

🌹 "Haccı ve umreyi Allah için tam yapın. Eğer (bunlardan) alıkonursanız kolayınıza gelen kurbanı gönderin. Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin..." (Bakara Suresi - 196)
🌹 Şüphe yok ki, Safa ile Merve Allah'ın koyduğu nişanlardandır. Her kim Beytullah'ı ziyaret eder veya umre yaparsa onları tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. (Bakara Suresi - 158)
🌹 "Onların (kurbanlıkların) ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye..." (Hac Suresi - 37)
🌹 "Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir şekilde Allah'ı (zikir ve dua ile) anın..." (Bakara Suresi - 200)


İbadete niyet dil ile ifade edilirken, en uygunu kişinin niyetini kendi diliyle ifade etmesidir. Yani niyetin Arapça olarak söylenmesinin dinen herhangi bir gerekliliği veya zorunluluğu söz konusu değildir. Bu yüzden hac ibadeti esnasında da hacılarımızın tavaf ve sa’y gibi hac menasiki ile ilgili niyetlerini Türkçe olarak yapmalarını tavsiye ediyoruz.
Aynı şekilde başka dilleri konuşan hacıların da niyetlerini kendi dilleri ile ifade etmeleri daha uygundur. Bu sebeple Türkçe olarak hazırlanan bu kitapçıkta niyetler kısa olarak Türkçe cümlelerle ifade edilmiştir. Hacı adayları niyetlerini bu ifadelerle yapabilirler. Bununla birlikte niyetlerini Arapça ifadelerle dile getirmek isteyenler için niyetlerin Arapçaları da verilmiştir.





[1]:




بِسْمِ اللهِ، واَلْحَمْدُ ِللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ







“Allah (c.c) buyurmuştur ki: Kim bana duâ etmezse ona gadab ederim.” (İbn Mâce, Duâ, 1; İbn Hanbel, III, 477)
3477- Fedâle b. Ubeyd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasulullah (s.a.v) "... şöyle buyurdu: “Sizden biriniz namaz kıldığında Allah’a hamd ve sena ile başlayıp Peygamber (s.a.v)’e salat ve selam getirip sonra dilediği şekilde duâsını yapsın



اللَّهُ أكْبَرُ كَبيِراً وَالْحَمْدُ لِلَّهِ كَثيِراً وَ سُبْحاَنَ اللَّهِ بُكْرَةً وَ اَصيِلاً
لاَ اِلٰهَ اِلاَّ ٱللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ ٱلْمُلْكُ وَلَهُ ٱلْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ ٱلْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّاۜ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ
رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ وَاَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ
رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاعْفُ وَتَكَرَّمْ وَتَجَاوَزْ عَمَّاتَعْلَمُ اِنَّكَ تَعْلَمُ مَاﻻَنَعْلَمُ اَنْتَ الْأَعَزُّالْأَكْرَمُ
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَسْأَلُكَ مِنَ الْخَيْرِ كُللِّهِ عَاخِلِهَ وَاَجِلِهِ مَاعَلِمْتُ مِنْهُ وَمَا لَمْ اَعْلَمْ
وَاَعُوذُبِكَ مِنَ شَّرِّ كُلِّهِ عَاخِلِهَ وَاَجِلِهِ مَاعَلِمْتُ مِنْهُ وَمَا لَمْ اَعْلَمْ
وَاَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ وَمَا قَرَّبَ اِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ اَوْعَمَلٍ
وَاَعُوذُبِكَ مِنَ النَّارِ وَمَا قَرَّبِ اِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ اَوْعَمَلٍ
وَاَسْأَلْكَ خَئْرَ مَاسَأَلَكَ عَبْدُكَ وَرَسُولُكَ مُحَمَّدٌ وَاَعُذُبِكَ مِنْ شَّرِّ مَا اسْتَعَاذَ مِنْهُ عَبْدُكَ
وَرَسُو لُكَ مُحَمَّدْ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلِّمَ
اَللّٰهُمَّ اغْفِرْلِى مَغْفِرَةً تُصْلِحُ بِهَا شَأْنِى فِى الدَّارَيْنَ وَارْحَمْنِى رَحْةً اَسْعَدُ بِهَا
فِى الدَّارَيْنَ وَتُبْ عَلَىَّ تَوْبَةً نَصُوحًا ﻻَاَنْكُثُهَا اَبَدًا وَأَلْزِمْنِى الْاِسْتِقَامَةً ﻻَاَزِيغُ عَنْ هَا اَبَدًا
ﻻَاِلَهَ اِلَّااللَّهُ وَحْدَهُ اَنْجَزَوَعْدَهُ عَبْدَهُ وَهَزَمَ الْأَحْزَابَ وَحْدَهُ
ﻻَاِلَهَ اِلَّااللَّهُ وَﻻَنَعْبُدُاِلَّااِيَاهُ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِينَ وَلَوْكَرِهَ الْكَافِرُونَ




Bize hac ve umre ilgili vazifelerimizi göster, tövbelerimizi kabul et. şüphesiz sen, tövbeleri çok kabul eden ve çok merhametli olansın. Rabbim! Bizi bağışla, bize merhamet et, kereminle bizi affet. Bilmediklerimizi de, kusurlarımızı da sen biliyorsun, onları affet. Çünkü sen güç ve kerem sahibisin. Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver, âhirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru.
Allahım! Senden, bildiğim ve bilmediğim geçmiş ve gelecekteki tüm hayırları niyaz ediyorum. Bildiğim ve bilmediğim, geçmiş ve gelecekteki tüm şerlerden de sana sığınıyorum. Senden cenneti ve ona ulaştıracak her türlü söz ve ameli bana nasip etmeni diliyorum. Cehennemden ve ona götürecek her türlü söz ve amelden de sana sığınıyorum.
Allahım! Kulun ve Resulun Muhammed (a.s)’in senden istediği bütün hayırlardan ben de istiyorum. Kulun ve Resulun Muhammed (a.s)’in Sana sığındiği bütün şerlerden ben de sana sığnıyorum. Allahım! Beni öyle bir bağışla ki, iki cihanda da durumum düzelsin. Bana öyle bir rahmet et ki, iki cihanda da mutlu olayım.
Öyle içten bir tövbe nasip et ki onu bir daha ebediyen bozmayayım ve bana öyle bir istikamet ver ki ebediyen bu doğrultudan sapmayayım. Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. O, tektir. Sözünü yerine getirmiş, kuluna yardım etmiştir. Tek başına düflmanlarını hezimete uğratmıştır. Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Kâfirlerin hoşuna gitmese de biz, yalnızca O’na ibadet eder, yalnızca O’na itaat ederiz.




لاَ إلَهَ إللَّهُ الْواَحِدُ الْفَرْدُ الصَّمَدُ الَّذِي لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ، وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ
رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنزَلَتْ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا
رَّبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلإِيمَانِ أَنْ آمِنُواْ بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا
رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الأبْرَارِ
رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلاَ تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ
اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ ل۪ي مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ ، وَمَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ
وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ بِه۪ مِنّ۪ي ، أَنْتَ المُقَدِّمُ ، وَأَنْتَ المُؤَخِّرُ، وَأَنْتَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ﻵ إِلَهَ إِلاَّ اَنْتَ
أللَّهُمَّ عاَفِنيِ فيِ بَدَنِى أللَّهُمَّ عاَفِنيِ فيِ سَمْعيِ أللَّهُمَّ عاَفِنيِ فيِ وَبَصَرِي ﻵ إِلَهَ إِلاَّ اَنْتَ
أللَّهُمَّ اسْتُرْعَوْرَاتِى وَاَمِنْ رَوْعَاتِى وَاحْفَظْنِى مِنْ بَيْنِ يَدَىَّ وَمٍنْ خلْفِى وَعَنْ يَمِينِي وعَنْ شِمَالِى وَمِنْ فَوْقِى وَاَعُذُبِكَ
أللَّهُمَّ مِنْ اَنْ اُغْتَالَ مِنْ تَحْتِى
أللَّهُمَّ اجْعَلِى مِنَ الَّذِينَ اِذَااَحْسَنُوا اسْتَبْثَرُوا وَاِذَااَسَاءُوااسْتَغْفَرُوا
رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاعْفُ وَتَكَرَّمْ وَتَجَاوَزْ عَمَّاتَعْلَمُ اِنَّكَ تَعْلَمُ مَاﻻَنَعْلَمُ اَنْتَ الْأَعَزُّالْأَكْرَمُ
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
لاَ اِلٰهَ اِلاَّ ٱللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ ٱلْمُلْكُ وَلَهُ ٱلْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ ٱلْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
ﻻَاِلَهَ اِلَّااللَّهُ وَحْدَهُ اَنْجَزَوَعْدَهُ عَبْدَهُ وَهَزَمَ الْأَحْزَابَ وَحْدَهُ





Allahım! Gizli veya aç›k olarak geçmişte işlediğim ve gelecekte işleyebileceğim ve senin benden daha iyi bildiğin bütün günahlarımı bağışla. Sen dilediğini öne alır dilediğini geri bırakırsın. Senin her şeye gücün yeter. Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Allahım! Bedenime sağlık ve afiyet ver, Allahım! Kulağıma sağlık ve afiyet ver, Allahım! Gözüme sağlık ve afiyet ver. Senden başka hiçbir ilâh yoktur.
Allahım! Ayıplarımı ört, korktuklarımdan emin eyle. Beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden (gelebilecek her türlü tehlikeye kaşı) muhafaza buyur. Allahım! Ansızın altımızdan gelecek bir tehlike ile helâk olmaktan da sana siğinirim. Allahım! Beni, güzellikler işleyip müjdesine nail olanlardan, kötülük işlediklerinde de bağışlanma dileyenlerden eyle! Rabbim! Bizi bağışla, bize merhamet
Rabbim! Bizi bağışla, bize merhamet et, kereminle bizi affet. Bilmediklerimizi de, kusurlarımız da sen biliyorsun, onları affet. Çünkü Sen güç ve kerem sahibisin.
Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver, âhirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru. (Bakara Suresi - 201) Allâh'dan başka hiçbir ilah yoktur. Ancak tek o vardır. Onun ortağı yoktur. Öldürür ve diriltir. O diridir, ölmez. Hayır, onun yed-i kudretindedir. O, her şeye kaadirdir." Tirmizi, (5/291); Hâkim, (1/538); Elbâni, Sahih-i İbn-i Mâce (2/21); Sahih-i Tirmizi (3/152) Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. O, tektir. Sözünü yerine getirmiş, kuluna yardım etmiştir. Tek başına düşmanlarını hezimete uğratmıştır.




لاَ إلَهَ إللَّهُ الْواَحِدُ الْفَرْدُ الصَّمَدُ لَمْ يَتَّخِذْ صاَحِبَةً وَلاَ وَلَداً وَلَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِّ وَ كَبِّرْهُ تَكْبِيراً
رَبَّـنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق۪ينَ اِمَاماً
رَبِّ اغْفِرْ وارْحَمْ، وَاعْفُ وَتَكَرَّمْ وَتَجاَوَزْ عَمَّا تَعْلَمْ، إنَّكَ تَعْلَمُ ماَ لاَ نَعْلَمْ إنَّكَ أنْتَ اللَّهُ الْأَعَزُّ الْأَكْرَمُ
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
رَبِّ هَبْ لِي مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاءِ
رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلاَةِ وَمِنْ ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءَ
رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ
رَبِّ "... فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ أَنتَ وَلِيِّي فِي الدُّنُيَا وَالآخِرَةِ تَوَفَّنِي مُسْلِمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ
رَّبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا
اَللّٰهُمَّ إنّ۪ي أَسْأَلُكَ حُبَّكَ وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ وَالْعَمَلَ الَّذ۪ي يُبلِّغُن۪ي حُبَّكَ
اَللّٰهُمَّ حَبِّبْ إِلَيْنَا الْإِيمَانَ وَزَيِّنْهُ فِي قُلُوبِناَ وَكَرِّهْ إِلَيْنَا الْكُفْرَ وَالْفُسُوقَ وَالْعِصْيَانَ وَاجْعَلْنَا مِنَ الرَّاِشدِينَ
اَللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لاَ اِلَهَ اِلاَّ اَنْتَ خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَاَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ
اَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلاَّ أَنْتَ















[1]: 3544- Enes (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), mescide girdi ve bir adam namaz kılmış duâ ediyor ve duâsında şöyle diyordu: “Ey Allah’ım senden başka ilah yoktur, ancak sen varsın sen bol bol verensin.” Ey göklerin ve yerin yoktan var edicisi, Ey Celal ve ikram sahibi” Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): “Onun Allah’a ne ile duâ ettiğini biliyor musunuz?” diye sordu sonra kendisi: “O kimse Allah’a ismi azam duâsıyla duâ etmiştir. Bununla duâ edildiğinde Allah kabul eder ve bu duâlarla istenildiğinde Allah verir” (Tirmizi Tercume Abdullah Parlıyan Dua Bölümleri / 100)



لَااِلٰهَ اِلاَّالله ُ اَلْمَلِكُ الْحَقُّ الْمُبِينُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ صَادِقُ الْوَعْدِ اْلاَمِين
سُبْحَانَكَ مَا عَبَدْنَاكَ حَقَّ عِبَادَتِكَ يَااَللَّهُ

سُبْحَانَكَ مَا شَكَرْنَاكَ حَقَّ شُكْرِكَ يَااَللَّهُ

للّٰهُمَّ اَحْيِنِى عَلَى سُنَّةِ نَبَيِّكَ وَتَوَفَّنِى عَلَى مِلَّتِهِ وَعِذْنِى مِنْ مُضِلَّاتِ الفِتَنِ
سُبْحَانَ اللَّهِ عَدَدَ خَلْقِهِ



اللَّهُمَّ اجْعَل فِي قَلْبِي نُوراً، وَفِي سَمْعِي نُوراً، وَفِي بَصَرِي نُوراً، وَفِي لِسَانِي نُوراً
وَ عَنْ يَمِينِي نُوراً، وَمِنْ فَوْقِي نُوراً، وَاجْعَلْ فِي نَفْسيِ نُوراً، وَ عَظِّم ليِ نُوراً
اَللّٰهُمَّ انْفَعْن۪ي بِمَا عَلَّمْتَن۪ي وَعَلِّمْن۪ي مَا يَنْفَعُن۪ي وَارْزَقْنِى عِلْمًا تَنْفَعُنِى بِهِ
اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي وَوَسِّعْ لِي فِي داَرِي وَبا َرِكْ لِي فِي رِزْقِي
اَللّٰهُمَّ أَحْسِنْ عَاقِبَتَنَا فِي اْلأُمُورِ كُلِّهَا وَأَجِرْنَا مِنْ خِزْيِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ اْلآخِرَةِ
... ...
رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاعْفُ وَتَكَرَّمْ وَتَجَاوَزْ عَمَّاتَعْلَمُ اِنَّكَ تَعْلَمُ مَاﻻَنَعْلَمُ اَنْتَ الْأَعَزُّالْأَكْرَمُ
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ


Lâ ilahe illallahül melikül Hakkul Mübin Muhammedur Rasulullahi Sadikul vadil Emin










... ...









لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ الْعَلِىُّ الْعَظِيمُ

لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ الْبَدِ يعُ الْعَلِيمُ
سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ السَّمَوَاتِ السّبْعِ وَرَبِّ الْعَرْسِ الْعَظِيمِ
رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاعْفُ وَتَكَرَّمْ وَتَجَاوَزْ عَمَّاتَعْلَمُ اِنَّكَ تَعْلَمُ مَاﻻَنَعْلَمُ اَنْتَ الْأَعَزُّالْأَكْرَمُ
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا
أَنتَ وَلِيُّنَا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الْغَافِرِينَ وَاكْتُبْ لَنَا فِي هَذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ إِنَّا هُدْنَا إِلَيْكَ
لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
رَّبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ

رَبِّ ذِدْنِي عِلْماً وَالْحِقْنِى بِالصَّالِحِينَ
رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ

وَاجْعَلْنِي مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ



رَبَّـنَا ظَلَمْنَٓا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ
رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا ف۪ٓي اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ

























اَللَّهُمَّ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَـادَةِ فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ، رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ وَمَلِيكَهُ
أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي، وَمِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَشِرْكِهِ
اَلَّلهُمَّ اِنِّى اَعُو ذُ بِكَ مِنَ الشَّكِّ وَالشِّرْكِ مِنَ الشِّقَاقِ وَالنِّفَاقِ وَسُوءِ الْاَخْلَاقِ
اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنَ الْإِثْمِ وَمِنْ عَذَابِ النَّارِ
وَمِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَمِنْ فِتْنَةِالْغِنَى وَفِتْنَةِ الْفَقْرِ
اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنْ جَهْدِ الْبَلَاءِ و َدَرْكِ الشَّقَاءِ وَسُءِالْقَضَاءِ وَشَمَاتَةِ الْأَعْدَاءِ
اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنْ جَهْدِ الْبَلَاءِ و َدَرْكِ الشَّقَاءِ وَسُءِالْقَضَاءِ وَشَمَاتَةِ الْأَعْدَاءِ
اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنْ زَوَالِ نِعْمَتِكَ وَتَحَوُّلِ عَافِيَتِكَ وَفُجَاءَةِ نِقْمَتِكَ وَجَمِيعِ سَخَطِكَ
اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنَ الْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ

اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمَّ والحَزَنِ وَمِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَالْقَسْوَةِ وَالْغَفْلَةِ والذِّلَّةِ وَالْمَسْكَنَةِ
اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنْ يَوْمِ السُّؤِ وَمِنْ لَيْلَةِ السُّؤِ وَمِنْ سَاعَةِ السُّؤِ وَمِنْ صَاحِبِ السُّؤِ وَمِنْ جَارِ السُّؤِ
اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَعُوذُ بِكَ مِنْ اَنْ اَظْلِمَ اَوْ اُظْلَمَ
رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاعْفُ وَتَكَرَّمْ وَتَجَاوَزْ عَمَّاتَعْلَمُ اِنَّكَ تَعْلَمُ مَاﻻَنَعْلَمُ اَنْتَ الْأَعَزُّالْأَكْرَمُ
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
لاَ اِلٰهَ اِلاَّ ٱللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ ٱلْمُلْكُ وَلَهُ ٱلْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ
وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ ٱلْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ



















لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ الْعَظِيمُ الْحَلِيمُ
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمُ
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ
رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاعْفُ وَتَكَرَّمْ وَتَجَاوَزْ عَمَّاتَعْلَمُ اِنَّكَ تَعْلَمُ مَاﻻَنَعْلَمُ اَنْتَ الْأَعَزُّالْأَكْرَمُ
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ










Tags
Hadis-i
Şerif'ten
Dualar
Dua - Dualar
Kur'an-ı Kerimden Dualar
Hadis-i Şerif'ten Dualari
Ku'an-dan Hadisten Dualar
Diyanet Meali Hadis MealiHadis-i Şerif'ten Dualari
Mü'minlere Tavsiye Duaları
Dualar Arapça ve Türkçe

Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir (Mü'min Suresi - 60)

Allah Teâlâ’nın kabul etmesini isteyen kimse, sıkıntısız günlerde çok duâ etsin.” (Tirmizî - Duâ - 9)
Dualar Hakkında Kısa Açıklamalar
Rabbiniz şöyle buyurdu Bana dua edin kabul edeyim
Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir (Mü'min Suresi - 60)
Rasûlullah (a.s) şöyle buyurdu: “Sıkıntılı ve kederli zamanlarda yaptığı duâları
Allah Teâlâ’nın kabul etmesini isteyen kimse, sıkıntısız günlerde çok duâ etsin.” (Tirmizî - Duâ - 9)
Hangi Dua Daha Çok Kabul Edilir? Gecenin son saatlerinde ve farz namazlardan sonra yapılan dua.
Ebû Ümâme radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e: - Hangi dua daha çok kabul edilir?, diye sordular.
- Gecenin son saatlerinde ve farz namazlardan sonra yapılan dua, buyurdu.
Kaynak Site (Tirmizî, Daavât 79 ; Ebû Davûd, Tatavvû‘ 10; Nesâî, Mevâkît 35, 40)
212- Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Ezan ile kamet arasında yapılan dua geri çevrilmez.”
Tirmizi Sunen-i Tercüme Abdullah Parlıyan Namaz Bölüm / 158
Allah (c.c) buyurmuştur ki: Kim bana duâ etmezse ona gadab ederim.” (İbn Mâce, Duâ, 1; İbn Hanbel, III, 477)
Dua İbadetin Özdür Tirmizi, Daavat 1 Tirmizî Tefsir Gâfir (2973)
🌹 Kur'an-ı Kerim'den Duaları
Rabbimizin sayısız dualar içinden bizim için seçip Kur'an-ı Kerimle bize ulaştırdığı örnek ve özel dualardır.
Dua nasıl yapılır sorusunun cevabini biz bu örnek dualardan öğreniriz.
Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez.
Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.
Allah'a korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin.
Muhakkak ki iyilik edenlere Allah'ın rahmeti çok yakındır. (Araf Suresi - 55 - 56)
Nuh (a.s.) ve diğer Rasul Nebi ve Müminlerin , İslâm düşmanlarına karşı Allah’ın yardım etmesini;
kendisinin, anne-babasının ve bütün mü’minlerin bağışlanmasını istemekte, zalimlere de beddua etmektedirler
Dolayısıyla biz, bu dua örneklerinden; kendimiz için dua ettiğimiz gibi yakınlarımız ve mü’minler için de dua etmemizi,
insanlara zulmedenlere beddua edebileceğimizi öğreniyoruz.
Kuran'da, yıllar boyunca, örnek bir kararlılıkla kavmini tevhid dinine çağıran Nuh'un (a.s.) sabrından övgü ile bahsedilir.
Nuh (a.s.) kendisine ve yanındaki müminlere düşmanlık gösteren kavmine karşı kararlılıkla mücadele etmiştir.
Nuh'un (a.s.) içinde bulunduğu her türlü durumda Allah'a yönelmesi,
O'nun yardımını umarak samimiyetle dua etmesi ise müminler için büyük bir örnektir.
İbrahim peygamberin (a.s) dualarında Allah’tan şunlar istenmiştir:
– Hikmet, ●
– Salihler arasında olma, ●
– Salih / Müslüman evlat,
– İbadetlerinin kabul edilmesi, ●
– Dualarının kabul edilmesi,
– Neslinin Müslüman olması, ●
– İman ve İslâm’da sebat,
– Tövbesinin kabul edilmesi, ●
– Affedilmesi. ●
İbrahim peygamber, kendisi için dua ettiği gibi, anne babası
nesli ve bütün mü’minler için de dua etmiş,
kendisi gibi onların mü’min olmalarını, imanda sebat etmelerini ve ahirette bağışlanmalarını istemiştir.
Bu dualar Kur’ân’da
zikredilmek suretiyle biz mü’minlere yol gösterilmiş, nasıl dua edeceğimiz, duada neler isteyeceğimiz öğretilmiştir.
Kur'an-ı Kerim'de Peygamberlerin ve Müminlerin Duaları
Allah'tan (c.c) ne İsteyeceğimiz ve Nasıl Dua Edeceğimiz Konusunda Bize Yol Göstermektedir
(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım isteriz. (Fatiha Suresi -5) bu ayeti Kerime gereğince
Aracısız Hiç Kimsenin Hatrını Araya Sokmadan Ne İsteyeceksek Direk Allah Subhanehu ve Teale'dan
İstememizi ve Dua Etmemizi Bize Öğretmektedir..
ve Selamu alal mureslin vel Hamdulillahi Rabbil Alemin
eraykitap.com
En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.
Allah'a korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin.
Muhakkak ki iyilik edenlere Allah'ın rahmeti çok yakındır. (Araf Suresi - 55 - 56)


