ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
Konularına Göre Dua Meali veya Dua Fihristi
Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir. (Mü'min Suresi - 60)
  • İstihare Namazı ve Duası
  • Allah-u Teâlâ’ya istihâre ile danışan, müminlerle de istişâre eden ve işini araştıran kimse pişman olmaz.m Nitekim Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
    وَشَاوِرْهُمْ فِي الأَمْرِ فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلِينَ

  • “İş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman, artık Allah’a tevekkül et. Şüphesiz ki Allah, tevekkül edenleri sever.” (Âli İmran Suresi - 159)


  • اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ، وَ أَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ، وَ أَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ الْعَظِيمِ، فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَ لاَ أَقْدِرُ، وَ تَعْلَمُ وَ لاَ أَعْلَمُ، وَ أَنْتَ عَلاَّمُ الْغُيُوبِ، اَللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأَمْرَ خَيْرٌ ليِ فيِ دِينِي وَ مَعَاشِي وَ عَاقِبَةِ أَمْرِي فَاقْدُرْهُ ليِ وَ يَسِّرْهُ ليِ ثُمَّ بَارِكْ ليِ فِيهِ، وَ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأمْرَ شَرٌّ ليِ فيِ دِينيِ وَ مَعَاشِي وَ عَاقِبَةِ أَمْرِي فَاصْرِفْهُ عَنيِّ وَ اصْرِفْنيِ عَنْهُ وَ اقْدُرْ لِيَ الْخَيْرَ حَيْثُ كَانَ ثُمَّ أَرْضِنيِ بِهِ

  • Sonra dilediği ihtiyacını söyler.
    Duanın Manası:
    “Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki ben ilminle Senden hayırlısını istiyorum. ve Senin kudretinle beni kudretlendirmeni diliyorum. ve Senin büyük fadlından istiyorum. Kuşkusuz ki Sen takdir edersin, ben ise takdir edemem. Sen her şeyi bilirsin, ben ise bilmem. Sen bütün gaybleri en iyi bilensin! Ey Allah’ım! Şu azmettiğim işin benim dinim, yaşayışım ve işimin sonu hakkında hayırlı olduğunu bilmekteysen onu bana takdir et, kolaylaştır, sonra da o işi benim için bereketli yap! Eğer bu işin benim dinim, yaşayışım ve işimin akıbeti hakkında şerli olduğunu bilmekteysen bu işi benden uzaklaştır, beni de bu işten uzaklaştır. ve hayır nerede ise onu bana takdir et. Sonra beni bu (takdir edilen) işe razı kıl!



    Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize, Kur’an’dan bir sure öğretir gibi tüm işlerde istihâre etmeyi öğretir ve:
    ‘Sizden biriniz bir işi yapmayı içinden geçirirse, farz namazın dışında iki rekât namaz kılsın. (İkinci rekâtın secdesinde iken) şöyle dua etsin:

    Allah’ım! İlmine başvurarak senden iyilik isterim.
    Kudretine dayanarak senden güç isterim.
    Senden, yüce ihsanını isterim.
    Sen güç yetirirsin, ben güç yetiremem.
    Sen bilirsin, ben bilemem.
    Sen bilinmeyenleri en iyi bilensin.
    Allah’ım! Bu işi benim için dinimde, yaşantımda ve işimin sonunda iyi biliyorsan, onu bana takdir et, kolaylaştır ve sonra bereketli kıl.
    Bu işin benim için dinimde, yaşantımda ve işimin sonunda şerli olarak biliyorsan onu benden, beni de ondan uzaklaştır.
    ve benim için nerede olursa hayrı takdir et. Sonra, beni ondan razı kıl’ buyurdu.” [1]


    480- Câbir b. Abdillah (r.a.)’den rivâyete göre:
    Rasûlullah (s.a.v.) her işimizde bize Kur’ân’dan sûre öğretir gibi istihareyi öğretirdi ve şöyle derdi;
    “Sizden biriniz bir işi yapmak istediğinde farz namazdan başka iki rek’at namaz kılsın ve şöyle desin “Ey Allah’ım hakkımda hayırlısını bildiğin için ben de senden hakkımda hayırlısı ne ise onu bildirmeni isterim.
    Senin güç ve kuvvetinle beni güçlendirmeni isterim ve her şeyi senin büyük lûtfundan isterim.
    Çünkü senin her şeye gücün yeter benim ise hiçbir şeye gücüm yetmez, sen her şeyi bilirsin ben ise bilemem akıl ve düşünmeyle bilinmeyecek her şeyi bilen sadece sensin.
    Ey Allah’ım şu yapacağım işin benim için dinim, yaşayışım ve işimin sonu hakkında hayırlı olduğunu biliyorsan -ki mutlaka bilmektesin- onu yapmayı bana kolay getir.
    Eğer bu iş benim için dinim, yaşantım ve işimin sonucu hakkında kötü olduğunu biliyorsan -ki mutlaka bilmektesin- onu benden uzaklaştır (veya bu günüm ve geleceğim şeklinde dedi) beni de ondan uzak eyle hayır nerede ise onu benim için takdir et ve ona razı et, beni diyerek, işi ne ise onu söyler.”
    (Nesâî, Nikah: 27; Ebû Dâvûd, Vitr: 31) [2]



    Not: Bazı zamanlar insan, dünya işlerinden herhangi bir işte mütereddit olmaktan hali olmaz. Bu durum insan için adeta kaçınılmaz bir haldir. Cahili adetlerde insanlar böyle durumlarda fal baktırma, talih oyunları gibi batıl şeylerle çözüm arıyorlardı! İslam, müntesiplerine tereddüt ettikleri iki şeyden hangisinin kendi lehine olduğunu anlaması ve seçmesi için İstihare namazını önermiş ve falcılık gibi batıl şeyleri de yasaklamıştır!

    İstihare namazı, tereddüt edilen işten hangisi daha hayırlı ve kişinin lehine ise onu Allah’tan talep etmek demektir.
    Bir işte tereddüt eden kimse,
    Hadiste geldiği gibi iki rekat namaz kılar. Namazların ilk rekatında Kafirun Suresi, ikinci rekatında ise İhlas Suresini okur. İkinci rekatın ikinci secdesinde istihare duasını secde halinde iken yapar. Sonra doğrulur, tahiyyatı okur ve namazından selam vererek çıkar.
    Bundan sonra kişi tereddüt ettiği işten hangisine gönlü meylediyorsa onu yerine getirir. Halk arasında istihare için uykuya yatmak gibi yanlış bir anlayış bulunmaktadır, bu uygulamanın sünnetle hiçbir alakası yoktur! Sünnette gelen, iki rekat namazı kılıp dua ettikten sonra tereddüt edilen şeyden kalbin meylettiği cihetin yerine getirmesidir.

    Kaynak:
    [1]: Buhari 7/162 Buhari 3/1109, Nesei 3253, Ebu Davud 1538, Tirmizi 480, İbni Mace 1383, İbni Hibban 887, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/344
    [2]: Sunen-i Tirmizi Tercume Abdullah Parlıyan: Vıtr Bölümü..: Bölüm: 349 istihare namazı ve duası

  • Önceki Sayfa
    Fihrist
    Sonraki Sayfa
  • Kullarım sana, Beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar (Bakara Suresi - 186)