ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
Konularına Göre Dua Meali veya Dua Fihristi
Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir. (Mü'min Suresi - 60)

Rasulullah Efendimizin Duaları Arapça ve Türkçe Okunuş ve Anlamları DUANIN FAZİLETİ VE VAKTİ


وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ فَلْيَسْتَج۪يبُوا ل۪ي وَلْيُؤْمِنُوا ب۪ي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ
  • “Kullarım sana beni sorduğu zaman onlara ilet ki şüphesiz ben çok yakınım.Bana dua edince ,dua edenin duasına icabet ederim. O halde onlarda benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinlerki dosdoğru yolu bulmuş olsunlar.”(Bakara Suresi - 186)



  • Nu'man İbnu Beşîr (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):
    "Dua ibadetin kendisidir" buyurdular ve sonra şu âyeti okudular.
    (Meâlen): "Rabbiniz: ''Bana dua edin ki size icâbet edeyim.
    Bana ibadet etmeyi kibirlerine yediremeyenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir" buyurdu." ((İnsan Suresi) Gâfır 60).
    Tirmizî, Tefsir, Gâfir, (2973); Ebû Dâvud, Salât 358, (1479). Metin Tirmizî'ye aittir.



    İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor:
    "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "Kime dua kapısı açılmış ise ona rahmet kapıları açılmış demektir.
    Allah'a taleb edilen (dünyevî şeylerden) Allah'ın en çok sevdiği afiyettir.
    Dua, inen ve henüz inmeyen her çeşit (musibet) için faydalıdır. Kazayı sadece dua geri çevirir. Öyle ise sizlere dua etmek gerekir. "
    Tirmizî, Daavât 112, (3542).



    Ubâde İbn's-Sâmit (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "Yeryüzünde, mâsiyet veya sıla-i rahmi koparıcı olmamak kaydıyla Allah'tan bir talepte bulunan bir Müslüman yoktur ki Allah ona dilediğini vermek veya ondan onun mislince bir günahı affetmek suretiyle icabet etmesin. "
    Tirmizî, Daavât 126, (3568).



    Ebû'd-Derdâ (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resûl-i Ekrem (aleyhissalâtu vesselâm), (bir gün) sordu: "En hayırlı olan ve derecenizi en ziyade artıran, melîkinizin yanında en temiz, sizin için gümüş ve altın paralar bağışlamaktan daha sevaplı, düşmanla karşılaşıp boyunlarını vurmanız veya boyunlarınızı vurmalarından sizin için daha hayırlı olan amelinizin hangisi olduğunu haber vereyim mi ?"
    "Evet! Ey Allah'ın Resûlü!" dediler.
    "Allah'ın zikridir!" buyurdu.
    Tirmizî, Daavat 6, (3374); Muvatta, Kur'ân 24.



    Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "Allahu Teâlâ şöyle seslenir:
    "Beni bir gün zikreden veya bir makamda benden korkan kimseyi ateşten çıkarın!" Tirmizî, Cehennem 9, (2597).



    Muâz (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "Akşamdan (abdestli olarak) temizlik üzere zikrederek uyuyan ve geceleyin de uyanıp Allah'tan dünya ve âhiret için hàyır taleb eden hiç kimse yoktur ki Allah dilediğini vermesin."
    Ebû Dâvud, Edeb 105, (5042).



    Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "Bir kimse evine veya yatağına gir'ince hemen bir melek ve bir şeytan alelacele gelirler.
    Melek: "Hayırla aç!" der.
    Şeytan da: "Şerle aç!" der.
    Adam, şayet (o sırada) Allah'ı zikrederse melek Şeytanı kovar ve onu korumaya başlar.
    Adam uykusundan uyanınca, melek ve şeytan aynı şeyi yine söylerler. Adam, şayet:
    "Nefsimi, ölümden sonra bana geri iade eden ve uykusunda öldürmeyen Allah hamdolsun. İzniyle yedi semayı arzın üzerine düşmekten alıkoyan Allah'a hamdolsun"dese bu kimse yatağından düşüp ölse şehit olur, kalkıp namaz kılsa faziletler içinde namaz kılmış olur." Rezîn ilâvesidir.



    Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "Allah'ı zikreden bir cemaatle sabah namazı vaktinden güneş doğuncaya kadar birlikte oturmam, bana İsmâil'in oğullarından dört tanesini âzad etmemden daha sevgili gelir. Allah'ı zikreden bir cemaatle ikindi namazı vaktinden güneş batımına kadar oturmam dört kişi âzad etmemden daha sevgili gelir."
    Ebû Dâvud, İlm 13, (3667).



    Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "Her gece, Rabbimiz gecenin son üçte biri girince, dünya semasına iner ve;
    "Kim bana dua ediyorsa ona icabet edeyim.
    Kim benden bir şey istemişse onu vereyim,
    kim bana istiğfarda bulunursa ona mağfirette bulunayım" der. "
    Rivayetin Müslim'deki bir vechi şöyle:
    "Allahu Teâla gecenin ilk üçte biri geçinceye kadar mühlet verir.
    Ondan sonra yakın semâya inerek şöyle der: "Melik benim, Melik benim. Kim bana dua edecek?"
    Buhârî, Tevhid 35, Teheccüd 14, Daavât 13, Müslim,Salâtu'1-Müsâfırin 166, (758);
    Muvatta, Kur'ân 30, (1,214); Tirmizî, Daavât 80, (3493); Ebû Dâvud, Salât 311, (1315).



    Ebû Ümâme (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Derdi ki: "Ey Allah'ın Resûlü! En ziyade dinlenmeye (ve kabule) mazhar olan dua hangisidir?" "Gecenin sonunda yapılan dua ile farz namazların ardından yapılan dualardır!" diye cevap verdi."
    Tirmizî, Daavât 80.



    Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "Ezanla kaamet arasında yapılan dua reddedilmez (mutlaka kabule mazhar olur.)"
    "Öyleyse, dendi, "ey Allah'ın Resûlü, nasıl dua edelim?"
    "Allah'tan, dedi, dünya ve âhiret için âfıyet isteyin!"
    Ebû Dâvud, Salât 35, (521); Tirmizî, Salât 46, (216), Daavât 138, (3588, 3589).



    Sehl İbnu Sa'd (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "İki şey vardır, asla reddedilmezler: Ezan esnasında yapılan dua ile, insanlar birbirine girdikleri savaş sırasında yapılan dua."
    Muvatta, Nidâ 7, (1, 70); Ebû Dâvud, Cihâd 41, (2540).



    Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "Kul Rabbine en ziyade secdede iken yakın olur, öyle ise (secdede) duayı çok yapın."
    Müslim, Salât 215, (482); Ebû Dâvud, Salât 152, (875).



    Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) anlatıyor:
    "(Allah'ın kabul ettiği) üç müstecab dua vardır, bunların icâbete mazhariyetleri hususunda hiç bir şekk yoktur. Mazlumun duası, müsâfirin duası, babanın evladına duası."
    Tirmizî, Birr 7, (1906); Cennet 2, (2528), Daavât 139, (3592);
    Ebû Dâvud, Salât 364, (1536); İbnu Mâce, Dua 11, (3862).



    Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "İcâbete mazhar olmada gâib kimsenin gâib kimse hakkında yaptığı duadan daha sür'atli olanı yoktur."
    Tirmizî, Birr 50, (1981), Ebû Dâvud, Salât 364, (1535); Müslim, Zikr 88, (2733); Buhârî, Mezâlim 9.[1]




    [1]: DUANIN FAZİLETİ VE VAKTİ :KutubuSitte7300

    Önceki Sayfa
    Fihrist
    Sonraki Sayfa
  • Kullarım sana, Beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar (Bakara Suresi - 186)