ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
   Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla    Hadis Fihristi veya Konularına Göre Hadis Meali
Eraykitaptan Büyük Hizmet: Konularına Göre Hadis Meali veya Hadis Fihristi • A'dan • Z'ye Hizmetinize Sunmuştur



Konularına Göre Hadis Meali veya Hadis Fihristi       A         Harfi ile Başlayan Konular

ANA BABAYA İYİKİK

Ana Baba Duası Ana ve Babaya İyi Davranmak Hakkındaki Ayeti Kerimler

Cenâb-ı Hak, kendi haklarından sonra anne-babaya iyi ve güzel davranmayı ilk sırada zikrederek şöyle emreder:

“Allâh’a ibâdet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabâya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve mâliki bulunduğunuz kimselere iyi davranın…” (Nisâ Suresi - 36)

“Biz insana, ana-babasına iyi davranmasını vasiyet ettik! Çünkü anası, onu nice sıkıntılara katlanarak (karnında) taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. (İşte bunun için:) «Önce Bana, sonra da ana-babana şükret!» diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş ancak Banadır.” (Lokmân Suresi - 14)



Ana Baba Duası Anne ve Babaya İyi Davranmak Hakkındaki Hadis-i Şerifler

“Allah Teâlâ’nın rızâsı, anne ve babayı hoşnut ederek kazanılır. Allah Teâlâ’nın gazabı da anne ve babayı öfkelendirmek sûretiyle celbedilir.” (Tirmizî, Birr, 3/1899)

“Ana-babasına iyilik edene ne mutlu! Allah Teâlâ onun ömrünü ziyâdeleştirsin!” (Heysemî, VIII, 137)

Ebû Cafer'den rivayet edildiğine göre, Ebû Hüreyre'nin şöyle dediğini işitmiştir: Resulullah (as) buyurdu ki; «— Üç kimsenin; duası, makbul dualardır, bunların kabul edilişinde şüphe yoktur: Zulme uğrayanın duası, yolcunun (misafirin) duası, ana-babanın çocuklarına duası.»
Darul Kitap İslam Ansiklopedisi A. Fikri YAVUZ, İmam Buhari’nin Derlediği Ahlak Hadisleri (Edeb-ül Müfred), Sönmez Neşriyat:Ana - Babanın Duası 1/41-42.Ebu Davud; C. 8, S. 195. (8) Kitabu's-Salât, (29) Din kardeşinin ardından dua etmek babı.




Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e: −Amellerin hangisi Allah Azze ve Celle’ye daha sevgilidir? diye sordum. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Vaktinde kılınan namazdır.” Sonra hangisidir? dedim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Ana babaya iyilik etmektir.” Sonra hangisidir? dedim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Allah’ın yolunda cihad etmektir.”
Buhari 13/5973, Müslim 137/85




Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Hiçbir çocuk babasının hakkını ödeyemez! Ancak onu köle olarak bulur da satın alarak hürriyetine kavuşturursa babalık hakkını ödemiş olur.”
Müslim 1510/25, Buhari Edebü’l-Müfred 10




Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin! Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasını ziyareti yapsın! Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse ya hayır konuşsun veya sussun!”
Buhari 13/6100




Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Kuşkusuz ki Allah, yaratma işini bitirdiğinde akrabalık bağı Allah’ın huzurunda durarak: −Burası akrabalık münasebetlerini kesmekten Sana sığınanların makamıdır, dedi. Allah-u Teâlâ’da: −Evet öyledir. Sen, seni koruyup gözeteni, Benim gözetmeme seninle ilgisini kesenden Benim de ilgimi kesmeme razı olur musun? diye sordu. Akrabalık bağı: −Ey Rabbim! Bilakis razı olurum, dedi. Bunun üzerine Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu: −Sana bu hak verilmiştir.” Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunları anlattıktan sonra şöyle buyurdu: “İsterseniz şu ayetleri okuyunuz.”

فَهَلْ عَسَيْتُمْ إِنْ تَوَلَّيْتُمْ أَنْ تُفْسِدُوا فِي الْأَرْضِ وَتُقَطِّعُوا أَرْحَامَكُمْ أُوْلَئِكَ الَّذِينَ لَعَنَهُمُ اللهُ فَأَصَمَّهُمْ وَأَعْمَى أَبْصَارَهُمْ

  • “Demek ki sizler iş başına gelecek olursanız, yeryüzünde fesat çıkaracak ve akrabalık bağlarını keseceksiniz öyle mi? İşte bunlar, Allah’ın kendilerini lânetlediği, sağır yaptığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir!” (Muhammed Suresi - 22, 23)
    Buhari 13/5987, Müslim 2554/16




  • Başka bir hadiste Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi: “…Allah şöyle buyurdu: −(Ey akrabalık bağı!) Kim sana bağlı kalırsa, Ben de ona bağlı kalırım. Kim seninle ilgiyi keserse, Ben de onunla ilgiyi keserim!”
    Buhari 13/5988




    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Bir adam, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve: −İnsanlar arasında kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Annen’dir.” Adam: −Sonra kimdir? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Annen’dir.” Adam: −Sonra kimdir? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Annen’dir.” Adam: −Sonra kimdir? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Baban’dır.”
    Buhari 13/5974, Müslim 2548/1




    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Bir adam: −Ya Rasulallah! Kendisine güzel sohbet etmeme en hakkı olan kimdir? dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Annendir, sonra annendir, sonra annendir, sonra babandır. Sonra da derece derece olan kimselerdir.” (Yani yakın akrabalarındır.)
    Müslim 2548/2




    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Burnu yerde sürünsün, burnu yerde sürünsün, burnu yerde sürünsün! Sahabeler: −Ya Rasulallah! Kimin? dediler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Ana babasına, ikisinden birine yahut her ikisine birden ihtiyarlık zamanlarına yetişip de cennete giremeyen kimsenin.”
    Müslim 2551/9, Buhari Edebü’l-Müfred 21




    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Bir adam şöyle dedi: −Ya Rasulallah! Kuşkusuz ki, benim akrabalarım var. Ben onları ziyaret ediyorum, onlar benimle alakayı kesiyorlar! Ben onlara iyilik ediyorum, onlar bana kötülük ediyorlar! Ben onlara anlayışlı yumuşak davranıyorum, onlar bana kaba ve cahilce davranıyorlar! Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Eğer hakikaten sen söylediğin gibi isen, sen onlara ancak kızgın kül yedirmektesin. Sen bu hal üzere devam ettiğin müddetçe senin yanında da muhakkak Allah tarafından onların ezalarını def eden bir yardımcı bulunmakta devam edecektir.”
    Müslim 2558/22




    Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Kim rızkının çoğalmasını ve ömrünün uzamasını isterse akraba ziyareti yapsın!”
    Buhari 13/5986, Müslim 2557/20




    Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Ebu Talha (Radiyallahu Anh) Medine’de Ensarın hurma bahçesi yönünden en varlıklısı idi. Ebu Talha (Radiyallahu Anh)’ın en sevdiği malı da mescidin karşısındaki Beyruha adlı hurma bahçesiydi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu bahçeye girer oradan tatlı su içerdi. Ebu Talha (Radiyallahu Anh), “Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe erişemezsiniz! Her ne infak ederseniz şüphesiz ki Allah onu bilir.” Ayeti inince Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına gelerek: −Ya Rasulallah! Allah sana: “Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe erişemezsiniz! Her ne infak ederseniz şüphesiz ki Allah onu bilir.” Ayetini gönderdi. Benim en sevdiğim malım ise Beyruha adlı bahçedir. O, Allah için sadakadır. Allah’tan onun sevabını ve ahiret azığı olmasını isterim. Burayı Allah’ın sana gösterdiği şekilde kullan, dedi. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Ne hoş, bu büyük bir şeydir! İşte bu kazançlı bir maldır. İşte bu kazançlı bir maldır. Kuşkusuz ki ben seni dediğini işittim. Ben bu bahçeyi akrabalarına vermeni uygun görüyorum.” −Ebu Talha öyle yapayım Ya Rasulallah! dedi ve bahçeyi akrabaları ve amca çocukları arasında taksim etti.
    Buhari 3/1387, Müslim 998/42




    Abdullah bin Amr bin As’ (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir: “Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gelerek: −Ben Allah’tan ecir isteyerek hicret ve cihad etmek üzere sana biat ediyorum, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Annen ve babandan sağ olanı var mıdır?” Adam: −Her ikisi de sağdır, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Böyle iken sen Allah’tan ecir mi istiyorsun?” Adam: −Evet deyince Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Öyle ise Annenin ve babanın yanına dön ve onlara güzel sohbet et!”
    Müslim 2549/6




    Abdullah bin Amr bin As’ (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bir adam gelip cihad için izin istedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Annen ve baban sağ mıdır?” Adam: −Evet, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Öyleyse o ikisi için cihad et!”
    Buhari 6/2801, Müslim 2549/5




    Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Akrabalık bağını gözeten, (yapılan iyiliğe karşılık vererek) mükâfatlandıran kimse değildir! Ama asıl akrabalık bağını gözeten kişi, akrabalık bağı kopartıldığı halde kendisi onu gözeten kimsedir.”
    Buhari 13/5990




    Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Akrabalık bağı arşa tutunarak şöyle demiştir; Beni gözeteni Allah gözetsin. Benimle ilgisini keseni, Allah da onunla ilgisini kessin!” Müslim 2555/17, Buhari 13/5988




    Mü’minlerin annesi Meymune Binti’l-Haris (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den izin almadan bir cariyeyi azad edip hürriyetine kavuşturdu. Nöbet günü gelip de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanına gelince: −Ya Rasulallah! Haberin var mı? Cariyemi azad ettim dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Gerçekten bunu yaptın mı?” Meymune Binti’l-Haris (Radiyallahu Anha): −Evet, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Eğer kuşkusuz ki, sen cariyeyi kendi dayılarına hediye etseydin ecrin daha büyük olurdu.”
    Buhari 5/2387, Müslim 999/44




    Ebu Bekir (Radiyallahu Anh)’ın kızı Esma (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanında annem müşrik olarak yanıma geldi. Bende Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e: −Annem geldi, benim kendisine iyi davranmamı umuyor. Anneme iyilik edebilir miyim? diye fetva sordum. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Evet, annene iyilik et.”
    Buhari 5/2410, Müslim 1003/50




    Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh)’ın karısı Zeyneb (Radiyallahu Anha) şöyle dedi: Ben mescidde idim Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i gördüm şöyle buyuruyordu: −“Ey Kadınlar topluluğu! Kendi ziynet eşyalarınızdan bile olsa sadaka veriniz!” Bunun üzerine ben kocam Abdullah’ın yanına dönüp: −Sen malı az bir adamsın. Kuşkusuz ki, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ise bize sadaka vermemizi emretti. Sen, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e git ve Ondan şunu sor: Kocama, himaye ve terbiyesinde bulunduğum kişilere infak etmem sadaka yerine geçer mi? Yoksa sizden başkalarına vereyim? dedim. Kocam Abdullah şöyle dedi: −Kendin git ve sor! Bunun üzerine kendim gidip Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kapısına varınca ensardan bir kadının da orada beklediğini gördüm onun maksadı da benimkinin aynı imiş. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in heybetinden içeriye girmeye çekinirdik. Derken Bilal geldi. Bizde Bilal’e: −Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e git de Ona iki kadın kapıda duruyor, sizden kendi kocalarına ve himayeleri altındaki yetimlere infak ettikleri sadaka yerine geçer mi diye soruyorlar de. Fakat bizim kim olduğumuzu da Ona haber verme! dedik. Bilal Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına girdi ve meseleyi sordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Onlar kimlerdir?” Bilal de: −Ensardan bir kadın ile Zeyneb’dir, dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Zeyneb’lerin hangisidir?” Bilal de: Abdullah’ın karısı cevabını verdi. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“O iki kadına, iki ecir vardır. Birisi akraba ecri diğeri de sadaka ecri.”
    Müslim 1000/45, Buhari 3/1394




    Herakl, Ebu Süfyan’a haber gönderip çağırtmış: −“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i kastederek O sizlere ne emrediyor? diye sormuş. Ebu Süfyan şöyle dedi: −O bize namaz kılmayı, sadaka vermeyi, iffetli olmayı ve akrabaya iyilik etmeyi emrediyor.”
    Buhari 13/5982




    Ebu Zer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Muhakkak ki, siz yakında bir yer fethedeceksiniz ki orada para birimi olarak dirhem ve dinar yerine kırat kullanılmaktadır.” Başka bir rivayette ise Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Siz kırat’ın kullanıldığı Mısır’ı fethedeceksiniz. Oranın halkına iyi davranmanızı tavsiye ediyorum! Çünkü onlarla aramızda bir akrabalık bir de hısımlık bağımız vardır.” Bir diğer rivayette ise Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Siz orayı fethettiğiniz zaman halkına iyi davranın zira onlara karşı hısımlık ve akrabalık bağımız vardır.”
    Müslim




    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir: “Sen yakın akrabalarını uyar!” Şuara Suresi 214. ayet indiği zaman, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kureyş’i çağırdı. Bunun üzerine onlar da toplandılar. Genel ve hususi ifadelerle şöyle buyurdu: −“Ey Ka’b ibni Luey oğulları! Nefislerinizi ateşten kurtarınız!” −“Ey Mürre ibni Ka’b oğulları! Nefislerinizi ateşten kurtarınız!” −“Ey Abdi Şems oğulları! Nefislerinizi ateşten kurtarınız!” −“Ey Abdi Menaf oğulları! Nefislerinizi ateşten kurtarınız!” −“Ey Haşim oğulları! Nefislerinizi ateşten kurtarınız!” −“Ey Abdulmuttalib’in oğulları! Nefislerinizi ateşten kurtarınız!” −“Ey Fatıma! Kendini nefsini ateşten kurtar! Çünkü sizi Allah’ın azabından kurtarmaya benim gücüm yetmez! Ama aramızdaki akrabalık bağından dolayı sizinle ilgimi kesmeyecek ve akrabalık haklarını yerine getireceğim.”
    Müslim 348/204




    Amr bin As’ şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den gizli değil açık olarak şöyle buyururken işittim: “Ebu fulanın ailesi benim dostlarım değildir! Benim dostlarım, Allah ve salih mü’minlerdir. Fakat babamın akrabalarının akrabalık bağı bulunduğu için kendileriyle ilgimi kesmeyip akrabalık haklarını yerine getireceğim.”
    Buhari 13/5989, Müslim 366/215




    Ebu Eyyub el-Ensari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bir adam geldi ve: −Beni cennete yaklaştıracak ve cehennemden uzaklaştıracak bir işe kılavuzluk yap ki o işi yapayım, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Allah’a ibadet edip O’na hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namazı kılar, zekâtı verir ve akrabalarına iyilik edersin.”
    Müslim 13/14, Buhari 13/5987




    Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi: “Benim nikâhım altında bir kadın vardı ve ben onu seviyordum. Babam ise onu kerih görüyor ve istemiyordu. Babam bana onu boşamamı emretti. Ben bundan imtina ettim. Müteakiben ben bu durumu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e zikrettim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Ey Abdullah bin Ömer! Karını boşa!” Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi: “Ben de karımı boşadım.”
    Tirmizi 1200, Ebu Davud 5138, İbni Mace 2088, Ahmed 2/20-157, Albani 7/136




    Ebu’d-Derda (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Adamın biri gelerek: −Benim bir karım var. Annem ise onu boşamamı emrediyor ne yapmalıyım? diye bana sordu. Ebu’d-Derda (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: −Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim şöyle buyuruyordu: −“Baba cennetin orta kapısıdır. Artık sen istersen o kapıyı bırak istersen muhafaza et.”
    Tirmizi 1961




    Bera bin Azib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Teyze, anne menzilesindedir.” Tirmizi - 1967

    Anneye, Babaya Karşı Gelmenin ve Akrabayla İlgiyi Kesmenin Haramlığı!
    Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

    فَهَلْ عَسَيْتُمْ إِنْ تَوَلَّيْتُمْ أَنْ تُفْسِدُوا فِي الْأَرْضِ وَتُقَطِّعُوا أَرْحَامَكُمْ أُوْلَئِكَ الَّذِينَ لَعَنَهُمُ اللهُ فَأَصَمَّهُمْ وَأَعْمَى أَبْصَارَهُمْ

  • “Demek ki sizler iş başına gelecek olursanız, yeryüzünde fesat çıkaracak ve akrabalık bağlarını keseceksiniz öyle mi? İşte bunlar, Allah’ın kendilerini lânetlediği, sağır yaptığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir!” (Muhammed Suresi - 22, 23 )
  • Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: )
    وَقَضَى رَبُّكَ أَلاَّ تَعْبُدُوا إِلاَّ إِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ الْكِبَرَ أَحَدُهُمَا أَوْ كِلاَهُمَا فَلاَ تَقُل لَّهُمَآ أُفٍّ وَلاَ تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلاً كَرِيمًا وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُل رَّبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا
  • “Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, annenize ve babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine öf! bile deme! Onları azarlama! İkisine de güzel söz söyle! Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de Sen onlara (öyle) rahmet et (diyerek dua et!)” (İsra Suresi - 23, 24 )


  • Ebu Bekre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç kere şöyle buyurdu: “Büyük günahların en büyüğünü size haber vereyim mi?” Biz de: −Evet, ya Rasulallah! dedik. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dayanmakta iken oturdu ve şöyle buyurdu: −"Allah’a şirk koşmak, ana babaya asi olmak! Dikkat bir de yalan yere şahitlik yapmaktır!” Ravi dedi ki: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu sözü o kadar tekrar etti ki biz keşke sussaydı diye arzu ettik.”
    Buhari 13/2442, Müslim 143/87




    Abdullah ibni Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Büyük günahlar şunlardır; Allah’a şirk koşmak, Ana babaya asi olmak, (Haksız yere) adam öldürmek ve Yalan yere yemin etmektir!”
    Buhari 14/6550




    Abdullah bin Amr bin As (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Bir kimsenin kendi annesine ve babasına sövmesi büyük günahlardandır!” Sahabeler: −Ya Rasulallah! İnsan hiç kendi annesine ve babasına söver mi? dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Evet, o kimse başka birinin babasına söver, o da onun babasına söver! O kişi başka birinin annesine söver, o da onun annesine söver!”
    Müslim 146/90




    Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Kuşkusuz ki, büyük günahların en büyüğü, kişinin kendi annesine ve babasına lanet etmesidir!” Sahabeler: −Ya Rasulallah! Bir insan kendi annesine ve babasına nasıl lanet eder? dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“O kimse başka birinin babasına söver, o da onun babasına söver! O kişi başka birinin annesine söver, o da onun annesine söver!”
    Buhari 13/5976




    Cubeyr bin Mut’im (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Akrabayla ilgisini kesen cennete giremez!” Buhari 13/5985, Müslim 2556/18 38) Muğire bin Şube (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Kuşkusuz ki, Allah size annelere asi olmayı, verilecek borcun men edilip verilmemesini, verilmeyen şeyin alınmasını ve kız çocuklarını diri diri toprağa gömmeyi haram kıldı! Ve yine Allah sizin için dedikoduyu, çok soru sormayı ve malı zayi etmeyi kerih gördü!” Buhari 13/5979


  • Ebu Hureyre (r.a.) şöyle anlatır:
    Allah Resulü'ne bir kimse geldi ve: Benim güzel hizmet ve ülfet etmeme insanlar içinde en layık ve en haklı olan kimdir? diye sordu. Allah Resulü: Anandır buyurdu. Sonra kimdir? dedi. Allah Resulü: Sonra anandır buyurdu. Sonra kimdir? dedi. Allah Resulü: Sonra anandır buyurdu. Sonra kimdir? deyince Allah Resulü: Sonra babandır, buyurdu.
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 4621



    Abdullah b. Amr b. As (r.a.) şöyle dedi:
    Bir adam cihada gitmek hususunda izin istemek için Peygamber'e (a.s.) geldi. Peygamber: Anan baban sağ mıdırlar? diye sordu. Evet, dedi. Peygamber: Şu halde sen (evvela) onlar için çalış buyurdu.
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 4623



    Ebu Hureyre'nin (r.a.) anlattığına göre:
    Cureyc, bir manastırda ibadet ediyordu. Derken annesi geldi. Humeyd dedi ki: Ebu Rafi', Allah Resulü'nün Cureyc'in annesinin, Cureyc'i çağırdığı sıradaki hâlini, kadının elini kaşının üstüne nasıl koyduğunu, sonra da oğlunu çağırırken başını nasıl kaldırdığını tarif etmesini Ebu Hureyre'nin nasıl gösterdiğini bize vasfetti. Sonra kadın: Ey Cureyc! Ben senin ananım. Benimle konuş dedi. Annesi ona namaz kılarken tesadüf etmişti. Bunun üzerine Cureyc: Allahım! Biri annem, biri namazım? diye düşündü ve neticede namazını tercih etti. Cevap alamayınca anası geri döndü. Sonra ikinci defa çağırmaya geldi ve: Ey Cureyc! Ben senin annenim; benimle konuş, dedi. Cureyc yine kendi kendine: Allahım! Annem ve namazım? dedi ve yine namazını tercih etti. Bunun üzerine annesi: Allahım! Şüphesiz ki bu benim oğlum Cureyc'dir. Kendisiyle konuştuğum halde o benimle konuşmaktan çekinmiştir. Allahım! Sen ona fahişeleri göstermedikçe canını alma, dedi. Allah Resulü: Eğer annesi onun aleyhine fitneye uğratılmasını dua etmiş olsaydı Cureyc muhakkak fitneye uğratılırdı, buyurdu. Allah Resulü devamla şöyle dedi: Bir koyun çobanı vardı ki bunun manastırına sığınırdı. Bir gün köyden bir kadın çıkmış. Çoban bu kadınla zina etmiş. Kadın gebe kaldı ve sonunda bir oğlan doğurdu. Kadına: Bu nedir? diye sorulduğunda kadın: Şu manastırın sahibindendir, dedi. Bunun üzerine halk baltaları ve çapaları ile manastıra geldiler ve Cüreyc'e seslendiler. Fakat onu namaz kılarken çağırdıkları için, Cüreyc onlarla konuşmadı. Bunun üzerine onun manastırını yıkmaya başladılar. Cüreyc bunu görünce onların yanına indi. Halk Cureyc'e: Şu kadına sor dediler. Cureyc, gülümsedi. Sonra da çocuğun başını eliyle sıvazlayıp: Senin baban kim? diye sordu. Çocuk: Babam koyun çobanıdır diye cevap verdi. Halk çocuktan bunu işittiklerinde: Biz senin manastırından yıktığımız yerleri altın ve gümüşle bina edelim dediler. Cureyc: Hayır, eskiden olduğu gibi onu tekrar topraktan yapınız deyip yukarıya çıktı.
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 4625[1]



    ANA BABAYA İYİLİK ve AKRABAYI ZİYARET

    314. Ebû Abdurrahman Abdullah İbni Mes`ûd radıyallahu anh şöyle dedi:
    Peygamber aleyhisselâm'a:
    - Allah'ın en çok beğendiği amel hangisidir? diye sordum.
    - "Vaktinde kılınan namazdır" diye cevap verdi.
    - Sonra hangi ibadet gelir? dedim.
    - "Ana ve babaya iyilik ve itaat etmek" buyurdu.
    - Daha sonra hangisi gelir? diye sordum.
    - "Allah yolunda cihâd etmek" buyurdu.
    Buhârî, Mevâkît 5, Cihâd 1, Edeb 1, Tevhîd 48; Müslim, Îmân 137-139. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 14, Birr 2; Nesâî, Mevâkît 51

    315. Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Hiçbir evlâd babasının hakkını ödeyemez. Şayet onu köle olarak bulur ve satın alıp âzâd ederse, babalık hakkını ödemiş olur. "
    Müslim, İtk 25. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 120; Tirmizî, Birr 8; İbni Mâce, Edeb 1

    316. Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Allah'a ve âhiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah'a ve âhiret gününe iman eden kimse akrabasına iyilik etsin. Allah'a ve âhiret gününe iman eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!"
    Buhârî, Edeb 85; Müslim, Îmân 74, 75. Ayrıca bk. Buhârî, Nikâh 80, Edeb 31, Rikak 23; Ebû Dâvûd, Edeb 123; Tirmizî, Kıyâmet 50; İbni Mâce, Edeb 4

    317. Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Allah Teâlâ varlıkları yaratma işini tamamlayınca, akrabalık bağı (rahim) ayağa kalkarak:
    - (Huzurunda) bu duruş, akrabalık bağını koparan kimseden sana sığınanın duruşudur, dedi.
    Allah Teâlâ:
    - Pekâlâ, seni koruyup gözeteni gözetmeme, seninle ilgisini kesenden rahmetimi kesmeme râzı değil misin? diye sordu.
    Akrabalık bağı:
    - Evet, râzıyım, dedi.
    Bunun üzerine Allah Teâlâ:
    - Sana bu hak verilmiştir, buyurdu.
    Bunları anlattıktan sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
    - İsterseniz (bunu doğrulayan) şu âyeti okuyunuz, buyurdu:
    "Ey münâfıklar! Siz iş başına geçecek olursanız, yeryüzünde fesat çıkarır, akrabalarla ilginizi kesersiniz, değil mi? İşte Allah'ın lânete uğrattığı, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimseler bunlardır" [Muhammed sûresi (47), 22-23].
    Buhârî, Tefsîru sûre 47, Edeb 13, Tevhîd 35; Müslim, Birr 16

    Buhârî'nin bir rivayetine göre Cenâb-ı Hak şöyle buyurdu:
    "Ey akrabalık bağı! Seni gözeteni gözetirim. Seninle ilgiyi kesenden ben de ilgimi keserim. "
    Buhârî, Edeb 13

    318. Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi:
    Bir adam Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e gelerek:
    - Kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu.
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
    - "Anan!" buyurdu.
    Adam:
    - Ondan sonra kimdir? diye sordu.
    - "Anan!" buyurdu.
    Adam tekrar:
    - Ondan sonra kim gelir? diye sordu.
    - "Anan!" dedi.
    Adam tekrar:
    - Sonra kim gelir? diye sordu.
    Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:
    - "Baban!" cevabını verdi.
    Buhârî, Edeb 2; Müslim, Birr 1. Ayrıca bk. İbni Mâce, Vesâyâ 4; Ebû Dâvûd, Edeb 120; Tirmizî, Birr 1

    Bir rivayete göre o adam:
    - Ey Allah'ın Resûlü! Kendisine en iyi davranılması gereken kimdir? diye sordu.
    Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:
    - "Anan, sonra anan, daha sonra yine anan, sonra baban, sonra da sana en yakın olan akraban" buyurdu.
    Müslim, Birr 2

    319. Yine Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Anne ve babasına veya onlardan sadece birine yaşlılık günlerinde yetişip de cennete giremeyen kimse perişan olsun, perişan olsun, perişan olsun"
    Müslim, Birr 9, 10

    320. Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre bir adam:
    - Yâ Resûlallah! Benim akrabam var. Ben kendilerini ziyaret ediyorum, onlar bana gelip gitmiyorlar. Ben onlara iyilik ediyorum, onlar bana kötülük ediyorlar. Ben onlara anlayışlı davranıyorum, onlarsa bana kaba davranıyorlar, dedi.
    Bunun üzerine Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    - "Eğer dediğin gibi isen, onlara sıcak kül yutturmuş oluyorsun. Sen böyle davrandıkça, Allah'ın yardımı seninledir. "
    Müslim, Birr 22

    321. Enes radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Rızkının çoğalmasını, ömrünün uzamasını isteyen kimse, akrabasını kollayıp gözetsin. "
    Buhârî, Edeb 12, Büyû` 13; Müslim, Birr 20, 21. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Zekât 45

    322. Yine Enes radıyallahu anh şöyle dedi:
    Medine'de ensâr arasında en fazla hurmalığı bulunan Ebû Talha idi. Ebû Talha'nın en sevdiği malı da Mescid-i Nebevî'nin karşısındaki Beyruhâ adlı hurma bahçesiydi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu bahçeye girer ve oradaki tatlı sudan içerdi.
    Enes (sözüne devamla) dedi ki: "Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça, en iyiye eremezsiniz" âyet-i kerîmesi nâzil olunca, Ebû Talha Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in yanına geldi ve:
    - Yâ Resûlallah! Cenâb-ı Hak sana "Sevdiğiniz şeylerden Allah yo-lunda harcamadıkça, en iyiye eremezsiniz" âyetini gönderdi. En sevdiğim malım Beyruhâ adlı bahçedir. Onu Allah rızası için sadaka edi-yorum. Allah'dan onun sevabını ve âhiret azığı olmasını dilerim. Beyruhâ'yı Allah'ın sana göstereceği şekilde kullan, dedi.
    Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    - "Âferin sana! Kârlı mal dediğin işte budur! Seni duydum, Ebû Talha. Onu akrabalarına vermeni uygun görüyorum. "
    Ebû Talha:
    - Öyle yapayım, yâ Resûlallah, dedi ve bahçeyi akrabaları ve amcası-nın oğulları arasında taksim etti.
    Buhârî, Zekât 24, Vekâlet 14, Vesâyâ 10, 17, 26, Tefsîru sûre (3) 5, Eşribe 13; Müslim, Zekât 42, 43

    323. Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
    Bir adam Peygamber aleyhisselâm'ın yanına gelerek:
    - Hicret ve cihâd etmek üzere sana bîat ediyorum. Bunların sevabını Allah'tan dilerim. dedi.
    Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:
    - "Ana ve babandan hayatta olanlar var mı?" diye sordu.
    Adam:
    - Evet, her ikisi de hayatta, dedi.
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
    - "Allah'tan sevap kazanmak istiyorsun değil mi?" diye sordu.
    Adam:
    - Evet, deyince:
    - "Ana ve babanın yanına dön. Onlara iyi bak!" buyurdu.
    Buhârî, Cihâd 138, Edeb 3; Müslim, Birr 6
    Bu rivayet Sahîh-i Müslim'den alınmıştır. Buhârî ile Müslim'in bir başka rivayeti ise şöyledir:
    Bir adam Resûlullah'ın yanına gelerek cihâd etmek üzere ondan izin istedi. Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:
    - "Anan, baban sağ mı?" diye sordu.
    Adam:
    - Evet, deyince:
    - "Öyleyse onlara hizmet etmeye çalış!" buyurdu.
    Buhârî, Cihâd 138; Müslim, Birr 5. Ayrıca bk. Tirmizî, Cihâd 2; Nesâî, Cihâd 5

    324. Yine Abdullah İbni Amr İbni Âs'dan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Akrabasının yaptığı iyiliğe aynıyla karşılık veren, onları koruyup gözetmiş sayılmaz. Akrabayı koruyup gözeten adam, kendisiyle ilgiyi kestikleri zaman bile, onlara iyilik etmeye devam edendir. "
    Buhârî, Edeb 15. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Zekât 45; Tirmizî, Birr 10

    325. Hz. Âişe'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Akrabalık bağı Arş-ı âlâ'ya tutunarak şöyle demiştir: Beni koru-yup gözeteni, Allah koruyup gözetsin. Benimle ilgisini kesenden Allah rahmetini kessin. "
    Buhârî, Edeb 13; Müslim, Birr 17

    326. Mü'minlerin annesi Meymûne Binti'l-Hâris radıyallahu anhâ'dan rivayet edildiğine göre, Hz. Meymûne Peygamber aleyhisselâm'a haber vermeden bir câriye âzâd etmişti. Kendi nöbet gününde Resûl-i Ekrem yanına gelince:
    - Yâ Resûlallah! Farkına vardın mı, câriyemi âzâd ettim, dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:
    - "Gerçekten mi?" diye sordu. Hz. Meymûne:
    - Evet, gerçekten âzâd ettim, deyince:
    - "Eğer câriyeyi dayılarına hediye etseydin daha çok sevap kazanırdın" buyurdu.
    Buhârî, Hibe 15, 16; Müslim, Zekât 44

    327. Hz. Ebû Bekir'in kızı Esmâ radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
    İslâmiyet'i kabul etmemiş olan annem Resûlullah zamanında yanıma gelmişti. Resûlullah'ın görüşünü almak için:
    - Annem, beni özleyip gelmiş. Ona ikramda bulunabilir miyim? diye sordum.
    Peygamber aleyhisselâm:
    - "Evet, annene iyi davran!" buyurdu.
    Buhârî, Hibe 29, Cizye 18, Edeb 8; Müslim, Zekât 50. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Zekât 34

    328. Abdullah İbni Mes`ûd radıyallahu anh'ın karısı Zeynep es-Sekafiyye radıyallahu anhâ'dan rivayet edildiğine göre birgün Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
    - "Ey kadınlar! Zînet eşyânızdan bile olsa sadaka veriniz" buyurmuştu.
    Zeynep sözüne devamla dedi ki: Bunun üzerine ben Abdullah İbni Mes`ûd'un yanına dönerek:
    - Sen eli dar bir adamsın. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize sadaka vermemizi emretti. Ona git de bir soruver. Sadakamı sana vermekle bu emri yerine getiriyorsam ne âlâ. Şayet olmuyorsa başkasına vereyim, dedim. Abdullah:
    - Kendin git sor, deyince ben de gittim. Hz. Peygamber'in kapısına varınca, ensârdan bir kadının orada beklediğini gördüm. Meğer onun derdi de benimkinin aynıymış. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in huzuruna girmeye de pek çekinirdik.
    İçeriden Bilâl çıkıverince ona:
    - Hz. Peygamber'e git de, "Kapıda iki kadın bekliyor ve kocalarıyla kendi yetimlerine verecekleri sadakanın kabul olup olmadığını soruyorlar, de!. Ama bizim kim olduğumuzu söyleme!" dedik.
    Bilâl hemen Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in huzuruna gire-rek meseleyi anlattı.
    Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:
    - "Kim onlar?" diye sordu.
    Bilâl de:
    - Ensârdan bir kadınla Zeynep, deyince, Resûlullah salllallahu aleyhi ve sellem:
    - "Hangi Zeynep'miş o?" diye sordu. Bilâl:
    - Abdullah'ın karısı, dedi.
    Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    - "Onlar -böyle yapmakla- iki sevap birden kazanırlar. Biri yakınlarını himâye sevabı, diğeri de sadaka sevabı. "
    Buhârî, Zekât 48; Müslim, Zekât 45. Ayrıca bk. Buhârî, Zekât, 44; Nesâî, Zekât 82; İbni Mâce, Zekât 24

    329. Ebû Süfyân Sahr İbni Harb radıyallahu anh'den -Herakliyus kıssasına dair uzun hadiste- rivayet edildiğine göre, Herakliyus Ebû Süfyân'a Peygamber aleyhisselâm'ı kastederek:
    - O size ne emrediyor? diye sordu.
    Ebû Süfyan der ki:
    - Ben de onun bize, sadece Allah'a ibadet ediniz; ona hiçbir şeyi denk tutmayınız; dedelerinizin taptığı şeyleri bırakınız dediğini, bize namaz kılmayı, doğru ve iffetli olmayı, akrabayı görüp gözetmeyi emrettiğini söyledim.
    Buhârî, Bed'ü'l-vahy 6, Salât 1, Zekât 1, Cihâd 102, Şehâdât 28, Edeb 8, Tefsîru sûre (3) 4; Müslim, Cihâd 74

    330. Ebû Zer radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Siz (bir para birimi olan) kîrâtın kullanıldığı bir yeri mutlaka fethedeceksiniz. "
    Diğer bir rivayete göre ise şöyle buyurdu:
    "Siz kîrâtın kullanıldığı Mısır'ı fethedeceksiniz. Oranın halkına iyi davranmanızı tavsiye ediyorum; vasiyetimi tutunuz. Zira onlara bir ahid ve eman görevimiz, bir de akrabalık bağımız vardır. "
    Bir diğer rivayete göre şöyle buyurdu:
    "Siz orayı fethettiğiniz zaman, halkına iyi davranın. Zira onlara bir ahid ve eman görevimiz, bir de akrabalık bağımız vardır" veya "ahid ve eman görevi ve hısımlık bağı vardır" buyurdu.
    Müslim, Fezâilü's-sahâbe, 226, 227

    331. Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi:
    "Yakın akrabalarını uyar!" [Şu`arâ sûresi (26), 214] âyeti nâzil olunca, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Kureyş kabilesini toplantıya çağırdı. Onlar da geldiler. Peygamber aleyhisselâm kimine genel, kimine de özel olarak şöyle hitâb etti:
    "Ey Abdüşems oğulları! Ey Ka`b İbni Lüey oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!
    Ey Abdümenâf oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!
    Ey Hâşim oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!
    Ey Abdülmuttalib oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!
    Ey Fâtıma! Kendini cehennemden kurtar! Çünkü sizi Allah'ın azâbından kurtarmaya benim gücüm yetmez. Ama aramızdaki akrabalık bağı sebebiyle sizinle ilgimi kesmeyeceğim. "
    Müslim, Îmân 348, 351. Ayrıca bk. Buhârî, Tefsîru sûre (26) 2; Tirmizî, Tefsîru sûre (27) 2; Nesâî, Vesâyâ 6

    332. Ebû Abdullah Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i gizli değil açıkca şöyle buyururken dinledim:
    "(Akrabam olan) Falan oğulları ailesi benim dostlarım değildir. Benim dostlarım Allah Teâlâ ile iyi mü'minlerdir. Fakat ötekilerle aramızda akrabalık bağı bulunduğu için kendileriyle ilgimi kesmeyeceğim. "
    Buhârî, Edeb 14; Müslim, Îmân 366

    333. Ebû Eyyûb Hâlid İbni Zeyd el-Ensârî radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre bir adam:
    - Yâ Resûlallah! Beni Cennete götürüp cehennemden uzaklaştıracak davranışı haber ver, dedi.
    Bunun üzerine Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu:
    - "Allah'a ibadet edip ona hiçbir şeyi denk tutmazsın. Namazı kılar, zekâtı verir ve akrabanı koruyup gözetirsin. "
    Buhârî, Edeb 10; Müslim, Îmân 14. Ayrıca bk. Nesâî, Salât 10

    334. Selmân İbni Âmir radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu:
    "Biriniz orucunu açacağı zaman hurma ile açsın; çünkü hurma bereketlidir. Eğer hurma bulamazsa orucunu su ile açsın; çünkü su temizdir. "
    Peygamber aleyhisselâm sözüne devamla şöyle buyurdu:
    "Yoksula verilen sadaka bir sadaka, akrabaya verilen sadaka ise iki sadaka yerine geçer: Biri sadaka sevabı, öteki de akrabayı koruyup gözetme sevabıdır. "
    Tirmizî, Zekât 26. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Savm 21; Nesâî, Zekât 82; İbni Mâce, Sıyâm 25, 28

    335. İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi:
    Çok sevdiğim bir kadınla evliydim. Babam Hz. Ömer o kadını beğenmiyordu. Bu sebeple bana:
    - Onu boşa! dedi.
    Ben de boşamak istemedim.
    Bunun üzerine Ömer radıyallahu anh Peygamber aleyhisselâm'a gelerek durumu anlatmış.
    Peygamber aleyhisselâm da:
    - "O kadını boşa!" diye emretti.
    Ebû Dâvûd, Edeb 120; Tirmizî, Talâk 13. Ayrıca bk. İbni Mâce, Talâk 36

    336. Ebü'd-Derdâ radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, bir adam ona gelerek:
    - Benim bir karım var. Annem ise onu boşamamı emrediyor. Ne yapmalıyım? diye sordu.
    Ebü'd-Derdâ radıyallahu anh ona şu cevabı verdi:
    - Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in:
    "Anne ve baba, cennete en ortadaki kapıdan girmeye vesile olur" buyurduğunu işittim. Artık sen o kapıyı ister bırak, ister elinde tut.
    Tirmizî, Birr 3. Ayrıca bk. İbni Mâce, Talâk 36

    337. Berâ' İbni Âzib radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu:
    "Teyze anne sayılır. "
    Tirmizî, Birr 6. Ayrıca bk. Buhârî, Sulh 6, Megâzî 43; Ebû Dâvûd, Talâk 35



    ANA BABAYA KARŞI GELMENİN ve AKRABA İLE İLGİYİ KESMENİN HARAM OLDUĞU

    338. Ebû Bekre Nüfey İbni Hâris radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
    - "Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi?" diye üç defa sordu.
    Biz de:
    - Evet, yâ Resûlallah, dedik.
    Resûl-i Ekrem:
    - "Allah'a şirk koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek" buyurduktan sonra, yaslandığı yerden doğrulup oturdu ve "İyi dinleyin, bir de yalan söylemek ve yalancı şâhitlik yapmak" buyurdu. Bu sözü durmadan tekrarladı. Daha fazla üzülmesini istemediğimiz için keşke sussa, diye arzu ettik.
    Buhârî, Şehâdât 10, Edeb 6, İsti'zân 35, İstitâbe 1; Müslim, Îmân 143. Ayrıca bk. Tirmizî, Şehâdât 3, Birr 4, Tefsîru sûre (4) 5

    339. Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu:
    "Büyük günahlar şunlardır: Allah'a ortak koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek, haksız yere adam öldürmek ve yalan yere yemin etmek. "
    Buhârî, Eymân ve'n-nüzûr 16, Diyât 2, İstitâbetü'l-mürteddîn 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Tefsîru sûre (4) 6; Nesâî, Tahrîm 3, Kasâme 48

    340. Yine Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahü anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
    - "Bir kimsenin kendi ana babasına sövmesi büyük günahlardandır" buyurmuştu.
    Ashâb-ı kirâm:
    - Yâ Resûlallah! İnsan kendi ana babasına hiç söver mi? deyince:
    - "Evet, tutar birinin babasına söver, o da onun babasına söver. Birinin anasına söver, o da onun anasına söver" buyurdu.
    Müslim, Îmân 146. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 4
    Başka bir rivayete göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
    - "İnsanın kendi ana babasına lânet etmesi en büyük günahlardandır" buyurmuştu.
    Ashâb-ı kirâm:
    - "Yâ Resûlallah! Bir kimse kendi ana babasına nasıl söver?" de-yince:
    - "Birinin babasına söver, o da onun babasına söver. Adamın anasına söver, o da onun anasına söver" buyurdu.
    Buhârî, Edeb 4. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 120

    341. Ebû Muhammed Cübeyr İbni Mut'ım radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Akrabasıyla ilgisini kesen kimse cennete giremez. "
    Buhârî, Edeb 11; Müslim, Birr 18, 19. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Zekât 45; Tirmizî, Birr 10

    342. Ebû Îsâ Mugîre İbni Şu'be radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Allah Teâlâ size ana babaya itaatsizlik etmeyi, verilmesi gerekeni vermeyip almaya hakkı olmayan şeyi istemeyi ve kız çocuklarını diri diri toprağa gömmeyi haram kılmış; dedi kodu yapmayı, çok soru sormayı ve malı israf etmeyi de mekruh kılmıştır. "
    Buhârî, İstikrâz 19, Edeb 6, Zekât 53; Müslim, Akdıye 10-14



    BABA DOSTLARINA İKRAM

    343. İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu:
    "En makbul iyilik, baba dostunu koruyup gözetmektir. "
    Abdullah İbni Dînâr'dan rivayet edildiğine göre, Abdullah İbni Ömer radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
    Bedevilerden biri Abdullah İbni Ömer'le Mekke yolunda karşılaştı. Abdullah İbni Ömer ona selâm verdi; kendi bindiği eşeğe onu bindirdi ve başındaki sarığı da ona verdi.
    Abdullah İbni Dinâr sözüne devamla dedi ki: Biz İbni Ömer'e:
    - Allah iyiliğini versin, bu adam bedevilerden biri. Onlar aza kanaat ederler, deyince bize şunları söyledi:
    - Bu zâtın babası, (babam) Ömer İbni Hattâb'ın dostuydu. Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu duydum:
    "En makbul iyilik, baba dostunun ailesini koruyup gözetmektir. "
    Abdullah İbni Dînâr'ın Abdullah İbni Ömer'den bir başka rivayeti de şöyledir:
    Bir defasında İbni Ömer Mekke'ye gitmek üzere yola çıktı. Deveye binmekten usandığı zaman üzerinde istirahat edeceği bir merkebiyle, başına sardığı bir de sarığı vardı. Birgün İbni Ömer eşeğin üzerinde dinlenirken bir bedeviye rastladı. Ona:
    - Sen falan oğlu falan değil misin? diye sordu.
    Adam:
    - Evet, deyince eşeği ona verdi ve:
    - Buna bin, dedi. Sarığı da ona uzatarak, bunu da başına sar, dedi.
    Arkadaşlarından biri İbni Ömer'e:
    - Allah seni bağışlasın. Üzerinde dinlendiğin eşek ile başına sardığın sarığı şu bedeviye boşuna verdin, deyince İbni Ömer şunları söyledi:
    - Ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i "İyiliklerin en değerlisi, insanın babası öldükten sonra, baba dostunun ailesini kollayıp gözetmesidir" buyururken duydum. Bu adamın babası, (babam) Ömer radıyallahu anh'in dostuydu.
    Müslim, Birr 11-13. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 120; Tirmizî, Birr 5

    344. Ebû Üseyd Mâlik İbni Rebîa es-Sâidî radıyallahu anh şöyle dedi:
    Bir gün biz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in huzurunda otururken Selemeoğulları kabilesinden bir adam çıkageldi ve:
    - Yâ Resûlallah! Anamla babam öldükten sonra onlara yapabileceğim bir iyilik var mı? diye sordu.
    Resûl-i Ekrem şöyle buyurdu:
    - "Evet, onlara dua eder günahlarının bağışlanmasını dilersin; vasiyetlerini yerine getirirsin; akrabasını koruyup gözetirsin; dostlarına da ikramda bulunursun. "
    Ebû Dâvûd, Edeb 120. Ayrıca bk. İbni Mâce, Edeb 2

    345. Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi:
    Peygamber aleyhisselâm'ın hanımlarından hiçbirini Hatice'yi kıskandığım kadar kıskanmadım. Üstelik onu (Resûl-i Ekrem'in yanında) hiç görmedim. Fakat Resûl-i Ekrem onu sık sık anardı. Bir koyun kesip etini parçaladığında, çoğu zaman Hatice'nin dostlarına gönderirdi. Bazan (dayanamayıp) Resûl-i Ekrem'e:
    - Sanki dünyada Hatice'den başka kadın kalmadı! derdim.
    Resûl-i Ekrem:
    - "O şöyle şöyleydi" diye özelliklerini sayar ve "Çocuklarım ondan oldu", derdi.
    Buhârî, Menâkıbü'l-ensâr 20; Müslim, Fezâilü's-sahâbe 74-76. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 70, Menâkıb 70

    Bir rivayete göre Hz. Âişe:
    - Resûl-i Ekrem koyun kesecek olursa, Hatice'nin arkadaşlarına yeteri kadar gönderirdi, dedi.
    Buhârî, Menâkıbü'l-ensâr 20; Müslim, Fezâilü's-sahâbe 74
    Başka bir rivayete göre ise Hz. Âişe şöyle dedi:
    Resûl-i Ekrem koyun kestiği zaman, "Ondan Hatice'nin arkadaşlarına da gönderin" derdi.
    Müslim, Fezâilü's-sahâbe 75
    Başka bir rivayete göre Hz. Âişe şöyle dedi:
    Hatice'nin kızkardeşi Hâle Binti Huveylid birgün Resûlullah'ın huzuruna girmek için izin istemişti. Resûl-i Ekrem Hatice'nin sesini hatırladı ve:
    "Allahım, bu Huveylid kızı Hâle!" diye heyecanlandı.
    Buhârî, Menâkıbü'l-ensâr 20; Müslim, Fezâilü's-sahâbe 78

    346. Enes İbni Mâlik radıyallahu anh şöyle dedi:
    Cerîr İbni Abdullah el-Becelî ile bir yolculuğa çıkmıştım. (Benden yaşlı olduğu hâlde) Cerîr bana hizmet ediyordu. Ona:
    - Böyle yapma! deyince bana şunları söyledi:
    - Ben ensarın Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e pek çok hizmet ettiğini gördüm ve kendi kendime "Şâyet ensardan biriyle arkadaşlık edersem ben de ona hizmet edeceğim" diye yemin etmiştim.
    Buhârî, Cihâd 71; Müslim, Fezâilü's-sahâbe 181[2]

    5322 -Ebu't-Tufeyl radıyallahu anh anlatıyor:
    "Ali İbnu Ebi Tâlib radıyallahu anh'a bir adam gelerek:
    "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın sana tevdi ettiği sır nedir?" diye sormuştu.
    Ali buna öfkelendi ve:
    "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, halka gizlediği hiçbir şeyi bana sır olarak vermedi.
    Şu kudar var ki, bana dört kelime söyledi!" dedi. Adam:
    "Nedir onlar, söyler misin?" deyince, Hz. Ali:
    "Allah'tan başkasının adına kesene Allah lânet etsin.
    Ebeveynine lânet edene lânet etsin.
    Bid'atçıyı himaye edene Allah lânet etsin.
    Tarlanın sınır taşlarını değiştirene Allah lânet etsin!"
    Müslim, Edâhî 43, (1978); Nesâî, Dahâya 34, (7, 232).[4]




       Kaynak:
    [1]:el lulu vel mercan buhari ve müslim ittifak ettikleri hadisler Muhammed Fuad Abdulbaki-
    [2]::Muvahhid 1.16 İslam Kütüb Hanesi Riyazussalihin
    [3]:KutubuSitte7300
    [4]::Muvahhid 1.16 İslam Kütüb Hanesi Riyazussalihin





    “Hadis Fihristini online okuyabilir, facebook, twitter gibi diğer sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz. Eraykitap En iyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir