ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
   Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla    Hadis Fihristi veya Konularına Göre Hadis Meali
Eraykitaptan Büyük Hizmet: Konularına Göre Hadis Meali veya Hadis Fihristi • A'dan • Z'ye Hizmetinize Sunmuştur



Konularına Göre Hadis Meali veya Hadis Fihristi       A         Harfi ile Başlayan Konular

ADİL DEVET BAŞKANI



Ebu Hureyre'nin (r.a.) rivayet ettiğine göre:
Resulullah(a.s.) şöyle buyurmuştur: "Devlet başkanı, milleti için bir kalkandır. Onun ardında (kumandası altında) harp edilir. Onun sayesinde (düşmandan) korunulur. Eğer o halkına Yüce Allah'ın (emri) takvayı emreder ve adaletle hareket ederse, bu emir ve adaleti sebebiyle ecir kazanır. Eğer takva ve adaletle yönetmezse bundan dolayı günaha girer."
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3428




Ebu Hureyre'nin (r.a.) anlattığına göre:
Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "İsrail oğullarını Peygamberler idare ederdi. Bir Peygamber öldüğünde, onun yerine bir başka Peygamber geçerdi. Şüphesiz ki benden sonra Peygamber gelmeyecektir. Ancak halifeler gelecek ve sayıları çok olacaktır." Sahabe: "Halifeler birden çok olursa ne yapalım?" diye sordular. Hz. Peygamber: "Ettiğiniz biate sırasıyla bağlı kalınız ve onlara haklarını veriniz. Onlar da kendilerine tabi olanların haklarından sorumludurlar" buyurdu.
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3429




Abdullah b. Mesûd (r.a.) şöyle anlatmaktadır:
Resulüllah (a.s.): "Benden sonra bir takım kayırmalar ve hoşlanmayacağınız işler meydana gelecek" buyurdu. Sahabeler: "Ey Allah'ın Resulü! Bu işlere erişenler nasıl hareket etmeliler?" dedi. Peygamberimiz, "Üzerinize düşen görevi yerine getirir, haklarınızı da Allah'tan istersiniz" buyurdu.
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3430




Useyd b. Hudayr'ın (r.a.) anlattığına göre:
Ensar'dan birisi Hz. Peygamber (a.s.) ile başbaşa olduğu bir sırada: "Falanca gibi bana da bir memuriyet (tahsildarlık ya da valilik) vermez misin?" dedi. Hz. Peygamber: "Benden sonra bir takım kayırmalara rastlayacaksınız. Ancak sizler Kevser Havuzu başında bana kavuşuncaya kadar sabrediniz" buyurdu.
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3432




Huzeyfe b.Yemân (r.a.) şöyle anlatmaktadır:
İnsanlar Hz. Peygamber'e (a.s.) iyi şeylerden soruyorlar, ben ise başıma gelir endişesiyle ona kötü şeyler hakkında soruyordum. Bu endişe ile bir kere: "Ey Allah'ın Resulü! Biz koyu bir cehalet ve kötülük içinde idik. Sonra Allah bize şu hayrı (İslâm dinini) getirdi. Artık bu hayır ve saadetten sonra gelecek bir şer ve fitne var mıdır?" diye sordum. Hz. Peygamber: "Evet vardır" buyurdu. Ben: "O şerden sonra bir hayır gelecek mi?" dedim. Hz. Peygamber: "Evet, ama bunun içinde bir fesat ve bulanıklık bulunacak" dedi. Ben: "O hayrın bulanıklığı nedir?" dedim. Hz. Peygamber: "O devrin amirlerinden bir zümre, benim sünnetimden başka yollar tutacaklar ve ümmeti başka yollara götürecekler. Bazı hareketlerini tasvip edecek, bazılarını ise yadırgayacaksın" buyurdu. Ben: "Bu bulanık dönemden sonra yine şer ve fesat devri gelecek mi?" dedim. Hz. Peygamber: "Evet gelecek. O devirde bir takım kişiler halkı Cehennem kapılarına çağıracak. Onların davetine icabet edeni Cehenneme sürükleyecek" buyurdu. Ben: "Ey Allah'ın Resulü!, Bu davetçiler zümresini bize tanıt," dedim. Hz. Peygamber: "Peki tanıtayım: Onlar bizden bir zümredir ve bizim dilimizle konuşurlar" buyurdu. Ben: "Ey Allah'ın Resulü! O uğursuz devire yetişirsem nasıl davranayım?" dedim. Hz. Peygamber: "Müslümanların cemaatından ve onların başında bulunanlardan ayrılmaz, onlara itaat edersin" buyurdu. Ben: "Onların birlik ve beraberliği ve başlarında bir reis olmazsa?" dedim. Hz. Peygamber: "O takdirde bu fırkaların hepsinden uzak dur. Bu ayrılman bir ağaç kökünü ısırmak gibi (meşakkatli) olsa bile. Artık ölüm gelinceye kadar böyle kal!" buyurdu. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3434

İbn Abbas'ın (r.a.) anlattığına göre:
Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Emîrinin yaptığı bir şeyi kötü bulan, sabretsin hemen baş kaldırmasın. Çünkü kim İslâm camiasından bir karış ayrılarak ölürse, bu cahiliye ölümüdür."
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 3438**[1]



Ebû Hüreyre
KIYÂMET GÜNÜ ALLÂH`IN ZILLİ ALTINDA BARINACAK YEDİ SINIF İNSAN
(Sened-i muttasıl ile) ravi, Nebiyy-i Ekrem salla`llâhu aleyhi ve sellem Efendimiz`in şöyle buyurduklarını rivâyet etmiştir:
Yedi kimseyi Allâhu Teâlâ kendi zıllinden başka zıl olmayan (Kıyâmet) gününde kendi zılli altında barındıracaktır:
(Birincisi) imâm-ı âdil
(ikincisi) Rabbine (tâat ve) ibâdet içinde perverde olmuş genç,
(üçüncüsü) gönlü mescidlere merbut olan kimse
(dördüncüsü) Allah yolunda sevişip buluşmaları da, ayrılmaları da buna müstenid olan iki kimsenin her biri
(beşincisi) mansıb ve cemâl sâhibi bir kadının matlûbu olduğu halde "Ben Allah`dan korkarım" diyerek harâmı irtikâb etme)yen erkek
(altıncısı) infâk ettiğinden solundaki haberdâr olmayacak kadar ahfâ olarak sadaka veren adam,
(yedincisi de) tenhâda (lisânen,yâhud kalben) Allâhu Teâlâ`yı zikredip de gözü (dolup) taşan kişi.
Kaynak::http://hadis.ihya.org/buhari/konular.phpHadisNo : 384

660. İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
 "Yedi kimseyi Allah Teâlâ kendi gölgesinden başka gölge bulunmayan kıyamet gününde, gölgesinde barındıracaktır. Bunlar:
 Adaletli devlet reisi, Rabbine ibadet ederek yetişen genç, gönlü mescidlere bağlı kimse, birbirlerini Allah rızâsı için seven ve buluşmaları da ayrılmaları da bu sevgiye dayalı olan iki şahıs, itibarlı ve güzel bir kadın kendisiyle beraber olmak isteyince 'Ben Allah'tan korkarım' diyerek buna yanaşmayan erkek, sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyecek kadar gizli sadaka veren adam, tenhâda Allah'ı anıp gözleri yaşla dolan kişidir. "
 Buhârî, Ezân 36, Zekât 16, Rikak 24, Hudûd 19; Müslim, Zekât 91. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 53; Nesâî, Kudât 2
 
 661. Abdullah İbni Amr İbni'l-Âs radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
 "Verdiği hükümlerde, ailesinin ve halkın yönetiminde adaletli davranan yöneticiler, kıyamet gününde Allah Teâlâ'nın yanında nurdan yüksek koltuklar üzerinde otururlar. "
 Müslim, İmâre 18. Ayrıca bk. Nesâî, Âdâbü'l-kudât 1
 
 662. Avf İbni Mâlik radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim, dedi:
 "Devlet başkanlarınızın en hayırlısı, sizi seven ve sizin tarafınızdan sevilen, size dua eden ve sizin duanızı alan kimselerdir. Devlet başkanlarınızın en kötüsü de, size buğzeden ve sizin buğzunuza hedef olan, size lânet eden ve lânetinizi alan kimselerdir. "
 Bunun üzerine:
 - Yâ Resûlallah! Onlara karşı tavır takınalım mı? diye sorduk. Bize şu cevabı verdi:
 - "Aranızda namaz kıldıkları sürece, hayır. Aranızda namaz kıldıkları sürece, hayır. "
 Müslim, İmâre 65, 66
 
 663. İyâz İbni Himâr radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim, dedi:
 "Cennetlikler üç gruptur. Bunlar:
 Âdil ve başarılı devlet başkanı,
 Yakınlarına ve müslümanlara karşı merhametli ve yufka yürekli olan kişi,
 Ailesi kalabalık olduğu halde haram kazançtan sakınıp kimseden bir şey istemeyen adamdır. "
 Müslim, Cennet 63**[2]




   Kaynak:
[1]:EL-LU'LUU VE'L-MERCAN Buharî ve Müslim'in ittifak ettikleri Hadis'ler Muhammed Fuad Abdulbaki
[2]:Muvahhid 1.16 İslam Kütüb Hanesi Riyazussalihin





“Hadis Fihristini online okuyabilir, facebook, twitter gibi diğer sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz. Eraykitap En iyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir