

Hasta Görünce veya Musibet Üzüntü ve Sikintida Anında Okunacak Dualar Arapça ve Türkçe
Sana verdiği bu musibetten beni afiyette kılan ve beni birçok yarattıklarına karşı üstün kılan ve nimetlerle donatan Allah’a hamdolsun”

اَلْحَمْدُ ِللهِ الَّذِى عَافَانِى مِمَّا ابْتَلاَكَ بِهِ وَفَضَّلَنِى عَلَى كَثِيرٍ مِمَّنْ خَلَقَ تَفْضِيلاً








3431- Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim özürlü ve sakat birini görünce: Sana verdiği bu musibetten beni afiyette kılan ve beni birçok yarattıklarına karşı üstün kılan ve nimetlerle donatan Allah’a hamdolsun” derse yaşadığı sürece o dertten kurtulmuş olur
3432- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Her kim özürlü bir kimseyi görünce: Sana verdiği bu dertten beni afiyette kılan ve beni birçok yarattıklarına karşı üstün kılan ve nimetlerle donatan Allah’a hamdolsun” derse o dert onun başına gelmez. (Tirmizî rivâyet etmiştir.)
Not:
Muhammed b. Ali’den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: “Özürlü kimseyi gördüğü zaman Allah’a sığınır bunu içinden yaparlar özürlü kimseye duyurmaz.” [1]



Ümmüs Seleme (r.anha) Annemize Rasûlullah (ﷺ) şöyle buyurdu Musibet Sikinti anında Oku / Ümmüs Seleme (r.anha) Annemizin Duasi
إِنَّا ِللهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ اللَّهُمَّ أْجُرْنيِ فيِ مُصِيبَتيِ وَأَخْلِفْ ليِ خَيْراً مِنْهَا




Allah’ım! Başıma gelen musibet nedeniyle bana ecir ver ve bana daha hayırlısını bağışla.” [2]





Üzüntü Keder Tasa Gam Sıkıntı ve Çileye Karşı Dualar
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ اَلْمَلِكِ الْحَقُّ الْمُبِينِ، هُوَ نِعْمَ الْمَوْلَي وَنِعْمَ النَّصِيرُ [1]
تَوَكَّلْتُ علَي الْحَيِّ الَّذِي لَا يَمُوتُ، وَالْحَمْدُ لِله الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَم يَكُنْ لَهُ
شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا
اَللّهُ اَكْبَرُ اَللّهُ اَكْبَرُ لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاللّهُ اَكْبَرُ اَللّهُ اَكْبَرُ وَلِلّهِ الْحَمْدُ [2]
اَللّٰهُمَّ فَارِجَ الْهَمِّ كَاشِفَ الْغَمِّ مُجِيبَ دَعْوَةِ الْمُضْطَرِّينَ رَحْمٰنَ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ
وَرَحِيمَهُمَا أَنْتَ تَرْحَمُنِي فَارْحَمْنِي بِرَحْمَةٍ تُغْنِينِي بِهَا عَنْ رَ حْمَةٍ مِنْ سِوَاكَ [3]
اٰمَنْتُ بِاللهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتِبِهِ وَرُسُلِهِ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَ اِلَيْكَ الْمَصِيرُ [4]
سُبْحَانَكَ يَا اللّٰهُ لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ [5]
إِنَّا ِللهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ اللَّهُمَّ أْجُرْنيِ فيِ مُصِيبَتيِ وَأَخْلِفْ ليِ خَيْراً مِنْهَا [6]
اَللّٰهُمَّ اكْفِنِيهِم بِمَا شِئْتَ [7]














Muhakkak ki biz Allah'tan geldik ve dönüşümüz muhakkak yine Allah'adır. Allah’ım! Başıma gelen musibet nedeniyle bana ecir ver ve bana daha hayırlısını bağışla.” [6]










Üzüntü Sıkıntı ve Zalime Karşi Okunacak Dualar Arapça veTürkçe BİR TOPLULUKTAN KORKAN KİMSENİN YAPACAĞI DUA ARAPÇA TÜRKÇE


اَللّٰهُمَّ إني أعُوذُ بِكَ مِنَ الهَدْمِ، وأعُوذُ بِكَ مِنَ التَّرَدِّي، وأعُوذُ بِكَ مِنَ الغَرَقِ وَالحَرَقِ وَالهَرَمِ، وَأعُوذُ بِكَ أنْ يَتَخَبَّطَنِي الشَّيْطانُ عِنْدَ الْمَوْتِ، وأعُوذُ بِكَ أنْ أمُوتَ فِي سَبِيلِكَ مُدْبِراً، وأعُوذُ بِكَ أنْ أمُوتَ لَدِيغاً " (وَالغَمّاً)






حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَ ك۪يلُ


اَللّٰهُ اَللّٰهُ رَبِّى لَا اُشْرِكُ بِهِ شَيْئًا















buyurmuştur: “Sûr’a üfürecek kişi sûr’u eline almış üfleme emri gelir gelmez
hemen üflemek üzere izin beklerken ben bu dünyada nasıl zevk içerisinde yaşayabilirim?
Bu söz ashaba ağır gelmiş olacak ki Rasûlullah (s.a.v.),
onlara şöyle buyurdu: “Daima Allah’a güveniyoruz en güzel vekil odur sadece Allah’a güveniriz” deyiniz. Tirmizi Tercume Abdullah Parlıyan / Dua Bölümleri Kıyametin Özellikleri Ve İncelikleri Bölümü / Bölüm: 8 Ø SÛR NASIL BIR ŞEYDIR?



اَللَّهُمَّ مُنْزِلَ الْكِتَابِ، سَرِيعَ الْحِسَابِ، اِهْزِمِ اْلأَحْزَابَ اَللَّهُمَّ اهْزِمْهُمْ وَزَلْزِلْهُمْ
اَللَّهُمَّ مُنْزِلَ الْكِتَابِ وَمُجْرِيَ الْسَّحَابِ وَهَازَمَ اْﻻَحْزَابَ اِهْزِ مْهُمْ وَانْصُرْنَا عَلَيْهِمْ





Ey Kitabı indiren! Ey Bulutları yürüten!... Düşmanları bozguna uğrat, Onlara karşı bize yardım et ve bize zafer ver. [2]











Sizden birinize büyük zorluklara duçar olduğun zaman bir düşünce yahud üzüntü Sıkıntı hüzün geldiği zaman ve Zalime Karşi

اَللَّهُمَّ إِنيِّ أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ، وَالْعَجْزِ وَالْكَسَـلِ، وَالْبُخْلِ وَالْجُبْنِ، وَضَلَعِ الدَّيْنِ وَغَلَبَةِ الرِّجاَلِ
حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ









Sizden birinize büyük zorluklara duçar olduğun zaman bir düşünce yahud üzüntü Sıkıntı hüzün geldiği zaman ve Zalime Karşi

لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ الْعَظ۪يمُ الْحَل۪يمُ











İbn-i Abbas -radıyallahu anhüma- der ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri üzüntülü ve sıkıntılı halinde şöyle duâ ederlerdi: "Lâ ilâhe illallâhül’azîm-ül-halîm lâ ilâhe illallâhü Rabbül-Arş-il’azîm lâ ilâhe illallahü Rabbüs-semâvâti ve Rabbül-Erdı Rabbül’Arş-il-kerîm “el-Azîm, el-Halîm Allah’tan başka bir ilâh yok! Arş-ı Azîm’in sahibi Allah’tan başka ilâh yok! Bütün semâların ve arzın ve çok şerefli Arş’ın sahibi Allah’tan başka ilâh yok!” [1]
Yâ Rabb! Bütün âlemlerin ve Arş’ın sahibi ve yegâne hükümrânı Sen’sin! Başımıza gelen şu sıkıntı ve belâyı giderecek izâleye ancak Sen kadirsin. Bu sebeble senden istiyoruz. Kâffe-i mahlûkat; yani bütün yaratılmışlar senin kudret elindedir. Bilcümle mahlûkatın şerrinden bizi muhafaza ile himaye eyle. Amin ya Muin


Sizden birinize büyük zorluklara duçar olduğun zaman bir düşünce yahud üzüntü Sıkıntı hüzün geldiği zaman

لاَ إِلَهَ إِلاَّ ﷲُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ سُبْحَانَ اللَّهِ وَتَبَارَكَ ﷲُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ وَالْحَمْدُ للَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ








Hz. Ali (r.a.) şöyle der: “Resûlullah Efendimiz, başıma bir sıkıntı geldiğinde bana şöyle demeyi öğrettiler:
"Lâ ilâhe illâllâhül halimül kerimü sübhanellahi ve tebarekellahû rabbül-‘arşil-‘azîm vel hamdûlillahi rabbil alemin."
«Halîm ve Kerîm olan Allah’tan başka ilâh yoktur. Yüce Arş’ın Rabbi olan Allah’ı her türlü noksan sıfatlardan tenzîh ederim,
O ne yüce bir varlıktır. Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur».” [1]


Musibet Sıkıntı Üzüntü Keder Anında ve Şirkten Korunmak için

لَّكِنَّا هُوَ اللَّهُ رَبِّي وَلَا أُشْرِكُ بِرَبِّي أَحَدًا ﴿﴾ اللَّهُ











“Sizden birinize bir düşünce yahud üzüntü geldiği zaman yedi defa: Allah! Rabbim Allah’tır! O’na hiç bir şeyi şerîk koşmam ben! (Bir ve Tektir)» desin [1]






3381- Câbir (r.a.), Peygamber (s.a.v)’in şöyle dediğini işitmiştir: “Her bir Müslüman, Allah’a duâ ettikçe Allah onun dileğini yerine getirir ve benzeri bir kötülüğünü ondan siler. Bu duâ günah için ve akraba ile bağını koparmak için olmadığı sürece böylece devam eder.” (Müsned: 14350)
3382- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sıkıntılı ve ızdıraplı anlarda duâsının Allah tarafından kabul edilmesi her kimi sevindirirse bolluk ve rahat zamanlarında duâsını çoğaltsın.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.) [1]


Tags
Hadis-i
Şerif'ten
Dualar
Dua - Dualar
Kur'an-ı Kerimden Dualar
Hadis-i Şerif'ten Dualari
Ku'an-dan Hadisten Dualar
Diyanet Meali Hadis MealiHadis-i Şerif'ten Dualari
Mü'minlere Tavsiye Duaları
Dualar Arapça ve Türkçe

Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir (Mü'min Suresi - 60)

Allah Teâlâ’nın kabul etmesini isteyen kimse, sıkıntısız günlerde çok duâ etsin.” (Tirmizî - Duâ - 9)
Dualar Hakkında Kısa Açıklamalar
Rabbiniz şöyle buyurdu Bana dua edin kabul edeyim
Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir (Mü'min Suresi - 60)
Rasûlullah (a.s) şöyle buyurdu: “Sıkıntılı ve kederli zamanlarda yaptığı duâları
Allah Teâlâ’nın kabul etmesini isteyen kimse, sıkıntısız günlerde çok duâ etsin.” (Tirmizî - Duâ - 9)
Hangi Dua Daha Çok Kabul Edilir? Gecenin son saatlerinde ve farz namazlardan sonra yapılan dua.
Ebû Ümâme radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e: - Hangi dua daha çok kabul edilir?, diye sordular.
- Gecenin son saatlerinde ve farz namazlardan sonra yapılan dua, buyurdu.
Kaynak Site (Tirmizî, Daavât 79 ; Ebû Davûd, Tatavvû‘ 10; Nesâî, Mevâkît 35, 40)
212- Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Ezan ile kamet arasında yapılan dua geri çevrilmez.”
Tirmizi Sunen-i Tercüme Abdullah Parlıyan Namaz Bölüm / 158
Allah (c.c) buyurmuştur ki: Kim bana duâ etmezse ona gadab ederim.” (İbn Mâce, Duâ, 1; İbn Hanbel, III, 477)
Dua İbadetin Özdür Tirmizi, Daavat 1 Tirmizî Tefsir Gâfir (2973)
🌹 Kur'an-ı Kerim'den Duaları
Rabbimizin sayısız dualar içinden bizim için seçip Kur'an-ı Kerimle bize ulaştırdığı örnek ve özel dualardır.
Dua nasıl yapılır sorusunun cevabini biz bu örnek dualardan öğreniriz.
Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez.
Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.
Allah'a korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin.
Muhakkak ki iyilik edenlere Allah'ın rahmeti çok yakındır. (Araf Suresi - 55 - 56)
Nuh (a.s.) ve diğer Rasul Nebi ve Müminlerin , İslâm düşmanlarına karşı Allah’ın yardım etmesini;
kendisinin, anne-babasının ve bütün mü’minlerin bağışlanmasını istemekte, zalimlere de beddua etmektedirler
Dolayısıyla biz, bu dua örneklerinden; kendimiz için dua ettiğimiz gibi yakınlarımız ve mü’minler için de dua etmemizi,
insanlara zulmedenlere beddua edebileceğimizi öğreniyoruz.
Kuran'da, yıllar boyunca, örnek bir kararlılıkla kavmini tevhid dinine çağıran Nuh'un (a.s.) sabrından övgü ile bahsedilir.
Nuh (a.s.) kendisine ve yanındaki müminlere düşmanlık gösteren kavmine karşı kararlılıkla mücadele etmiştir.
Nuh'un (a.s.) içinde bulunduğu her türlü durumda Allah'a yönelmesi,
O'nun yardımını umarak samimiyetle dua etmesi ise müminler için büyük bir örnektir.
İbrahim peygamberin (a.s) dualarında Allah’tan şunlar istenmiştir:
– Hikmet, ●
– Salihler arasında olma, ●
– Salih / Müslüman evlat,
– İbadetlerinin kabul edilmesi, ●
– Dualarının kabul edilmesi,
– Neslinin Müslüman olması, ●
– İman ve İslâm’da sebat,
– Tövbesinin kabul edilmesi, ●
– Affedilmesi. ●
İbrahim peygamber, kendisi için dua ettiği gibi, anne babası
nesli ve bütün mü’minler için de dua etmiş,
kendisi gibi onların mü’min olmalarını, imanda sebat etmelerini ve ahirette bağışlanmalarını istemiştir.
Bu dualar Kur’ân’da
zikredilmek suretiyle biz mü’minlere yol gösterilmiş, nasıl dua edeceğimiz, duada neler isteyeceğimiz öğretilmiştir.
Kur'an-ı Kerim'de Peygamberlerin ve Müminlerin Duaları
Allah'tan (c.c) ne İsteyeceğimiz ve Nasıl Dua Edeceğimiz Konusunda Bize Yol Göstermektedir
(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım isteriz. (Fatiha Suresi -5) bu ayeti Kerime gereğince
Aracısız Hiç Kimsenin Hatrını Araya Sokmadan Ne İsteyeceksek Direk Allah Subhanehu ve Teale'dan
İstememizi ve Dua Etmemizi Bize Öğretmektedir..
ve Selamu alal mureslin vel Hamdulillahi Rabbil Alemin
eraykitap.com
En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.
Allah'a korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin.
Muhakkak ki iyilik edenlere Allah'ın rahmeti çok yakındır. (Araf Suresi - 55 - 56)


