ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
Konularına Göre Dua Meali veya Dua Fihristi
Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir. (Mü'min Suresi - 60)
Peygamberlerin Rasuller Nebiler ve Müminlerin Dualar

وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ وَلاَ تَكُن مِّنَ الْغَافِلِينَ إِنَّ الَّذِينَ عِندَ رَبِّكَ لاَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِ وَيُسَبِّحُونَهُ وَلَهُ يَسْجُدُونَ*
Vezkur rabbeke fî nefsike tedarruan ve hîfeten ve dûnel cehri minel kavli bil guduvvi vel âsâli ve lâ tekun minel gâfilîn(gâfilîne İnnellezîne inde rabbike lâ yestekbirûne an ibadetihî ve yusebbihûnehu ve lehu yescudûn(yescudûne). Ve sabah ve akşam vakitlerinde Rabbini kendi kendine, korkarak ve yalvararak, sözün sesli olmayanı ile zikret. Ve gâfillerden olma. Muhakkak ki Allah’ın katında olanlar (huzur namazı kılanlar), O’na ibadet etmekten kibirlenmezler. Ve O’nu tesbih ederler. Ve O’na secde ederler. (Araf Suresi - 205)
قُلْ مَا يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّي لَوْلَا دُعَاؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًا
Kul mâ ya’beu bikum rabbî lev lâ duâukum, fe kad kezzebtum fe sevfe yekûnu lizâmâ(lizâmen (Onlara): “Rabbim, dualarınız olmasa size değer vermez. Oysa siz yalanlamıştınız. Fakat (azap) kaçınılmaz olacak.” de. (Furkan Suresi - 77)

Rasulullah Efendimiz Muhammed (a.s.)'mın Yaptığı ve Tafsiye Ettiği Kur'an-ı Kerim'de ve Hadiste ki Duaları Arapça ve Türkçe


★ ⇒   Peygamberimiz Muhammed (s.a.s.)’in Duaları
Miladî 571 yılında Mekke’de dünyaya gelen, 610 yılında peygamberlik ile görevlendirilen, 13 yılı Mekke’de 10 yılı Medine’de olmak üzere 23 yıl peygamberlik yapan Hz. Muhammed (s.a.s.), diğer peygamberlerden farklı olarak bir topluma değil bütün toplumlara, bütün insanlara ve cinlere peygamber olarak gönderilmiş, kendisi ile peygamberlik sona ermiştir. O, her konuda mü’minlere örnektir, âlemlere rahmettir. İlk muhatapları olan müşrik Mekke halkını İslâm’a davet etmiş, ancak dirençle karşılaşmış, insanların Müslüman olması için her türlü gayreti sarf etmiş, halkı Müslüman olmuyorlar diye çok üzülmüştür. (İsra Suresi - 6 (Şu’ara Suresi - 3) Yüce Allah, peygamberini teselli etmiş, görevinin sadece tebliğ etmek olduğunu müteaddit defalar kendisine bildirmiş, iman etmekten yüz çevirirlerse şöyle dua etmesini buyurmuştur:

حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ

1 - ) Okunuşu: “Hasbiyellâhü lâ ilâhe illâ hû. ‘Aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül-arşil’azîm.”
Anlamı: “Bana Allah yeter. O’ndan başka ilâh yoktur. Ben O’na güvendim ve O, büyük Arş’ın Rabbidir.” (Tevbe Suresi - 129)
رَبِّ احْكُمْ بِالْحَقِّ وَرَبُّنَا الرَّحْمٰنُ الْمُسْتَعَانُ عَلَى مَا تَصِفُونَ

2 - ) Okunuşu: Kâle rabbıhkum bil hakk(hakkı), ve rabbunâr rahmânul musteânu alâ mâ tasıfûn(tasıfûne).
Dedi ki: “Rabbim hak ile hüküm ver. Ve bizim Rabbimiz, sizin (yanlış) vasıflandırmalarınıza rağmen yardım istenilen Rahmân (Allah)’dır.” (Enbiya Suresi - 112)


رَبِّ إِمَّا تُرِيَنِّي مَا يُوعَدُونَ
رَبِّ فَلَا تَجْعَلْن۪ي فِي الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ

3 - ) Okunuşu: “Rabbi immâ türiyennî mâ yû’adûn. Rabbi felâ tec’alnî fil-kavmiz-zâlimîn.”

Anlamı: “Rabbim! Eğer onlara vaad edilen azabı bana mutlaka göstereceksen, Rabbim! Bu durumda beni, o zalimler topluluğunda bulundurma.” (Mü’minûn Suresi - 93–94)


رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَنْ يَحْضُرُونِ

4 - ) Okunuşu: “Rabbi e’ûzü bike min hemezâtiş-şeyâtîn. Ve e’ûzü bike rabbi eyyahdurûn.”

Anlamı: “Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım! Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.” (Mü’minûn Suresi - 97–98)


رَّبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ

5 - ) Okunuşu: “Rabbiğfir verham ve ente hayrürrâhımîn.”

Anlamı: “Rabbim! Bağışla, merhamet et, Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.” (Mü’minûn Suresi - 118)
Beş vakit namaz ve kendisine mahsus olan teheccüt namazı emrinin akabinde (İsra Suresi - 78–79) şöyle dua etmesini istemiştir.

رَبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ لِي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَانًا نَصِيرًا

6 - ) Okunuşu: “Rabbi edhılnî müdhale sıdkıvve ahricnî muhrace sıdkıvec’allî milledünke sültânen nasîra.”

Anlamı: “Rabbim! Gireceğim yere doğrulukla girmemi sağla, çıkacağım yerden de doğrulukla çıkmamı nasip et ve benim için kendi katından yardım edici bir kuvvet ver.” (İsrâ Suresi - 80)
Vahyedilen henüz tamamlanmadan Kur’ân’ı acele okumaması konusunda uyardıktan sonra yüce Allah, şöyle dua etmesini emretmiştir:

رَّبِّ زِدْنِي عِلْمًا
7 - ) Okunuşu “Rabbi zidni ilmen
“Rabbim, ilmimi artır!” (Tâ-hâ Suresi - 114)
Yüce Allah’ın peygamberimize emrettiği dualarda, dünyevî ve uhrevî isteklerini özellikle yardım ve ilim isteme, şeytan ve zalimlerden uzak kalma arzusunun öne çıktığını ve dualarda Allah’ın güzel isimleri ve nitelikleri ile övüldüğünü görmekteyiz. Peygamber duaları, Allah’tan ne isteyeceğimiz ve nasıl dua edeceğimiz konusunda bizim için birer örnektir. Peygamberlerin yaptığı duaların dışında Kur’ân’da Havârilerin, Ashab-ı A’râf ’ın, Hz. Musa’ya iman edenlerin, Ashab-ı Kehf ’in, Tâlut’un ve sâlih mü’minlerin yaptığı dua örnekleri de vardır.
قُلِ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاء وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاء وَتُعِزُّ مَن تَشَاء وَتُذِلُّ مَن تَشَاء بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
تُولِجُ اللَّيْلَ فِي الْنَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الَمَيَّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ
  • 7 - a - ) Kulillâhumme mâlikel mulki tû’til mulke men teşâu ve tenziul mulke mimmen teşâ’(teşâu), ve tuizzu men teşâu ve tuzillu men teşâ’(teşâu, bi yedikel hayr(hayru), inneke alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).
    De ki: "Mülkün mâliki olan Allah'ım. Mülkü dilediğine verirsin ve dilediğinden mülkü alırsın. Ve dilediğini azîz kılarsın ve dilediğini zelil edersin. “Hayır” senin elindedir. Muhakkak ki sen herşeye kaadirsin.
    Tûlicul leyle fîn nehâri ve tûlicun nehâra fîl leyl(leyli), ve tuhricul hayya minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy(hayyi), ve terzuku men teşâu bi gayri hısâb(hısâbın).
    Geceyi gündüzün içine sokarsın ve gündüzü gecenin içine sokarsın. Canlıyı ölüden çıkarırsın ve ölüyü canlıdan çıkarırsın. Ve dilediğin kimseyi hesapsız rızıklandırırsın.

  • ⇒ Ali İmran Suresi - 26-27

    قُلِ اللَّهُمَّ فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ أَنتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِي مَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ
  • 7 - b - ) Kulillâhumme fâtıras semâvâti vel ardı âlimel gaybi veş şehâdeti ente tahkumu beyne ıbâdike fî mâ kânû fîhi yahtelifûn(yahtelifûne De ki: "Allah’ım! Gökleri ve yeri yaratan, gaybı (görünmeyeni) ve görüneni bilen Sensin. Kullarının arasında, ihtilâf etmiş oldukları şeyler hakkında hüküm verecek olan Sensin."
    ⇒ Zumer Suresi - 46)

  • قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ﴿١﴾ مِن شَرِّ مَا خَلَقَ ﴿٢﴾ وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ ﴿٣﴾ وَمِن شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ﴿٤﴾ وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ ﴿٥﴾ ~ ا
  • 7 - c - ) Kul eûzu bi rabbil felak (felakı). Min şerri mâ khalak (khalaka). ve min şerri gâsikın izâ vekab (vekabe). ve min şerrin neffâsâti fîl ukadi. ve min şerri hâsidin izâ hased(hasede).
    Yarattıklarının şerrinden. Ve karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden. De ki: “Ben, Felâk’ın Rabbine sığınırım.” Ve düğümlere üfleyenlerin şerrinden. Ve haset ettiği zaman, haset edenin şerrinden.
    ⇒ Felak Suresi - 1/5

  • قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِ ﴿٢﴾ إِلَهِ النَّاسِ ﴿٣﴾ مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ ﴿٤﴾ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَ النَّاسِ ﴿٦﴾ ~ ا
  • 7 - d - ) Kul eûzu bi rabbin nâs (nâsi) Melikin nâs(nâsi) İlâhin nâs (nâsi) Min şerril vesvâsil khannâs (khannâsi) Ellezî yuvesvisu fî sudûrin nâs (nâsi) Minel cinneti ven nâs(nâsi). De ki: “Ben insanların Rabbine sığınırım.” İnsanların melikine (mâlikine). İnsanların İlâhı’na (sığınırım). Hannasın vesveselerinin şerrinden. Ki o (hannas), insanların göğüslerine vesvese verir. İnsanlardan ve cinlerden (insanların Rabbine, Meliki’ne ve İlâhı’na sığınırım).
    ⇒ Nas Suresi - 1/6





  • Rasulullah Efendimiz Muhammed (a.s.)'mın Yaptığı ve Tafsiye Ettiği Kur'an-ı Kerim'de ve Hadiste ki Duaları Arapça ve Türkçe Okunuş ve Anlamları Peygamberimiz (s.a.s.) en çok şöyle dua etmiştir:
    اَللَّهُمَّ رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
  • 8 - ) Okunuşu: “Allahumme Rabbena atina fid-dunya hasenetevve fil-ahırati haseneh. Ve kına azaben-nar.” Anlamı: “Ey Allah’ım! Ey Rabbimiz! Bize dünyada iyilik, güzellik ve nimet ver, ahirette de iyilik, güzellik ve nimet ver ve bizi ateş azabından koru.”
    ⇒ Buhari, De’avat, 55

  • اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالتُّقَى وَالْعَفَافَ وَالْغِنٰى
  • 9 - ) Okunuşu: “Allahumme inni es’elukel-huda vet-tuka vel-‘afafe vel-ğına.” Anlamı: “Allah’ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği istiyorum.”
    ⇒ Muslim, Dua, 72; İbn Hıbban, Ed’ıye, No: 900

  • اَللّٰهُمَّاغْفِرْلِي وَارْحَمْنِي وَاهْدِنِي وَعَافِنِي وَارْزُقْنِي
  • 10 - ) Okunuşu: “Allahummeğfirli verhamni vehdini ve ‘âfini verzukni.” Anlamı: “Allah’ım! Beni bağışla, bana hidayet nasip eyle, bana rızık ver, beni âfiyette daim eyle ve bana merhamet et.”
    ⇒ Muslim, Zikir ve Dua, 35

  • اَللّٰهُمَّجَنِّبْنِي مُنْكَرَاتِ الْاَخْلاَقِ وَالْاَهْوَاءِ وَالْاَسْوَاءِ وَالْاَدْوَاءِ
  • 11 - ) Okunuşu: “Allahumme cennibni munkeratil-ahlakı vel-ehvai vel-esvai vel-edvai.” Anlamı: “Allah’ım! Kötü ahlâktan, nefsânî arzulardan, kötü işlerden ve ayıp şeylerden beni uzaklaştır.”
    ⇒ İbn Hıbban, Ed’ıye, No: 960

  • اَللّٰهُمَّاكْفِنِي بِحَ لَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ
  • 12 - ) Okunuşu: “Allahummekfini bi-halalike ‘an haramike ve eğnini bi fadlike ‘ammen sivake.” Anlamı: “Allah’ım! Helâl olan nimetlerinle yetinmemi, haramlardan müstağni olmamı ihsan eyle, fazlı kereminle beni Senden başkasına muhtaç eyleme.”
    ⇒ Hakim, De’avat, No: 1973

  • اَللّٰهُمَّاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَظُلْمَناَ وَهَزْلَناَ وَجِدَّناَ وَعَمْدَنَا وَكُلُّ ذٰلِكَ عنِدْنَاَ
  • 13 - ) Okunuşu: “Allahummeğfir-lena zunubena ve zulmena ve hezlena ve ciddena ve ‘amdena ve kullu zalike ‘ındena.” Anlamı: “Allah’ım! Günahlarımızı, yaptığımız haksızlıkları, saçmalıklarımızı, bilerek ve ciddi olarak yaptıklarımızı bağışla, bunların hepsi bizde mevcuttur.”
    ⇒ Hakim, De’avat, No: 1916

  • اَللّٰهُمَّإِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي ظُلْمًا كَثِيرًا وَلاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ فَاغْفِرْ لِيمَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ وَارْحَمْنِي إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
  • 14 - ) Okunuşu: “Allâhümme innîzalemtünefsîzulmen kesîrâ. Ve lâyeğfiruz-zünûbe illâente feğfirlîmeğfiratemmin ‘ındike verhamnîinneke entel-ğafûrur-rahîm.” Anlamı: “Allah’ım! Ben gerçekten nefsime çok zulmettim, günahlarıancak Sen bağışlarsın, beni katından bir mağfiret ile bağışla, bana merhamet et, şüphesiz Sen çok bağışlayansın, çok merhametli olansın.”
    ⇒ Tirmizî, De’avât, 98; ⇒ İbn EbîŞeybe, Dua, 35, No: 29345)

  • اَللّٰهُمَّلاَاِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ سُبْحاَنَكَ وَ بِحَمْدِكَ عَمِلْتُ سُوءًا وَ ظَلَمْتُ نَفْسِي فَارْحَمْنِيوَ اَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ اَللّٰهُمَّ لاَاِلَهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحاَنَكَ وَ بِحَمْدِكَعَمِلْتُ سُوءًا وَ ظَلَمْتُ نَفْسِي فَتُبْ عَلَيَّ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ
  • 15 - ) Okunuşu: “Allahumme la ilahe illa ente subhaneke ve bi-hamdike, ‘amiltu suen ve zalemtu nefsi ferhamni ve ente hayru’r-rahımin. Allahumme la ilahe illa ente subhaneke ve bi-hamdike ‘amiltu suen ve zalemtu nefsi fe-tub ‘aleyye inneke entettevvabur-rahim.”
    Anlamı: “Allah’ım! Senden başka ilâh yoktur, Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, Sana hamd ederim, ben kötü bir fiil işledim ve nefsime zulmettim, bana merhamet et, Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın. Allah’ım! Senden başka ilâh yoktur, Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, Sana hamd ederim, ben kötü bir fiil işledim ve nefsime zulmettim, bana merhamet et ve tövbemi kabul et, şüphesiz Sen tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.”
    ⇒ İbn Ebi Şeybe, Dua, 19, No: 29242

  • يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ ثَبِّتْ قَلْبِى عَلَى دِينِكَ
  • 16 - ) Okunuşu: Ya muqallibel kulubi sebbit qalbi ala dinik. Anlamı: Ey kalpleri evirip çeviren Allahım! Kalbimi dinin üzere sabit kıl. Sabahleyin Uykudan Kalkınca Okunacak Dua

  • اَلحَمْدُ ِِِِلله الذِى اَحْيَانا بَعْدَ مَا امَاتنا وَ اِليْهِ النشُورُ
  • 17 - ) "Elhamdulillahillezi ehyana ba’de ma ematena ve ileyhi’n- nüşur.” “ Bizi öldürdükten sonra dirilten (uyuduktan sonra uyandıran) Allah(c.c.)’a hamdolsun.(kıyamette) O’nun huzurunda toplanılacaktır.”
    ⇒ Buhari: 11/96

  • اللهُمَََّ بِكَ اصْبَحْنَا وَ بِكَ امْسَيْنَا وَ بِكَ نَحْيَا وَ بِكَ نَمُوتُ وَ اِليْكَ النّشُورُ
  • 18 - ) Her Sabah Okunacak Dua “ Allah(c.c.)ümme bike asbahna ve bike emseyna ve bike nehya ve bike nemutu ve ileykennuşur.” “Allah(c.c.)ım! Senin yardımınla sabaha girdik, senin yardımınla akşama kavuştuk, senin yardımınla diriliyor ve senin kudretinle ölüyoruz ve (kıyamette) varış sanadır.”
    ⇒ Ebu Davud: 5067

  • الّلهمّ بِكَ اَمْسَيْنَا وَبِكَ اَصْبَحْنَا وَبِكَ نَحْيَا وَبِكَ نَمُوتُ وَاِليْكَ الْمَصِيرُ
  • 19 - ) Her Akşam Okunacak Dua “ Allahumme bike emseyna ve bike esbahna ve bike nahya ve bike nemutu ve ileykel masir”
    “Allah(c.c.)ım! Senin yardımınla akşama girdik, senin yardımınla sabaha kavuştuk, senin yardımınla diriliyor ve senin kudretinle ölüyoruz ve dönüş yalnız sanadır.”
    ⇒ İbn Mace, Dua: 14

  • اللهمّ اِنِّي اَعُوذ بِكَ مِنْ اَنْ اُشْركَ بِكَ شَيْئاً وَاَنَا اَعْلَمُ وَاَسْتَغْفِرُكَ لِمَا لاَ اَعْلَمُ اِنَّكَ اَنْتَ عَلاّمُ الْغُيُوبِ
  • 20 - ) Şirkten Korunmak İçin (Sabah-Akşam) Okunacak Dua “ Allahumme inni euzu bike min en uşrike bike şey’en ve ene a’lemu ve estağfiruke lima la a’lemu inneke ente allamulğuyubi “ Allah(c.c.)ım! Şüphesiz ben bilerek herhangi bir şeyi şirk koşmak (eş ve ortak tanımak) tan sana sığınırım.Bilmeyerek işlemiş olduğum(şirk ve hatalarım) ın senden bağışlanmasını dilerim. Şüphesiz ki bütün gaybları (gizli şeyleri) ancak sen bilirsin.
    ⇒ et-terğıb ve et-terhib: 1/76

  • اَلْحَمْدُ لِلّهِ الّذِى اَطْعَمَنَا وَ سَقَانَا وَجَعَلَنَا مُسْلِمِينَ
  • 21 - ) Yemekten Sonra Okunacak Dua “ Elhamdulillahillezi et’amena ve segana ve cealena müslimin” “ Bizi nimetleriyle yediren ve içiren ve bizi İslam üzere bulunduran Allah(c.c.)’a hamd olsun.”
    ⇒ Ebu Davud, At’ime:15

  • اَلْحَمْدُ لِلّهِ الّذِى كَسَانِي هَذَا وَرَزَقََِنيهِ مِنْ غَيْرِ حَوْلٍ مِنِّي وَلاَ قوَّةٍ
  • 22 - ) Elbise Giyerken Okunacak Dua “ Elhamdulillahillezi kesani haza ve razeganihi min ğayri havlin minni ve la guvvetin” “ O Allah(c.c.)’a hamd olsun ki, benden bir kuvvet olmaksızın bu elbiseyi bana giydirdi ve (bunu) bana rızık olarak verdi.”
    ⇒ Tirmizi, deavat: 107

  • بِسْمِ ا لله وَ الصّلاَةُ والسّلاَمُ عَليَ رَسُولِ اللهِ الّلهُمّ اغفِرْ لِي ذُنُوبِي وَافْتَحْ لِى اَبْوِابَ رَحْمَتِكَ
  • 23 - ) Camiye Girerken Okunacak Dua “Bismillahi vessalatu vesselamu ala rasulillahi. Allahummeğfir li zunubi veftah li ebvabe rahmetike” “ Allah(c.c.)’ın adıyla, Allah(c.c.) Resulune salat ve selam olsun. Allah(c.c.)’ım , günahlarımı bağışla ve bana rahmet kapılarını aç.”
    ⇒ Müslim, müsafirin:6

  • بِسْمِ ا لله وَ الصّلاَةُ والسّلاَمُ عَليَ رَسُولِ اللهِ، الّلهُمّ اِنِّي اَسْأاُكَ مِنْ فَضْلِكَ، الّلهُمّ اَعْصِمْنِي مِنَ الشّيْطانِ الرّجِيمِ
  • 24 - ) Camiden Çıkarken Okunacak Dua “Bismillahi vessalatu vesselamu ala rasulillahi. Allahumme inni es’eluke min fedlike, allahumme e’sımni mineşşeytanirracim.” “Allah(c.c.)’ın adıyla, Allah(c.c.) Resulune salat ve selam olsun. Allah(c.c.)’ım , Senden fazl-u (ihsanını) diliyorum. Allah(c.c.)ım, beni rahmetinden uzaklaştırılmış şeytanın şerrinden koru.”
    ⇒ Buhari, teheccüd: 25

  • بِسْمِ الله، الّلهُمّ اِنّي اَعُوذ بِكَ مِنَ الخُبْثِ وَالخَبَائِثِ
  • 25 - ) Helaya Girerken Okunacak Dua (sol ayakla girilir) “Bismillahi Allahumme inni euzu bike minelhubsi velhebaisi” “Allah(c.c.)’ın adıyla, Allah(c.c.)ım, her türlü pislikten ve pis olan şeylerden(erkek ve dişi şeytanların şerrinden) sana sığınırım.”
    ⇒ İbni Mace, Teharet: 9

  • غفْرَانَكَ، اَلْحَمْدُ لِلّهِ الّذِى اَذهَبَ عَنّي اْلاَذى وَ عَافَانِي
  • 26 - ) Heladan Çıkarken Okunacak Dua (sağ ayakla çıkılır) “Ğufraneke, Elhamdulillahillezi ezhebe annil eza ve afani” “(Allah(c.c.)ım!) Senin mağfiretini dilerim.Benden eza veren şeyleri gideren ve bana afiyet veren Allah(c.c.)’a hamdolsun.”
    ⇒ İbni Mace, taharet:10

  • سُبْحَانَكَ الّلهمّ وَ بِحَمْدِكَ اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلَهَ اِلاّ اَنْتَ اَسْتَغْفِرُكَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ
  • 27 - ) Bir Meclisten (sohbet veya bir toplantıdan) Kalkarken Okunacak Dua “Subhaneke Allahumme ve bihamdike eşhedu en la ilahe illa ente estağfiruke ve etubu ileyke” “Allah(c.c.)’ım! Seni her türlü noksanlıklardan tenzih eder, hamdimi sana takdim ederim. Senden başka hiçbir ilah bulunmadığına şehadet ederim. Senden mağfiret diliyor ve sana tevbe ediyorum. ”
    ⇒ Tirmizi, deavat: 3

  • الحَمْدُ لِلّهِ الذِى سَقَانَا عَذبًا فُرَاتًا بِرَحْمَتِهِ وَلَمْ يَجْعَلْهُ مِلْحًا اُجَاجًا بِذنُوبِنَا
  • 28 - ) Su İçtikten Sonra Okunacak Dua “Elhamdulillahillezi segana azben furaten birahmetihi ve lem yec’alhu milhen ucacen bizunubina” “Bize tatlı soğuk su içiren ve günahlarımız sebebiyle onu içilmez tuzlu su yapmayan Allah(c.c.)’a hamd olsun.”
    ⇒ Ebu Nuaym

  • اَلْحَمْدُ لِلّهِ، اَللّهُمَّ كَمَا حَسَّنْتَ خَلْقِي فَحَسّنْ خُلُقِي
  • 29 - ) Aynaya Bakarken Okunacak Dua “Elhamdulillahi Allahumme kema hassente halgi fehassin hulugi.” “Allah(c.c.)’a hamdolsun. Allah(c.c.)’ım! Benim yaratılışımı güzel kıldığın gibi ahlakımı da güzelleştir.”
    ⇒ İbnüs-sünni, El- Ezkar: 270

    30 - ) Aksırma Esmasında Aksıran kimsenin;
    اَلْحَمْدُ لِلّهِ

    “Elhamdulilllah” “Allah(c.c.)’a hamd olsun” demesi, o’nu işiten kimsenin de:
    يَرْحَمُكَ الله

    “Yerhamukeallah” “Allah(c.c.) sana merhamet etsin” demesi gerekir. Aksıran kişi, yanında “Yerhamukeallah” denildiğini duyunca:
    يَهْدِينَا وَ يَهْدِيكُمُ الله

    Yehdina ve yehdikumullah ” “ Allah(c.c.) bize ve size hidayet versin” veya, “Yehdikumullahu ve yuslihu balekum” “Allah(c.c.), sizi doğru yola yöneltsin ve işlerinizi düzeltsin” demelidir.
    ⇒ Buhari, Edep: 125
  • سُبْحَانَ الّذى سَخّرَلَنَا هَذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِنِينَ وَاِنّا اِلَي رَبّنَا لَمُنْقَلِبُونَ
  • 31 - ) Vasıtaya Binerken Okunacak Dua (önce besmele okunur; üç tekbir getirilir. Sonra: “Subhanellezi sehharalena haza ve ma kunna lehu mugrinine ve inna ila rabbina lemungalibun.” “Bunu bizim hizmetimize veren Allah(c.c.)’ın şanı ne yücedir. O’nun ihsanı olmasaydı biz buna güç yetiremezdik. Muhakkak ki biz Rabbimize döneceğiz.”
    ⇒ Zuhruf Suresi 13-14

  • َلّلهُمَّ اِنّي اَسْألُكَ خَيْرَ الْمَوْلَجِ وَ خَيْرَالْمَخْرَجِ بِسْمِ اللهِ وَلَجْنَا وَبِسْمِ الله خَرَجْنَا وَعَلىَ اللهِ رَبّنَا تَوَكّلْنَا
  • 32 - ) Eve Girerken Okunacak Duaا “Allahumme inni es’eluke hayral mevleci ve hayral mehraci bismillahi ve lecna ve bismillahi haranca va alallahi rabbina tevekkelna” “Allah(c.c.)ım! Her giriş ve çıkışımda senden hayır diliyorum. Allah(c.c.)’ın adıyla evimize girer, Allah(c.c.)’ın adıyla çıkarız ve Rabbimize dayanıp güveniriz”
    ⇒ Ebu Davud, Edeb: 112

  • بِسْم اللهِ تَوَكّلْتُ عَلَي اللهِ لاَ حَوْلَ وَلاَقوّةَ اِلاّ بِاللهِ العَلِيّ العَظِيمِ
  • 33 - ) Evden Çıkarken Okunacak Dua “Bismillahi tevekkeltu alellahi la havle ve la guvvete illa billahil aliyyil azim.” “Allah(c.c.)’ın adını anarak (evimden çıkıyorum) ben, Allah(c.c.)’a dayanıp tevekkül ettim. (her türlü) kuvvet ve kudret ancak yüce Allah(c.c.)’ın yardımıyladır.”
    ⇒ Tirmizi, deavat: 34
  • بِاسْمِكَ اللَّهُمَّ أَحْيَا وَأَمُوتُ
  • 34 - ) “Bismike Allahumme emutu ve ehya” Gece Uykudan Önce Okunacak Dua Hz. Huzeyfe İbnu’l-Yemân (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yatağına girince şu duayı okurdu: “Allahım! Senin adınla hayat bulur, senin adınla ölürüm.”
    ⇒ Buhârî, Deavât 6, 7, 13, 15, Tevhid 13; ⇒ Müslim, Zikir, 59.
  • اَلْحَمْدُ ِللَّهِ الَّذِى أَحْيَانَا بَعْدَ مَا أَمَاتَنَا وَإِلَيْهِ النُّشُورُ
  • 35 - ) Huzeyfe İbnu’l-Yemân (r.a.) anlatıyor:
    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sabah uyandığında şu duayı okurdu:
    “Bizi öldürdükten sonra tekrar hayat veren Allah’a hamdolsun! Zaten dönüşümüz de O’nadır .”
    ⇒ Buhârî, Deavât 7, 15, Tevhid 13; Müslim, Zikir, 59.
  • سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ عَدَدَ خَلْقِهِ ورِضَا نَفْسِهِ وَزِنَةَ عَرْشِهِ وَمِدَادَ كَلِمَاتِهِ
  • 36 - ) Cüveyriye (r. anha) anlatıyor:
    Peygamberimiz (sav) bir gün sabah namazını kılmak üzere erkenden yanımdan çıktı. Kuşluk vaktinden sonra geri döndü.
    Cüveyriye hâlâ oturuyordu. Allah Rasûlü (sa): ‘Hâlâ yanından ayrılırken seni bıraktığım durumda mısın?’ diye sordu.
    Cüveyriye: Evet deyince, Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu: ‘Andolsun senden (ayrıldıktan) sonra dört kelimeyi üç defa tekrarladım.
    Eğer bunlar sabahtan beri senin söylediklerinle tartılacak olursa hiç şüphesiz benim söylediklerim seninkilerden ağır basacaktır. (Söylediklerim şunlardır): “Yarattıklarının sayısınca, zatını hoşnut edecek kadar, arşının ağırlığınca ve kelimeleri sayısınca yüce Allah’ı hamd ile tesbih ederim.”
    ⇒ Buhârî, Deavât 7, 15, Tevhid 13; Müslim, Zikir, 59.
  • بِسْمِ اللَّهِ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ، ﻵ حَوْلَ وَﻵ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ
  • 37 - ) Enes B. Mâlik (ra) diyor ki; Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdular: “Kim evinden çıkarken; “Allahın adıyla çıkıyor, Allah’a güveniyorum. O’ndan başka gerçek güç ve kuvvet sahibi yoktur.” diye dua ederse kendisine; ‘Doğruya iletildin, ihtiyaçların karşılandı, düşmanlarından korundun’ şeklinde cevap verilir. Şeytan da ondan uzaklaşır.”
    ⇒ Buhari, Teheccüd, 21, Deavât, 51; Müslim, Mesâcid, 139.
  • حَسْبِيَ اللَّهُ ﻵ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ العَرْشِ العَظِيمِ
  • 38 - ) “Kim bunu sabahladığı ve akşamladığı zaman yedi kere söylerse, onu üzen dünya ve ahiret işlerine Allah kâfidir.” (Tevbe Suresi - 129)
    ⇒ Tirmizi, Dua, 29; Kıyâme, 8; Tefsiru sure 39/7.
  • اللَّهُمَّ إنِّي أعُوذُ بِكَ مِنَ الرِّجْسِ النَّجَسِ الْخَبِيثِ الْمُخْبِثِ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
  • 39 - ) Ebu Ümame (r.a.) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: Sizden biri, helaya girince sakın şu duayı okumaktan aciz olmasın: “Allahım, ben, pis, necis, habis ve muhbis olan şeytân-ı racîmden sana sığınırım.”
    ⇒ Buhârî, Deavât 7, 15, Tevhid 13; ⇒ Müslim, Zikir, 59.
  • غُفْرَانَكَ، اَلْحَمْدُ لِلّهِ الّذِى اَذْهَبَ عَنِّي اْلاَذَى وعَافَانِي
  • 40 - ) Enes İbnu Malik anlatıyor: Resulullah (a.s.) heladan çıkınca “Benden ezayı giderip afiyet veren Allah'a hamdolsun!” derdi.
    ⇒ Ebu Davud, Taharet, 17; ⇒ Tirmizi, Taharet, 5.
  • أَشْهَدُ أَنْ ﻵ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ ﻵ شَرِيكَ لَهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُه
  • 41 - ) Hz. Enes anlatıyor: Resulullah (a.s.) buyurdular ki: Kim abdest alınca onu mükemmel kılar, sonra da üç kere: derse, kendisine cennetin sekiz kapısı açılır, dilediğinden içeri girer.
    ⇒ Müslim, İman, 10 (46); Salât, 7(13);13 (46).
  • 42 - ) Sa’d b. Ebi Vakkâs (r.a.)’tan rivayet edilmiştir: “Biz, Resulullah (s.a.v.)’in yanında bulunuyorduk. Bize: «Sizden birisi her gün bin sevap kazanmaktan aciz midir?» dedi. Birlikte oturduğu kimselerden biri, ‘Bizden birisi bin sevap nasıl kazanır?’ diye sordu. Resulullah (s.a.v.): Farz namazlardan sonra
  • سُبْحَانَ اللَّهِ اَلْحَمْدُ لِلَّهِ اَللَّهُ أَكْبَرُ
    لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
  • diyerek yüz defa tesbih ederse ona bin sevap yazılır ve o kimsenin bin günahı silinir.» buyurdu.”
    ⇒ Müslim, Zikr, 37 (2698)
    Not: Bu hadis-i şerifte farz namazlardan sonra 33’er defa yapılan tesbihata işaret vardır. Yüzüncüsü şu sözdür:
  • Ebân b. Osman (r.a.)’ın naklettiğine göre Hz. Oman (r.a.), Resûlullah (s.a.s.)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Kim (akşamleyin) üç kez;
  • بِسْمِ اللَّهِ الَّذِى لاَ يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَىْءٌ فِى الْأَرْضِ وَلاَ فِى السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
  • 43 - ) diyerek dua ederse, sabaha kadar apansızın bir bela kendisine isabet etmez. Kim de (sabahleyin) üç kez (aynı şekilde) dua ederse, akşama kadar aniden bir musibetle karşılaşmaz.” Müslim, Zikr, 37 (2698) Not: Bu hadisi nakleden ravi Eban b. Osman (r.a.) felç olmuştu. Ondan bu hadisi duyan bir kişi ona hayretle bakıyordu. Bunun üzerine Eban ona şöyle demişti: ‘Ne bakıyorsun? Hadis sana aktardığım gibidir. Ben Hz. Osman’a (r.a.) yalan söylemedim. Hz. Osman da (r.a.) Resûlullah (s.a.s.)’e yalan söylememiştir. Fakat ben Allah’ın kaderi gerçekleşsin diye o gün bu (hadisi) söyleyememiştim.’
    ⇒ (Ebu Davud, Edeb, 101)
  • سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ
  • 44 - ) Ebû Hureyre (r.a.)’tan gelen bir rivayete göre Allah Rasûlü (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Her kim günde yüz defa SubhanAllahi ve bi Hamdihi derse deniz köpüğü kadar da olsa günahları silinir.”
    ⇒ (Buhârî, Bedü’l-Hak, 11)
    Not: Başka bir rivayette: “Her kim bunu her akşamladığında ve her sabahladığında (yüz defa) söylerse” şeklinde geçmektedir.
  • 45 - ) Hz. Ömer (r.a.)’tan, dedi ki:
    Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
    «Müezzin “Allahuekber Allahuekber” “Allahuekber Allahuekber” diye karşılık verse,
    sonra müezzin “Eşhedü en lâ ilâhe illallah” deyince sizden birisi
    “Eşhedü en lâ ilâhe illallah” diye karşılık verse,
    müezzin “Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah” deyince biriniz
    “Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah” diye karşılık verirse,
    sonra müezzin “Hayyeale’s-salâh” deyince, o da
    “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” diye karşılık verirse,
    müezzin sonra “Hayyealel-felâh” deyince, o da
    “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” diye karşılık verirse, müezzin “Allahuekber Allahuekber” deyince,
    o da
    “Allahuekber Allahuekber” dese, sonra müezzin “Lâ ilâhe illallah” deyince, o da cân-ı gönülden “Lâ ilâhe illallah” diye karşılık verirse Cennete girer.» ⇒ Müslim, el-Câmiu’s-Sahih, II, 4 (Hadis no: 876)
  • اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا وَرِزْقًا طَيِّبًا وَعَمَلاً مُتَقَبَّلاً
  • 46 - ) Ümmü Seleme radiyallâhu anhâ’dan nakledildiğine göre
    Resûlullah sallallâhu aleyhi vesellem sabah namazını kılıp selam verdikten sonra şöyle dua ederdi:
    “Allâhumme innî es eluke ‘ilmen nâfi‘an ve rızgan tayyiben ve ‘amelen mutekabbelen.” “Ey Allahım! Senden yararlı ilim, güzel (helal) rızık ve makbul amel dilerim.” ⇒ İbn Mâce, es-Sünen, II, 85, (Hadis no: 925)
  • أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ
  • 47 - ) Ebû Hüreyre radiyallâhu anh’ten rivayet edildiğine göre
    Resûlullah sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Vallahi ben günde yetmiş defadan fazla Allah’tan beni bağışlamasını diler, ona tövbe ederim.”
    Bu hadis-i şerife göre; (Estağfirullahe ve etûbu ileyh) “Allah’tan bağışlanma diler, O’na tövbe ederim.” şeklinde istiğfarda bulunmak sünnettir. ⇒ Buhârî, Daavât 3.
  • اَلْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِى أَطْعَمَنِى هَذَا الطَّعَامَ وَرَزَقَنِيهِ مِنْ غَيْرِحَوْلٍ مِنِّى وَلاَ قُوَّةٍ
  • 48 - ) Muâz İbnu Enes radiyallâhu anh’ten rivayet edildiğine göre Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurmuştur:
    “Kim bir şey yer ve; (Elhamdu lillahillezi et'ameni, hazatta'ame ve rezeganihi min ğayri havlin minni vela kuvvetin.) (Bana bu yiyeceği yediren ve tarafımdan hiçbir güç ve kuvvet olmadan bunu bana rızık kılan Allah’a hamdolsun) derse geçmiş günahları affolunur.” ⇒ (Ebû Dâvud, Libâs 1)
  • بِسْمِ اللهِ ⇒ Unutan Sonra ⇒ بِسْمِ اللهِ فِي أَوَّلِهِ وَآخِرِهِ
  • 49 - ) Hz. Aişe radiyallâhu anhâ’dan gelen rivayete göre Resûlullah sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Sizden biri yemek yediğinde (Bismillah) desin Eğer (yemeğin) başında söylemeyi unutursa, (hatırladığı anda) (Bismillahi fi evvelihi ve ahirihi) (Başında ve sonunda Allah’ın izniyle yemeğe başlarım) desin.” ⇒ Tirmizi, es-Sünen, IV, 288 (Hadis no: 1858)
  • اللَّهُمَّ بِكَ أَصْبَحْنَا وَبِكَ أَمْسَيْنَا وَبِكَ نَحْيَا وَبِكَ نَمُوتُ وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ
  • 50 - ) Ebu Hureyre radiyallâhu anh'dan nakledildiğine göre Resûlullah sallallâhu aleyhi vesellem ashabına şu duayı okumalarını tavsiye buyurmuştur: “Sizden birisi sabahladığında; (Allahumme bike esbehna vebike emseyna vebike nehya vebike nemutu veileykelmesir) (Allah’ım senin iznin ve yardımınla sabahladık ve akşamladık. Yine senin iznin ve yardımınla yaşar ve ölürüz, dönüşümüz de sanadır.) Akşama kavuştuğunda ise;
  • اللَّهُمَّ بِكَ أَمْسَيْنَا وَبِكَ أَصْبَحْنَا وَبِكَ نَحْيَا وَبِكَ نَمُوتُ وَإِلَيْكَ النُّشُورُ
  • 51 - ) (Allahumme bike emseyna vebike esbehna vebike nehya vebike nemutu veileykennuşur) (Allah’ım senin iznin ve yardımınla akşama çıktık ve sabahladık. Yine senin iznin ve yardımınla yaşar ve ölürüz, dönüşümüz de sanadır.) desin.” ⇒ Tirmizi, es-Sünen, V, 466 ( Hadis no: 3391)
  • اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ
  • 52 - ) Şeddâd b. Evs radiyallâhu anh’ten gelen rivayete göre Resûlullah sallallâhu aleyhi vesellem:
    “Sana «Seyyidü’l-istiğfar: Tövbe Duasının Efendisi» olan duayı öğreteyim mi?” diyerek kendisine aşağıdaki duayı okumasını tavsiye etmiştir:
    Allâhümme ente rabbî, lâ ilâhe illâ ente, halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va’dike mesteta’tu, eûzü bike min şerri mâ sana’tu, ebûu leke biniğmetike aleyye ve ebûu bizenbî fağfirlî feinnehu lâ yağfiru’z-zünûbe illâ ente.
    (Allah’ım sensin benim Rabbim, senden başka gerçek ilah yok. Beni sen yarattın, ben senin kulunum. Ben gücüm yettiğince sana verdiğim sözüm ve senin vaadin üzereyim. Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. İşte verdiğin nimetlerle senin huzurundayım, günahlarımla huzurundayım. Beni affet, çünkü günahları ancak sen affedersin.)

    Resûlullah sallallâhu aleyhi vesellem ona bu duayı öğrettikten sonra şöyle buyurmuştur:
    “Sizden her kim bunu (kalben tasdik ederek) akşamleyin söyler ve sabaha varmadan ölürse Cennet ehlinden olur.
    Yine kim bunu sabah söyler ve akşama varmadan ölürse yine o kimse cennet ehlinden olur.” ⇒ Buhari, el-Câmiu’s-Sahih, VIII, 83 (6306)
  • اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلاَةِ الْقَائِمَةِ آتِ مُحَمَّدًا الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا الَّذِي وَعَدْتَهُ
  • 53 - ) Câbir b. Abdullah radiyallâhu anh’tan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
    “Kim ezanı işittiği zaman; Allahümme rabbe hazihi’d-da’veti’t-tâmmeh, ve’s-salâti’l-gâimeh, âti Muhammedeni’l-vesîlete ve’l-fazîlete veb’ashü makâmem-Mahmûdeni’l-lezî vaadteh
    (Bu tam davetin ve kılınacak namazın sahibi olan Allah’ım! (Efendimiz) Muhammed’e vesîle makamını ve fazileti ikram eyle. O’na vaat ettiğin Makam-ı Mahmud’u ihsan eyle.) diye dua ederse, kıyamet günü ona şefaatim vacip olur.” ⇒ Buharî, Ezan 8; Müslim, Salat 11, (384))
  • لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
  • 54 - ) Sa’d b. Ebi Vakkas radiyallahu anh’ten nakledildiğine göre
    Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    “Yunus Peygamberin (aleyhisselam) balığın karnında iken yaptığı duası Lâ ilâhe illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn «Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni her türlü eksiklikten tenzih ederim. Şüphesiz ben zalimlerden oldum.» (Enbiya Suresi -87) ayeti idi. Onun bu duasını herhangi bir şey hakkında bir Müslüman yapacak olursa, Allah elbette onun duasını kabul eder.” ⇒ Tirmizi, es-Sünen, V, 529
  • 55 - ) Ebu Hureyre radiyallahu anh’ın anlattığına göre
    Hz. Fatıma radiyallahu anhâ elleri un öğütmekten, yük taşımaktan dolayı yıpranmış bir halde Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanına geldi.
    Bir hizmetçi istedi. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Ashabı Suffe için yiyecek bulamadığından “Bu hizmetçiyi (şu an için) bulamazsın” diyerek ona şöyle buyurdu:
    “Hizmetçi edinmekten daha hayırlı olanı sana söyleyeyim mi? Yatağına girdiğinde
    33 defa Subhânellah diyerek tesbih edersin,
    33 defa Elhamdülillah diyerek tahmîd edersin,
    34 kez de Allahüekber diyerek tekbir getirirsin.

    Böylece 100’e tamamlarsın. Bu senin için daha hayırlıdır.” Hz. Fatıma radiyallahu anhâ da Allah ve Resûlü’nün rızasını tercih etti. ⇒ Müslim, el-Câmiu’s-Sahih)
  • 56 - ) Sahabeden Abdullah b. Hubeyb el-Cühenî radiyallahu anh yağmurlu ve karanlık bir gecede
    Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in arkasında namaz kılmak için Mescid-i Nebî’ye varınca
    Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem ona üç defa “Söyle” buyurdu.
    O her defasında sükût etti. Nihayet Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Sabah ve akşam Felak ve Nâs suresiyle birlikte İhlâs suresini oku. Bunlar, her türlü kötülükten korunman için sana yeter.” ⇒ Tirmizi, es-Sünen, V, 567
  • اَلَّلهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ، اَلَّلهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
  • 57 - ) Ebû Muhammed Ka’b b. Ucre radiyallahu anh’tan rivayet edilmiştir:
    “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, (bir gün) yanımıza çıkageldi. Ona ‘Ey Allah’ın Resulü! Sana nasıl selâm vereceğimizi öğrendik, fakat sana nasıl salavât getireceğiz?’ diye sorduk.
    Bunun üzerine Resulullah sallallahu aleyhi vesellem:
    Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdun mecîd. Allâhümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdun mecîd.
    ‘Allah’ım! İbrâhîm’in ev halkına rahmet ettiğin gibi Muhammed’e ve Muhammed’in ev halkına da rahmet eyle. Şüphesiz sen övülmeye lâyık ve yücesin. Allah’ım! İbrâhîm’in ev halkına hayır ve bereket lütfettiğin gibi Muhammed’e ve Muhammed’in ev halkına da hayır ve bereket ihsan eyle. Şüphesiz sen övülmeye lâyık ve yücesin.’ diye dua ediniz, buyurdu.” ⇒ Buhari, el-Câmiu’s-Sahih - IV, 1802 ⇒ ⇒ Not: “Resulullah (s.a.s)’e selam verme, tahiyyat duâsında ‘Esselâmü aleyke eyyühe’n-nebiyyü ve rahmetullâhi ve berekâtühü’ (Ey Peygamber! Selam, Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerine olsun.) şeklinde geçmektedir.”
  • لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ
  • 58 - ) Ebu Musa el-Eşarî radiyallahu anh şöyle anlatır:
    “Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte bir seferde bulunuyorduk.
    Tepeye çıkınca tekbiri yüksek sesle getirmeye başladık. ‘Seslerinizi azaltın.
    Çünkü siz duymayan, görmeyen birine seslenmiyorsunuz.
    Bilakis işiten ve gören Allah’a dua ediyorsunuz.’ buyurdu. Daha sonra yanıma geldi. O sırada ben kendim duyacak şekilde/içimden
    Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh “Güç ve kuvvet ancak Allah’a mahsustur” diyordum. Bana şöyle buyurdu:
    “Güç ve kuvvet ancak Allah’a mahsustur” de!
    Zira bu kelimeler cennet hazinelerindendir.”
    ⇒ Buhari, el-Câmiu’s-Sahih - IX, 144
  • اَللَّهُمَّ رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
  • 59 - ) Enes b. Mâlik radiyallahu anh’ten nakledildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in en çok yapmış olduğu dualardan biri şu idi:
    Allâhümme rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhirati haseneh ve kınâ azâbe’n-nâr
    “Allah’ım! Bize dünyada iyilik ver, âhirette de iyilik ver. Bizi cehennem azâbından koru!” ⇒ Buhari, el-Câmiu’s-Sahih - VIII, 103
  • لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرِ
  • 60 - ) Ebu Hureyre radiyallahu anh şöyle dedi: Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellem kim günde yüz kere;
    Lâ ilâhe illâllahu vahdehu lâ şerîke leh lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr “Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Onun hiçbir ortağı yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’nadır. O her şeye güç yetirendir.” derse on köle azat etmiş gibi sevap alır. Bununla ona yüz sevap yazılır. Yüz de günahı silinir. Akşamlayıncaya kadar o gün şeytandan korunur. Bundan daha çok söyleyen birinden başka hiç kimse onun aldığı sevaptan daha faziletlisini alamaz.” ⇒ Buhari, el-Câmiu’s-Sahih - IV, 153
  • سُبْحَانَ اللَّهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِى السَّمَاءِ وَسُبْحَانَ اللَّهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِى الأَرْضِ وَسُبْحَانَ اللَّهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ بَيْنَ ذَلِكَ وَسُبْحَانَ اللَّهِ عَدَدَ مَا هُوَ خَالِقٌ
  • 61 - ) Sa’d b. Ebi Vakkâs’ın kızı Âişe’den (radiyallahu anhümâ) nakledildiğine göre;
    “Sa’d b. Ebi Vakkâs, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile birlikte önündeki hurma çekirdekleriyle veya çakıl taşlarıyla tesbih çeken bir kadının yanına geldi. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem kadına: ‘Bundan daha kolayını -veya daha faziletlisini- sana haber vereyim mi?’ diye sordu. Sonra kadına;
    Sübhânallâhi adede mâ halaka fi’s-semâi ve Sübhânallâhi adede mâ halaka fi’l-arzi ve Sübhânallâhi adede mâ halaka beyne zâlike ve Sübhânallâhi adede mâ hüve hâlik.
    (Anlamı: ‘Ben Allah’ı gökyüzünde yarattıkları sayısınca ulûhiyyetine yakışmayan sıfatlardan tenzih ederim. Ben Allah’ı yarattıkları sayısınca ulûhiyyetine yakışmayan sıfatlardan tenzih ederim. Ben Allah’ı yer ile gök arasında yarattıkları sayısınca ulûhiyyetine yakışmayan sıfatlardan tenzih ederim. Ben Allah’ı bundan sonra yaratacakları sayısınca ulûhiyyetine yakışmayan sıfatlardan tenzih ederim’) dersin buyurdu ve ardından şöyle ekledi:
    اَللَّهُ أَكْبَرُ

    «AllahuEkber» de,
    اَلْحَمْدُ لِلَّهِ

    «el-Hamdulillâh»i da,
    لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ

    «Lâ ilâhe illallâh»ı da,
    لاَحَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللَّهِ

    «Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh»ı da bu şekilde söylersin.” ⇒ Tirmizi, es-Sünen - V, 562
  • اَلْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي كَسَانِي هَذَا وَرَزَقَنِيهِ مِنْ غَيْرِ حَوْلٍ مِنِّي وَلاَ قُوَّةٍ
  • 62 - ) Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Kim bir elbise giyer ve
    Elhamdülillahillezî kesânî hazâ ve razakanîhi min gayri havlin minnî velâ kuvveh ‘Bunu bana giydirip, tarafımdan bir güç ve kuvvet olmaksızın beni bununla rızıklandıran Allah’a hamdolsun.’ diye dua ederse geçmiş günahları affedilir.” ⇒ Dârimî es-Sünen, II, 378
  • اللَّهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ خَيْرَ الْمَوْلِجِ وَخَيْرَ الْمَخْرَجِ بِسْمِ اللَّهِ وَلَجْنَا وَبِسْمِ اللَّهِ خَرَجْنَا وَعَلَى اللَّهِ رَبِّنَا تَوَكَّلْنَا
  • 63 - ) Ebu Mâlik el-Eşarî’den (radiyallahu anh) nakledilen rivayete göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:
    “Bir kimse evine vardığında; Allahümme innî es’elüke hayra’l-mevlici ve hayra’l mahraci. Bismillâhi velecnâ ve bismillâhi haracnâ ve alâ’llahi Rabbinâ tevekkelnâ
    (Anlamı: “Allah’ım senden hayırla giriş ve hayırla evden çıkış dilerim. Allah’ın adıyla eve girer, Allah’ın adıyla da çıkarız. Rabbimiz Allah’a tevekkül ederiz.” diye dua etsin. Sonra da ailesine selam versin.”) ⇒ Ebu Davud, es-Sünen, IV, 486
  • اَللَّهُمَّ فْتَحْ لِى أَبْوَابَ رَحْمَتِكَ
  • 64 - ) Ebu Üseyd (veya Ebu Humeyd) el-Ensârî’den nakledildiğine göre Resûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:
    “Biriniz mescide girdiğinde (öncelikle) Nebî’ye sallallahu aleyhi vesellem selam versin. Sonra şöyle dua etsin: Allahummeftah li ebvabe rahmetik Allah’ım! Rahmet kapılarını bana aç. ⇒ Müslim, el-Câmiu’s-Sahih, II, 155
  • اَللَّهُمَّ إِنِّى أَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ
  • 65 - ) Ebu Üseyd (veya Ebu Humeyd) el-Ensârî’den nakledildiğine göre Resûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:
    “Biriniz mescidden çıkarken Nebî’ye (sallallahu aleyhi vesellem) selam versin. Sonra şöyle dua etsin: Allahumme inni eselüke min fadlik “Allah’ım! Fazlından (rahmetini) talep ederim.” ⇒ Müslim, el-Câmiu’s-Sahih, II, 155
  • اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَمِنْ عَذَابِ النَّارِ وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ
  • 66 - ) Hz. Âişe’nin (ra) anlattığına göre Nebî (sav) namazda iken, (teşehhüdde selam vermeden önce) şöyle dua ederdi:
    (Allahümme innî eûzübike min azâbi’l-kabri ve min azâbi’n-nâri ve min fitneti’l-mahyâ ve’l-memâti ve min şerri fitneti’l-mesîhi’d-Deccâl.)
    “Allahım! Kabir azabından, cehennem azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden, Mesih Deccal fitnesinin şerrinden Sana sığınırım.” ⇒ Buharî, el-Câmiu’s-Sahih, I, 211)
  • أَعُوذُ بِاللَّهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
  • 67 - ) Ma’kıl b. Yesâr’ın (radiyallahu anh) anlattığına göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurur:
    “Kim sabahladığında üç kere (Euzubillahi’ssemî’il-alîm mine’şşeytâni’rracim.) der ve Haşr suresinden üç âyet okursa, Allah onun için yetmiş bin meleği vekil tayin eder. Onlar, akşam oluncaya kadar kendisine rahmet okurlar. Şâyet o gün ölecek olsa şehit olarak ölür. Akşam vaktinde aynı şekilde okuyacak olsa, keza sabaha kadar aynı şeyler söz konusu olur.”
    ⇒ NOT: ⇒ “Haşr suresinden üç ayetle” kastedilen surenin son üç ayetidir (Yani Hüvellâhüllezî ile başlayan ayetler) ⇒ et-Tirmizi, es-Sünen, V, 182
  • سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ.
  • 68 - ) Ebû Hüreyre (radiyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    “Kim malâyânî konuşmaların çok olduğu bir mecliste bulunur ve oradan kalkmadan önce şu duayı okursa bu yerde oturmaktan dolayı hâsıl olan günahından arınmış olur:
    (Sübhâneke Allâhümme ve bihamdike eşhedü en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyke.)
    Allah’ım! Seni hamdinle tesbih ederim. Senden başka ilah olmadığına şehâdet ederim. Senden mağfiret dilerim. Sana tövbe eder ve affımı dilerim.” ⇒ Tirmizi, es-Sünen, V, 371
  • أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ
  • 69 - ) Havle Bintu Hakîm es-Sülemiyye (radiyallahu anhâ) anlatıyor: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz
    “Kim bir yerde konakladığı zaman şu duayı okursa, oradan ayrılıncaya kadar ona hiçbir şey zarar vermez” buyurmuştur: Eûzü bikelimâtillahi’ttâmmâti min şerri mâ khalâka
    “Allah’ın eksiksiz, mükemmel kelimeleri ile yarattıklarının şerrinden Allah’a sığınıyorum.” ⇒ Müslim, el-Câmiu’s-Sahih, VIII
  • 70 - ) İbnu Mes’ud (radiyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    “Bakara suresinin sonundaki iki ayeti geceleyin kim okursa, o iki ayet ona kâfi gelir.” NOT: Bakara Suresi’nin son iki ayeti 285 ve 286. ayetlerdir ⇒ (Yani Âmenerrasûlü ile başlayan ayetler.) Buhari, el-Câmiu’s-Sahih, V, 107)
  • أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
  • 71 - ) Muâz b. Cebel (radiyallahu anh)’ten rivayet edildiğine göre İki adam Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in yanında kavga edip sövüştüler. Sonunda birinin öfkelenme belirtileri üzerinde görülmeye başlayınca Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Ben bir kelime biliyorum ki bu kimse onu söylerse öfkesi mutlaka geçecektir:” Euzü billahi mine’ş-şeytani’r-racim “Allah’ın rahmetinden kovulmuş olan şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım.” ⇒ Buhari, el-Câmiu’s-Sahih, VIII, 19
  • 72 - ) Hz. Abbas (radiyallahu anh) anlatıyor: “Ey Allah’ın Resûlü, Allah’tan bir isteğim olduğunda yapabileceğim duayı bana öğret” dedim. Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:
    “Allah’tan âfiyet iste!” Birkaç gün sonra tekrar yanına gittim. Yine “Ey Allah’ın Resûlü, Allah’tan bir isteğim olduğunda yapabileceğim duayı bana öğret” dedim. Efendimiz (sav) bana şöyle buyurdu:
    “Allah’tan dünya ve ahiret için afiyet isteyin.” ⇒ Tirmizi, es-Sünen, V, 534)
  • سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِيمِ
  • 73 - ) Ebu Hureyre (radiyallahu anh)’ten nakledildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:
    “Dilde hafif, mizanda ağır iki kelime vardır. Onlar Rahman katında sevimlidir. (Bu kelimeler şunlardır:)
    (Sübhânallâhi ve bi-hamdihi Sübhânallâhi’l-azîm) “Allah’ı hamdiyle birlikte noksanlıklardan tenzih ederim. Yüce Allah’ı noksanlıklardan tenzih ederim.” ⇒ Buhârî, Deavât 65, Eyman 19
  • اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْهُدَى، وَالتُّقَى، وَالْعِفَّةَ، وَالْغِنَى
  • 74 - ) Abdullah b. Mes’ud (r.a.)’tan rivayet edildiğine göre “Peygamber (s.a.v);
    (Allahumme innî es’eluke’l-hudâ ve’t-tukâ ve’l-ıffete ve’l-gınâ) “Allah’ım! Senden hidayet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği isterim’ diye dua ederdi.” ⇒ Müslim, Zikir 72 (2721)
  • اَللّٰهُمَّ اغْفِرْلِي وَارْحَمْنِي وَاهْدِنِي وَعَافِنِي وَارْزُقْنِي
  • 75 - ) Dünya ve ahiret saadeti duası (Allâhümmeğfirlî verhamnî vehdinî ve ‘âfinî verzüknî.) “Allah’ım! Beni bağışla, bana hidayet nasip eyle, bana rızık ver, beni âfiyette daim eyle ve bana merhamet et.” ⇒ Müslim, Zikir ve Dua, 35
  • اَللّٰهُمَّ قَنِّعْنِي بِماَ رَزَقْتَنِي وَباَرِكْ لِي فِيهِ وَاَخْلِفْ عَلَىَّ كُلِّ غائِبَةٍ لِي بخَِيْرٍ
  • 76 - ) Rızık ve kanaat duası (Allâhümme kanni’nî bimâ razektenî ve bâriklî fîhi ve ahlif ‘aleyye külli ğâibetin-lî bihayr.) “Allah’ım! Bana verdiğin rızık konusunda beni kanaat sahibi yap ve o rızkımı bereketli kıl. Zayi olan her nimetin daha hayırlısını bana ihsan eyle.” ⇒ Hâkim, De’avât, No:1878
  • اَللّٰهُمَّ أَلْهِمْنِي رُشْدِي وَأَعِذْنِي مِنْ شَرِّ نَفْسِي
  • 77 - ) İstikamet Duâsı (Allâhümme elhimnî ruşdî ve e’ıznî min şerri nefsî.) “Allah’ım! Bana doğru olanı ilham et ve beni nefsimin şerrinden koru.” ⇒ Tirmizî, De’avât, 70
  • اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِي مَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ وَمَا أَخْطَأْتُ وَمَا عَمَدْتُ وَمَاعَلِمْتُ وَمَا جَهِلْتُ
  • 78 - ) Bağışlanma Duâsı (Allâhümmeğfirlî mâ esrartü ve mâ a’lentü ve mâ ahta’tü ve mâ ‘amettü ve mâ ‘alimtü ve mâ cehiltü) “Allah’ım! Gizli olarak işlediğim günahlarımı, açıktan işlediğim günahlarımı, hatâen işlediğim ve bilerek yaptığım günahlarımı, bildiğim ve bilmediğim bütün günahlarımı bağışla.” ⇒ Hâkim, De’avât, 1880
  • اَللّٰهُمَّ اكْفِنِي بِحَ لَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ
  • 79 - ) İstiğna Duâsı (Allâhümmekfinî bi-halâlike ‘an harâmike ve eğninî bi fadlike ‘ammen sivâke.) “Allah’ım! Helâl olan nimetlerinle yetinmemi, haramlardan müstağni olmamı ihsan eyle, fazlı kereminle beni Sen'den başkasına muhtaç eyleme.” ⇒ Hâkim, De’avât, No: 1973
  • اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَظُلْمَناَ وَهَزْلَناَ وَجِدَّناَ وَعَمْدَنَا وَكُلُّ ذٰلِكَ عنِدْنَاَ
  • 80 - ) İstiğfar Duâsı (Allâhümmeğfir-lenâ zünûbenâ ve zulmenâ ve hezlenâ ve ciddenâ ve ‘amdenâ ve küllü zâlike ‘ındenâ.) “Allah’ım! Günahlarımızı, yaptığımız haksızlıkları, saçmalıklarımızı, bilerek ve ciddi olarak yaptıklarımızı bağışla, bunların hepsi bizde mevcuttur.” ⇒ Hâkim, De’avât, No:1916
  • اَللّٰهُمَّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي ظُلْمًا كَثِيرًا وَلاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ فَاغْفِرْ لِي مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ وَارْحَمْنِي إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
  • 81 - ) Mağfiret Duâsı (Allâhümme innî zalemtü nefsî zulmen kesîrâ. Ve lâ yeğfiruz-zünûbe illâ ente feğfirlî meğfiratemmin ‘ındike verhamnî inneke entel-ğafûrur-rahîm.) “Allah’ım! Ben gerçekten nefsime çok zulmettim, günahları ancak Sen bağışlarsın, beni katından bir mağfiret ile bağışla, bana merhamet et, şüphesiz Sen çok bağışlayansın, çok merhametli olansın.” ⇒ Tirmizî, De’avât, 98
  • اَللّٰهُمَّ انْفَعْنِي بِمَا عَلَّمْتَنِي وَعَلِّمْنِي مَا يَنْفَعُنِي وَارْزُقْنِي عِلْمًا تَنْفَعُنيِ بِهِ
  • 82 - ) İlim Duâsı (Allâhümmenfe’nî bimâ ‘allemtenî ve ‘allimnî mâ yenfe’unî verzügnî ‘ilmen tenfe’unî bihî.) “Allah’ım! Bana öğrettiğin şeyleri hakkımda faydalı eyle, bana fayda verecek şeyleri öğret, beni, bana fayda verecek ilim ile nasiplendir.” ⇒ Hâkim, De’avât, No: 1879
  • اَللّٰهُمَّ اَحْسَنْتَ خَلْقِي فَاَحْسِنْ خُلُقِي
  • 83 - ) Ahlak-ı Hasene Duâsı Âişe (r.anhâ)’dan; Resûlullah (sav) şöyle söyleyerek, dua ederdi: (Allâhumme ahsente halkî fe ahsin hulukî.) “Allah’ım! Yaratılışımı güzel yaptığın gibi, ahlâkımı da güzelleştir.” ⇒ Ahmed b. Hanbel, I, 403
  • اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ غَلَبَةِ الدَّيْنِ وَغَلَبَةِ الْعَدُوِّ وَشَمَاتَةِ الْأَعْدَاءِ
  • 84 - ) Borç ve Musibetten Sığınma Duâsı (Allâhümme! İnnî e’ûzü bike min galebetiddeyni ve galebetil-‘adüvvi ve şemâtetil-a’dâi.) “Allah’ım! Altından kalkamayacağım borçtan, düşmanın galip gelmesinden ve düşmanları sevindirecek bir musibete dûçâr olmaktan Sana sığınırım.” ⇒ İbn-i Hıbbân, İstiaze, No: 1027
  • اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ جَارِ السُّوءِ
  • 85 - ) Komşu Duâsı (Allâhümme! İnnî e’ûzü bike min câri’ssûi.) “Allah’ım! Kötü komşudan Sana sığınırım.” ⇒ İbn-i Hıbbân, İstiaze, No: 1033
  • أَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ وَبِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ وَبِكَ مِنْكَ لَاأُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلٰى نَفْسِكَ
  • 86 - ) Rıza Duâsı (E’ûzü bi-ridâke min sehatıke ve bimü’âfâtike min ’ukûbetike ve bike minke lâ uhsî senâen ‘aleyke ente kemâ esneyte ‘alâ nefsike.)
    Allah’ım! Gazabından rızana, azabından affına, senden Sana sığınırım. Senin kendi Zatını övdüğün gibi ben Seni övemiyorum. ⇒ Malik, Dua, No: 497
  • Önceki Sayfa
    Fihrist
    Sonraki Sayfa
  • Kullarım sana, Beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar (Bakara Suresi - 186)