DOĞUM / DOĞUM SANCISI
Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla
İmrân'ın karısı şöyle demişti: «Rabbim! Karnımdakini azatlı bir kul olarak sırf sana adadım.
Adağımı kabul buyur. Şüphesiz (niyazımı) hakkıyla işiten ve (niyetimi) bilen sensin.» (ALİ İMRAN SURESİ - 35)
Onu doğurunca, Allah, ne doğurduğunu bilip dururken: Rabbim! Ben onu kız doğurdum. Oysa erkek, kız gibi değildir.
Ona Meryem adını verdim. Kovulmuş şeytana karşı onu ve soyunu senin korumanı diliyorum, dedi. (ALİ İMRAN SURESİ - 36)
Melekler demişlerdi ki: Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir Kelime'yi müjdeliyor.
Adı Meryem oğlu İsa'dır. Mesîh'tir; dünyada da, ahirette de itibarlı ve Allah'ın kendisine yakın kıldıklarındandır. (ALİ İMRAN SURESİ - 45)
Mesîh, İbrânîce bir kelime olup aslı «meşîh»tir. Hz. İsa’nın bir lakabıdır ve «mübarek» anlamına gelmektedir.
O, sâlihlerden olarak beşikte iken ve yetişkinlik halinde insanlara (peygamber sözleri ile) konuşacak. (ALİ İMRAN SURESİ - 46)
Nitekim Meryem sûresinin 27-33. âyetlerinde ifade buyurulduğu gibi,
Hz. Meryem, Hz. İsa’yı dünyaya getirince, onun iffetinden şüphelenen kavmine karşı, daha yeni doğmuş olan Hz. İsa, Allah’ın kudretiyle konuşmaya başlamış ve kendisinin Allah’ın kulu ve peygamberi olduğunu, kendisine Kitap verildiğini, Allah tarafından mübarek kılındığını… anlatmıştır.
Meryem: Rabbim! dedi, bana bir erkek eli değmediği halde nasıl çocuğum olur? Allah şöyle buyurdu:
İşte böyledir, Allah dilediğini yaratır. Bir işe hükmedince ona sadece «Ol!» der; o da oluverir. (ALİ İMRAN SURESİ - 47)
(Melekler, Meryem'e hitaben İsa hakkında sözlerine devam ettiler:)
Allah ona yazmayı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i öğretecek. (ALİ İMRAN SURESİ - 48)
O, İsrailoğullarına bir elçi olacak (ve onlara şöyle diyecek:) Size Rabbinizden bir mucize getirdim (ALİ İMRAN SURESİ -49)
Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki:
"Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutuluverseydim." (MERYEM SURESİ - 23 )