

![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Şunu iyi biliniz ki, bana Kur'an-ı Kerim ile birlikte onun bir benzeri de verilmiştir. (Bu konuda) dikkatli olun; (çünkü) koltuğuna kurulan tok bir adamın ‘Size sadece şu Kur'an lazımdır, onda bulduğunuz helali helal, haramı da haram kabul ediniz yeter!’ diyeceği (günler) yakındır...” Bu hadis-i şerif -farklı nüanslarla - kütübü sitte ve diğer bazı kaynaklarda geçmektedir Ebu Davud, Sünnet, 5(6), İmaret,33; Tirmizî, İlim, 10; İbn Mace, Mukaddime, 2; Darimî, Mukaddime,49; Ahmed b. Hanbel, 2/367, 4/131-132, 6/8) İLİM BÖLÜMÜ / BÖLÜM: 10 Ø HADİSLERİ İNKAR EDENLER DE OLACAK MI? HADİS NO: 2663 ![]() Enes b. Mâlik Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Bir kere Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in yanında iki kişi (ayrı ayrı) aksırmıştı da Resûl-i Ekrem bunlardan birisini hayır ve bereketle duâ buyurmuş öbürüsüne duâ etmemişti. Buna niçin duâ buyurulmadı; diye sorulduğunda Resûl-i Ekrem: Şu (birinci) Allah`a hamdetti (Elhamdü lillah) dedi ben de mukabele ettim, şu (ikinci) Allah`a hamdetmedi (ben de duâ ile karşılamadım) buyurdu. Berâ b. Âzib demiştir ki: Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem bize yedi şeyi işlememizi emretti. Yedi şeyden de bizi nehyeyledi. Resûl-i Ekrem bize, cenâze arkasında gitmeyi, hastayı ziyâret etmeyi, dâvete icâbet eylemeyi, mazlûme yardımı, yemîni kabûl etmeyi, selâmı karşılamayı, aksırana duâ etmeyi emreyledi. Yine Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem bizi: gümüş kap (kullanmak) dan, altın yüzük (takmak) tan, harîr, dîbâ, kasıy, istebrak (denilen ipekli kumaş isti`mâlin) den de nehyetti. [1] AKSIRANA YERHAMÜKELLAH DEMEK |
AKSIRAN ELHAMDÜLİLLAH DEDİĞİNDE YERHAMÜKELLAH DEMENİN MÜSTEHAP, ALLAH'A HAMDETMEDİĞİNDE YERHAMÜKELLAH DEMENİN MEKRUH OLDUĞU AKSIRANA CEVAP VERMENİN AKSIRMANIN VE ESNEMENİN EDEPLERİ 880. Ebû Hüreyre radıyallahu
anh'den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu
aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Buhârî, Edeb 126. Ayrıca bk. Tirmizî, Edeb 3; İbni Mâce, Edeb 20 882. Ebû Mûsa radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i: “Sizden biriniz aksırdığı zaman elhamdülillah derse, ona yerhamükellah deyiniz. Şayet Allah’a hamdetmezse siz de yerhamükellah demeyiniz” buyururken işittim. Müslim, Zühd 54 883. Enes radıyallahu anh şöyle demiştir: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında iki kişi aksırdı. Efendimiz onlardan birine yerhamükellah dedi, diğerine ise söylemedi. Kendisine yerhamükellah demediği kişi: – Filân kişi aksırdı, ona yerhamükellah dedin; ben aksırdım, bana ise demedin, deyince Peygamberimiz: – “O kişi elhamdülillah dedi, sen ise demedin” buyurdular. Buhârî, Edeb 127; Müslim, Zühd 53. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 94; Tirmizî, Edeb 4 884. Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem aksırdıkları zaman elini veya mendilini ağzına tutar, böylelikle sesini azaltmaya -veya ağzını yummaya- çalışırdı. Ebû Dâvûd, Edeb 90; Tirmizî, Edeb 6 885. Ebû Mûsâ radıyallahu anh şöyle dedi: Yahudiler, kendilerine yerhamükümullah diyeceğini ümit ederek, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında yapmacıktan aksırırlardı. Peygamber Efendimiz de onlara: “Yehdîkümüllah ve yüslıhu bâleküm = Allah size hidayet versin ve hâlinizi ıslah etsin” buyururdu. Ebû Dâvûd, Edeb 93; Tirmizî, Edeb 3 886. Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sizden biriniz esnediği zaman eliyle ağzını tutsun. Çünkü şeytan onun ağzına girer. ” Müslim, Zühd 57-58. Ayrıca bk. Ebû Dâvud, Edeb 89 Enes b. Mâlik Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Bir kere Nebî Salla`llahu aleyhi ve sellem`in yanında iki kişi (ayrı ayrı) aksırmıştı da Resûl-i Ekrem bunlardan birisini hayır ve bereketle duâ buyurmuş öbürüsüne duâ etmemişti. Buna niçin duâ buyurulmadı; diye sorulduğunda Resûl-i Ekrem: Şu (birinci) Allah`a hamdetti (Elhamdü lillah) dedi ben de mukabele ettim, şu (ikinci) Allah`a hamdetmedi (ben de duâ ile karşılamadım) buyurdu. Berâ b. Âzib demiştir ki: Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem bize yedi şeyi işlememizi emretti. Yedi şeyden de bizi nehyeyledi. Resûl-i Ekrem bize, cenâze arkasında gitmeyi, hastayı ziyâret etmeyi, dâvete icâbet eylemeyi, mazlûme yardımı, yemîni kabûl etmeyi, selâmı karşılamayı, aksırana duâ etmeyi emreyledi. Yine Nebî salla`llâhu aleyhi ve sellem bizi: gümüş kap (kullanmak) dan, altın yüzük (takmak) tan, harîr, dîbâ, kasıy, istebrak (denilen ipekli kumaş isti`mâlin) den de nehyetti. [4] AKSIRANA YERHAMÜKELLAH DEMEK AKSIRAN ELHAMDÜLİLLAH DEDİĞİNDE YERHAMÜKELLAH DEMENİN MÜSTEHAP, ALLAH'A HAMDETMEDİĞİNDE YERHAMÜKELLAH DEMENİN MEKRUH OLDUĞU AKSIRANA CEVAP VERMENİN AKSIRMANIN VE ESNEMENİN EDEPLERİ 880. Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah aksıranı sever, fakat esneyeni sevmez. Sizden biriniz aksırır ve Allah Teâlâ'ya hamdederse, onun hamdini işiten her müslümanın yerhamükellah demesi üzerine bir vecîbedir. Esnemeye gelince, o şeytandandır. Sizden birinizin esnemesi geldiği zaman, onu gücü yettiği kadar engellemeye çalışsın. Çünkü sizden biriniz esnediği zaman şeytan ona güler. " Buhârî, Edeb 125, 128; Bed'ü'l-halk 11. Ayrıca bk. Tirmizî, Edeb 7 881. Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz aksırdığı zaman: Elhamdülillah desin. Kardeşi veya arkadaşı da ona: Yerhamükellah desin. Aksıran da: Yehdîkümullahu ve yuslihu bâleküm = Allah sizi hidayette kılsın ve kalbinizi ıslah etsin, desin. " Buhârî, Edeb 126. Ayrıca bk. Tirmizî, Edeb 3; İbni Mâce, Edeb 20 882. Ebû Mûsa radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i: "Sizden biriniz aksırdığı zaman elhamdülillah derse, ona yerhamükellah deyiniz. Şayet Allah'a hamdetmezse siz de yerhamükellah demeyiniz" buyururken işittim. Müslim, Zühd 54 883. Enes radıyallahu anh şöyle demiştir: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem'in yanında iki kişi aksırdı. Efendimiz onlardan birine yerhamükellah dedi, diğerine ise söylemedi. Kendisine yerhamükellah demediği kişi: - Filân kişi aksırdı, ona yerhamükellah dedin; ben aksırdım, bana ise demedin, deyince Peygamberimiz: - "O kişi elhamdülillah dedi, sen ise demedin" buyurdular. Buhârî, Edeb 127; Müslim, Zühd 53. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 94; Tirmizî, Edeb 4 884. Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem aksırdıkları zaman elini veya mendilini ağzına tutar, böylelikle sesini azaltmaya -veya ağzını yummaya- çalışırdı. Ebû Dâvûd, Edeb 90; Tirmizî, Edeb 6 885. Ebû Mûsâ radıyallahu anh şöyle dedi: Yahudiler, kendilerine yerhamükümullah diyeceğini ümit ederek, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in yanında yapmacıktan aksırırlardı. Peygamber Efendimiz de onlara: "Yehdîkümüllah ve yüslıhu bâleküm = Allah size hidayet versin ve hâlinizi ıslah etsin" buyururdu. Ebû Dâvûd, Edeb 93; Tirmizî, Edeb 3 886. Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biriniz esnediği zaman eliyle ağzını tutsun. Çünkü şeytan onun ağzına girer. " Müslim, Zühd 57-58. Ayrıca bk. Ebû Dâvud, Edeb 89- [5] Enes b. Malik'in (r.a.) anlattığına göre: Bir kere Peygamber'in yanında iki kişi aksırdı. Peygamber (a.s.) bunlardan birisine hayır dua etti, öbürüne de etmedi. Peygamber'in hayır dua etmediği kimse Peygamber'e: Filan kimse aksırdı da ona hayır dua ettin. Ben aksırdım, fakat bana hayır dua etmedin! dedi. Peygamber: Muhakkak ki bu Allah'a hamd etti. Sen ise Allah'a hamd etmedin, buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5307**[6] ![]()
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |