört sualden biri şudur: «Vücudunu nerede yıprattın?»” (Tirmizî, Kıyâmet, 1)
    🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Kardeşinin uğradığı felâketi sevinçle karşılama! Allah onu rahmetiyle o felâketten kurtarır da seni derde uğratır.” Tirmizî, Kıyâmet 54
  • "Kendisinden başka ilâh bulunmayan Allah'ın adıyla. Rahman ve Rahîm ancak O'dur. Benden kederi, tasayı ve hüznü gider ey Rabbim!" (Buharî, Deavat, 35, 40) derlerdi.

  • "Farz namazı kıldığınız zaman, her bir farz namazdan sonra on defa: "Lâ ilâhe illellâhu vahdehû lâ şerîke lehü lehül mülkü ve lehül hamdü ve huve alâ kulli şeyin kadîrun." deyiniz. Böyle diyene bir köle azâd etmiş gibi ecir yazılır." buyururlardı. (Buhârî, Ezan, 155)

  • Said İbnu'l-Müseyyeb rahimehullah anlatıyor:
    "Ben, İbnu Ömer Radıyallahu Anhümâ ile birlikte bir cenazede beraber bulundum. Cenazeyi lahde koyunca: Rasûlullah
    "Bismillahi ve fî sebîlillahi, ve ala Milleti Resûlillahi" dedi. Rasûlullah Sonra lahidin önüne kerpiç dizilmeye başlanınca:Rasûlullah
    "Allahümme ecirhâ mineş şeytâni ve min azabi'l-kabri, Allahümme câfi'l-arda an cenbeyha ve sa'id ruhaha ve lakkıhâ minke rıdvânen, Ey Allahım bu cenazeyi şeytanın şerrinden ve kabir azabından koru. Ey Allahım! Yeri onun yanlarından uzak tut!
    Ruhunu yükselt, onu katından rızaya erdir!" dedi.
    Ben: "Ey İbnu Ömer! Bu duayı Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan mı işittin, kendi fikrinle mi söylüyorsun?" dedim.
    "Bunu ben kendimden söylesem, ben söz söylemeye muktedirim demektir. Hayır! Ben onu Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan işittim" cevabını verdi." İbnu Mace Sünen (1553) - Hds :(6464)

  • Yine Abdullah İbni Abbas radıyalluha anhümâ’dan rivayet edildiğine göre
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle söylemeyi itiyat edinmişti: “Allah’ım! Sana teslim oldum, ben sana inandım, sana dayandım.
    Yüzümü gönlümü sana çevirdim, Senin yardımınla düşmanlara karşı mücâdele ettim. Allah’ım! Beni saptırmandan yine Sana, Senin büyüklüğüne sığınırım, -ki senden başka ilah yoktur-.
    Ölmeyecek diri yalnız sensin. Cinler ve insanlar ise, hep ölümlüdürler!” Müslim, Zikir 67.

  • 🌹 Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: "Dua, ibadettir", sonra şu ayeti okudu: "Rabbiniz: Bana dua edin ki size icabet edeyim. Bana ibadet etmeyi büyüklüklerine yediremeyenler var ya, alçalmış ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir" buyurmuşlardır" (Mü'min, 60) Ebu Davud, Salat 358, (1479), Tirmizi, Tefsir 2, (2973, 3244), Daavat 2, (3369), İbnu Mace, Dua 1, (3828)

  • 🌹 Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Birlikte oturduğunuz dostlarınızın en hayırlısı, görünüşüyle size Allah’ı hatırlatan, sohbetiyle sizin güzel amellerinizi arttıran, salih ameliyle/güzel fiil ve davranışlarıyla size ahireti hatırlatan kimsedir.” (Suyutî, Camiu’s-Sağir, II/14)

  • 🌹 İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor:
    "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (Hz. İbrahim'in duası olan):
    "Ey Rabbim şüphesiz ki o putlar insanlardan pek çoğunu saptırmıştır. Kim bana uyarsa muhakkak ki o bendendir. Kim de emirlerime karşı gelirse, şüphesiz ki sen çok bağışlayıcı, çok merhamet edicisin" (İbrahim 36)
    mealindeki ayeti ile,
    İsa'nın duası olan:
    "Eğer onlara azab edersen onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, elbette sen dilediğini yapmaya kadirsin ve sen herşeyi hikmetle yaparsın" (Maide 113) mealindeki ayeti tilavet buyurdu ve ellerini kaldırdı, şöyle yalvardı:
    "Allahım! Ümmetimi (mağfiret et), ümmetimi (mağfiret et!)" ve ağladı.
    Allah Teâla :
    "Ey Cibril, Muhammed'e git! dedi.
    Rabbin bildiği halde niye ağladığını sor!" diye emretti.
    Cebrail aleyhisselam, O'na gelip niye ağladığını sordu.
    (Rabb Teâla'ya dönüp Muhammed'in) ne söylediğini O çok iyi bildiği halde haber verdi.
    Bunun üzerine Allah Teâla:
    "Ey Cebrail! Muhammed'e git ve ona söyle ki:
    "Biz seni ümmetin hususunda razı edeceğiz, asla kederlendirmeyeceğiz." Müslim, İman 346, [3] (202).

  • "Ölüm dışında hiçbir hastalık yoktur ki, çörek otunda onun için bir deva bulunmasın." [Buhârî, Tıbb 7; Müslim, Selam 89, (2215); Tirmizî, Tıbb 5, (2042), 22,
  • 🌹 Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cuma günü minberine yaklaştığı vakit onun yanındaki kimselere selam verir sonra minberin üzerine çıkardı. İnsanlara yüzünü döndüğü vakit onlara selam verir ve otururdu. İbnu’l-Münzir el-Evsad 1799, Beyhaki 3/205

  • 🌹 Cuma Günü Duaların Kabul Olduğu An Ebû Bürde İbni Ebû Mûsâ el-Eş`arî (ra) şöyle dedi: Bir gün Abdullah İbni Ömer (rhüma) bana: “Cuma günü duaların kabul edildiği zaman hakkında babanın Resûlullah (sas)’dan bir hadis rivayet ettiğini duydun mu?” diye sordu. Ben de: “Evet, duydum. Babam, Resûlullah (sas)’ı şöyle buyururken işittiğini söyledi: “O vakit, imamın minbere oturduğu andan namazın kılındığı zamana kadar olan süre içindedir.” (Müslim, Cum`a 16. Ebû Dâvûd, Salât 202; Nesâî, Cum`a 45)

  • 🌹 Hasan b. Ali (r. anhuma) şöyle demiştir: "Allah Rasûlü (sas) vitirde okumam için bana şu duayı öğretti: 'Allah'ım, hidayete erdirdiklerinle beraber beni de hidayete erdir. Sıhhat ve afiyet verdiklerinle beraber bana da afiyet ver. Himaye ettiğin kimseler gibi beni de himaye et. Bana verdiğin nimetleri bereketlendir. Verdiğin hükmün şerrinden beni koru. Hükmü sen verirsin, senin üstüne hüküm verecek kimse yoktur. Senin dost olduğun kimse asla zelil olmaz. Eksiklikler sana yakışmaz. Ey Rabbimiz! Yücesin ve kutlusun.'" (Tirmizî, Vitr, 10)

  • 🌹 Tüm Felaketlerden Sana Sığınırım "Allah'ım! Yıkıntı altında kalmaktan Sana sığınırım, yüksek yerden düşmekten Sana sığınırım. Suda boğulmaktan ve yangından Sana sığınırım, ölüm anında şeytanın gelip beni aldatmasından, Senin yolunda savaş esnasında düşmandan kaçarken ölmekten ve zehirli hayvanların sokmasıyla ölmekten Sana sığınırım." (Nesâî, İstiâze 61.)

  • 🌹 Allah'ın Tam Kelimelerine Sığınırım "Allah'ın gazabından, kullarının şerrinden, şeytanların vesveselerinden ve (onların) bana uğramalarından, Allah'ın tam kelimelerine sığınırım." İbadete düşkün bilge sahâbî Abdullah b. Amr, Peygamber Efendimizden (sav) naklettiği bu duayı yetişkin evlâtlarına öğretir, henüz aklı ermeyen küçükler için de yazıp boyunlarına asarmış.' (Ebû Dâvûd Tıb 19.)

  • 🌹 Sana Bir Söz Öğreteyim Kederlerin Gitsin Borçların Bitsin Efendimiz aleyhisselâm ensardan Ebû Ümâme’ye, “Sana bir söz öğreteyim mi? Onu söylediğin zaman Allah kederlerini giderir ve borcunu ödeme imkanı sağlar.” buyurmuş, sabah akşam şu cümlelerle Allaha sığınmasını tavsiye etmişti: “Allah’ım! Gam ve kederden sana sığınırım, çaresizlik ve tembellikten Sana sığınırım, korkaklık ve cimrilikten Sana sığınırım, ağır borç altında kalmaktan ve güç sahibi olan kişilerin zulmüne uğramaktan Sana sığınırım.” (Ebû Dâvûd, Vitr 32.)

  • 🌹 Efendimiz'in Halid b. Velid'e Öğrettiği Dua "Allah'ın Kılıcı" lakaplı kahraman sahâbi Hâlid b. Velîd, bir ara uykularını kaçıran korkulu rüyalar görmeye başlamıştı. Rasûl-i Ekrem (sas), gördüğü kâbuslardan kurtulması için Hâlid'e şu duayı okumasını tavsiye etti: "Yatağına girdiğin zaman şöyle dua et: Allah'ın gazabından, azabından, kullarının kötülüklerinden, şeytanların ayartmalarından ve yanıma yaklaşmalarından Allah'ın tam kelimelerine (hükmüne ve iradesine) sığınırım."
    Hâlid b. Velîd bu duayı okumaya başladıktan sonra endişelerinden kurtulmuş ve Rasûlullah'ın (sas) yanına gelerek şöyle demişti: "Anam babam sana feda olsun Ey Allah'ın Elçisi! Öğrettiğin duayı hiç aksatmadan okudum ve hiçbir şeyim kalmadı. Hatta şu an gece vakti kafesindeki bir aslanın yanına girsem, yine de korkmam." (Muvatta, Şa’r 4; Nesâ, Sünenü’l-Kübrâ, VI, 91; Taberânî, M. Evsat,I, 285.)

  • 🌹 Ebû Hüreyre'den: Peygamber Sallalla­hu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "İki söz vardır ki onlar dile hafiftir­ler, terazide ağırdırlar; Rahman olan Allah'a sevimlidirler, bunlar: Sübhânellâhi ve bihamidihî, Sübhânellâhil'azîmi. ("Allah'a hamd ederek O'nu noksanlıklardan tenzih ederim, Yüce Al­lah'ı tenzih ederim"). (Buhari, Kitâbu'd-Daavât, 65)

  • 🌹 Ebü Zer'den (Radıyallahu Anh) bize rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana şöyle buyurdu: "Allah katında en sevimli olan sözü sana bildireyim mi? Allah'a en sevimli olan söz: "Sübhânellâhi ve bihamdihî"dir." Ve bir rivayette de: Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e soruldu, hangi söz daha faziletli­dir? Peygamber buyurdu: "Allah Tealâ'nın melekleri için yahud kulları için seçtiği şu sözdür: Sübhânellâhi ve bihamdihî" (Allah'a hamd ederek onu noksanlıklardan tenzih ederim). (Müslim, Mesacid, 17)

  • 🌹 Cabir'den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kim Sübhânellâhi ve bihamdihî (Allah'a hamd eder olduğum halde O'nıı noksanlıklardan tenzih ede­rim) derse; onun için Cennette bir hurma ağacı dikilir.’’ (Sünen-i Tirmizî, Kitabu'd-Daavat, 60)

  • 🌹 Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Kim, Allah’ı hamdiyle tesbih ederim” derse denizin köpükleri kadar bile günahı olsa bağışlanır." (Buhârî, Deavat: 27; Müslim, Zikr: 17)

  • 🌹 Ebû Hüreyre'den: Peygamber Sallalla­hu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "İki söz vardır ki onlar dile hafiftir­ler, terazide ağırdırlar; Rahman olan Allah'a sevimlidirler, bunlar: Sübhânellâhi ve bihamidihî, Sübhânellâhil'azîmi. ("Allah'a hamd ederek O'nu noksanlıklardan tenzih ederim, Yüce Al­lah'ı tenzih ederim"). (Buhari, Kitâbu'd-Daavât, 65)

  • 🌹 Ebü Zer'den (Radıyallahu Anh) bize rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana şöyle buyurdu: "Allah katında en sevimli olan sözü sana bildireyim mi? Allah'a en sevimli olan söz: "Sübhânellâhi ve bihamdihî"dir." Ve bir rivayette de: Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e soruldu, hangi söz daha faziletli­dir? Peygamber buyurdu: "Allah Tealâ'nın melekleri için yahud kulları için seçtiği şu sözdür: Sübhânellâhi ve bihamdihî" (Allah'a hamd ederek onu noksanlıklardan tenzih ederim). (Müslim, Mesacid, 17)

  • Cabir'den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kim Sübhânellâhi ve bihamdihî (Allah'a hamd eder olduğum halde O'nıı noksanlıklardan tenzih ede­rim) derse; onun için Cennette bir hurma ağacı dikilir.’’ (Sünen-i Tirmizî, Kitabu'd-Daavat, 60)

  • Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Kim, Allah’ı hamdiyle tesbih ederim” derse denizin köpükleri kadar bile günahı olsa bağışlanır." (Buhârî, Deavat: 27; Müslim, Zikr: 17)

  • Semûre bin Cündeb'den (r.a.) rivayetle:
    Allah'ın en çok sevdiği sözler şu dört cümledir: "Sübhanallah [Allah'ı bütün noksan sıfatlardan tenzih ederiz,]"
    "Elhamdülillah [Ezel­den ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet Allah'a mahsus­tur,]"
    "Lâ ilahe illallah [Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur,]
    "Allahü ekber [Allah en büyüktür]."

    Bunlardan hangisini önce söylenirse fark etmez. Allah'ın en çok sevdiği sözler şu dört cümledir
    Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
    "Rahmana sevimli olan iki kelime vardır ki, dile hafif ama mizanda ağırdırlar:
    Subhanallahi ve bihamdihi, Subhanallahilazim." Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki:
    "Rahmana sevimli olan iki kelime vardır ki, dile hafif ama mizanda ağırdırlar: Subhanallahi ve bihamdihi, Subhanallahilazim"[1]

    Habibetan[2]: Habibe kelimesinin tesniyesidir. Sevilen şey anlamındadır.
    Kastedilen; bunları söyleyeni Allah'ın sevmesidir. Allah'ın güzel isimlerinden Rahman ismi,
    Allah Teala'nın kullarına rahmetinin genişliğine tenbih içindir. Zira O, az amele karşılık olarak bol sevap vermektedir.
    Bu kelimelerde tenzih, tahmid ve ta'zim vardır. "Dilde hafif, mizanda ağır " ifadesi: Hafiflik ve ağırlık ile vasfedilmesinin sebebi, az amel karşılığında çok sevap kazandırmasıdır.
    "Hafifetan" kelimesi; söylenmesinin ve harflerinin telaffuzunun kolaylığına işarettir. Dilde kolayca akması, yük taşıyan ama yükü kendisini yormayan kimseye benzetilmiştir
    Yine burada diğer mükellefiyetlerde zorluk bulunup bunda kolaylık olmasına rağmen, meşakkatli ameller gibi mizanda ağır olduğuna işaret edilmiştir. Nitekim Selef'ten birine iyiliklerin ağır, kötülüklerin hafif olmasının sebebi sorulunca şöyle demiştir:
    "Muhakkak ki iyiliklerin acısı gelip tadı gidince ağırlaşır. Onun ağırlığı seni, onu terk etmeye götürmesin. Kötülük ise tadı gelip acılığı gidince hafifler.
    Hafifliği seni onu işlemeye taşımasın."Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki:
    "Kim günde yüz defa "Subhanallahi ve bihamdihi" derse günahları denizköpüğü kadar olsa bile ondan dökülür."[3]
    "Subhanallahi ve bihamdihi" sözünün anlamı; Allah'ı kendisine layık olmayan her türlü noksandan tenzih etmek ve şirk, eş, çocuk ve bütün düşüklükleri nefyetmektir.
    Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Sana Allah'ın en sevdiği sözleri öğreteyim mi?"
    "Ey Allah'ın rasulü! Bana Allah'ın en sevdiği sözleri haber ver" dedim. Buyurdu ki:
    "Şüphesiz Allah'ın en sevdiği söz: "Subhanallahi ve bihamdihi" demektir."[4]
    Nevevî der ki: "Bu âdemoğlunun en faziletlisi olan Kur'an dışındaki sözlerine hamledilir. Yine Kuran okumak mutlak olarak tesbih ve tehlilden faziletlidir. Belli bir vakte veya duruma mahsus okunması rivayette gelenler ise; bunlarla meşgul olmak daha faziletlidir En iyi bilen Allah'tır.

    İbn Battal der ki: "Bu faziletler zikrin fazileti hakkında varid olmuştur.
    Bu ancak haramlar ile büyük günahlardan temizlik gibi dinde şeref ve kemal ehli içindir.
    Zikre devam eden ve şehvetinin istediklerine uymada ısrar ederek, Allah'ın dininin hürmet perdesini yırtan kimse temizler
    ve mukaddesler arasına katıldığını veya beraberinde takva ve Salih amel olmadan dilinden bu kelimelerin dökülmesiyle onların makamına ulaşacağını zannetmesin!" [1] Buhari; Kitabu’t-Tevhid.
    [2] İbn Hacer; Fethu’l-Bari (11/206-208 13/540-41) Nevevi Sahihu Müslim Şerhi (17/49)
    [3] Buhari; Kitabu’d-Daavat
    [4] Müslim; Kitabu’z-Zikr

  • 🌹 Seyyidül İstiğfar Duası Okunuşu:
    “Allahümme ente Rabbî lâ ilahe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve vâ’dike mes’tetâtü eûzü bike min şerri mâ sanâtü ebû’ü leke bi-nîmetike aleyye ve ebû’ü bizenbî fağfirlî feinnehû lâ yağfıruz-zünûbe illâ ente”
    Seyyidül İstiğfar Duası Anlamı:“Ey Allahım! Benim Rabbim sensin. Senden başka hiçbir ilah yoktur. Beni sen yarattın. Ben senin kulunum. Ben gücümün yettiği kadar senin ahdin ve va’din (sözün ve müjden) üzere sabitim. Ben, senin ihsan ettiğin nimetlerini itiraf ediyor, günahlarımı da kabul ediyorum. öyleyse beni mağfiret eyle! Şu muhakkak ki, günahları senden başkası bağışlayamaz. Ben yaptığım şeylerin şerrinden sana sığınıyorum.”

    İnsan akşama girerken bu duayı okuduğu zaman, o gece ölürse cennet ehlinden olur. Bu duayı sabaha girerken okuduğu zaman da o günde ölürse, o da cennet ehlindendir.” (Buhari, Deavat: 15, 7/150; Ebu Davud No: 5070; İbni Mace No: 3872)

  • 🌹 Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz sözlerine devamla şöyle buyurur:
    “Her kim, bu Seyyidü’l-İstiğfârı sevâbına ve fazîletine bütün kalbiyle inanarak gündüz okur da o gün akşam olmadan ölürse cennetlik olur. Yine her kim, sevâbına ve fazîletine gönülden inanarak gece okur da sabah olmadan ölürse cennetlik olur.” (Buhârî, Deavât, 2, 16; Ebû Dâvûd, Edeb, 100-101)

  • Bu duânın hulâsa-i meali:
    Ya Rabb, ben cürm ü kusurlarımı i’tirâf eylerim, tevbe ve istiğfar ederim, ni’metlerinin şükründen âcizim, beni afv ü mağfiret eyle” demektir. Seyyidül İstiğfar duası konusunda şöyle bir hadis nakledilir.
    Resulullah (s.a) buyurdu ki; “Istiğfar dualarının en değerli ve en üstünü şöyle demendir:

    “Allâhümme ente Rabbî, Lâ Ilâhe Illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va`dike me`steta`tü, eûzü bike min şerri mâ sana`tü, ebûü leke bi ni`metike aleyye ve ebûü bi zenbî fe`gfirlî fe innehû lâ yeğfiru`z-l; zünûbe illâ ente”

    Anlamı:“Allah`ım! Sen benim Rabbımsın! Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Beni sen yarattın. Ben senin kulunum; gücüm yettiği kadarıyla senin akdin ve va`din üzere bulunuyorum. Yaptığım fenalıkların şerrinden sana sığınırım. Üzerimde olan nimetlerini itiraf ederim, günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü senden başka hiçbir kimse günahları mağfiret edemez.” Muhammed Peygamberimiz (s.a.s) daha sonra şunları ekledi: “Kim bunları inanarak sabahleyin söyler de akşam olmadan ölürse, o kişi Cennet ehlindendir.

    Yine kim bunları inanarak geceleyin söyler de sabaha ulaşamadan vefat ederse Cennet ehlindendir” (Buhârî, Deavât, 2)

  • 🌹 Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği küçük görme.” (Müslim, Birr, 144)

  • سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ
  • Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Sıkıntılı ve kederli zamanlarda yaptığı duâları Allah Teâlâ’nın kabul etmesini isteyen kimse, sıkıntısız günlerde çok duâ etsin.” (Tirmizî, Duâ 9)

  • Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Akrabasıyla ilgisini kesen kimse cennete giremez.” Buhârî, Edeb 11; Müslim, Birr 18, 19.

  • Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse komşusunu rahatsız etmesin’’ Buhârî, Nikâh 80, Edeb 31, 85, Rikak 23; Müslim, Îmân 74, 75.

  • Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: Allah'ım! Bedenime sağlık ver, gözüme sağlık ver, sağlığı benim varisim kıl (son nefesime kadar beni sağlıklı eyle.)' (Tirmizi, Deavat, 66)

  • Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Hiçbir kimse, asla kendi kazancından daha hayırlı bir rızık yememiştir.” (Buhârî, Büyû’ 15)

  • Rasûlullah ﷺ şöyle duâ ederdi: Rabbim! Beni sana çok şükreden, Seni çok zikreden, Senden çok korkan, Sana itaat eden, Sana saygı gösteren, Sana yönelen ve Tövbe eden bir kimse eyle (Tirmizi, Deavat, 114)

  • Müjdeleyin, nefret ettirmeyin; kolaylaştırın, zorlaştırmayın. * (Müslim, Cihâd / 1732 no'lu Hadis)

  • Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Faiz yoluyla mal çoğaltan hiç kimse yoktur ki, sonunda durumu (malında) azalmaya dönüşmesin.” (İbn Mâce, Ticâret, 58)

  • Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: 'Mazlumun bedduasından da sakın. Çünkü Allah ile mazlumun duası arasında bir engel yoktur.' (Müslim, İman, 29)

  • Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Sadaka vermekle mal eksilmez.” (Müslim, Birr 69)

  • Önceki Sayfa
    Fihrist
    Sonraki Sayfa

    سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ




        Gündelik Hayatımıza Yön Verecek En Önemli Hadis-i Şerif'ler En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir