ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
   Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla    Hadis Fihristi veya Konularına Göre Hadis Meali
Eraykitaptan Büyük Hizmet: Konularına Göre Hadis Meali veya Hadis Fihristi • A'dan • Z'ye Hizmetinize Sunmuştur



   A         Harfi ile Başlayan Konular
Abdestle ilgili / Alakalı Hadis-i Şerifler / Resulullah (S.A.V)'in Abdest Alış Şekli

Abdest, belli organları usulüne uygun olarak yıkamak ve mesh etmek suretiyle yapılan bir temizliktir.
Abdest her şeyden önce her türlü pislik ve kirlilikten kurtulmak, yani maddî ve manevî bütün pislik ve mikroplardan uzak kalmak için İslam'ın emrettiği önemli bir ibadettir.

• Abdest lügatte; temizlik, parlaklık ve güzellik demektir.
• Istılahta ise; ibadet niyetiyle su ile temizlik yapmak / belirli âzâları yıkamak veya Boy Abdestidir.
• Bazı ibadetlerde abdest şartı bulunmaktadır ve bu temizlik Muhammed (a.s) ümmetinin en önemli özelliğidir.
• Abdestin aşağıdaki âyette zikredilen dört farzı vardır. Diğer kısımlarıda Sunnette belirlenmiştir
• Allah Teâlâ buyurdu:
• "Ey iman edenler, namaz kılmaya kalktığınızda (abdestiniz yoksa), yüzünüzü ve ellerinizi dirseklere kadar yıkayın, başınızı mesh edin ve ayaklarınızı da topuklara (aşık kemiklerine) kadar yıkayın..."
  • Mâide Suresi - 6 Ayeti Kerimenin Devamını görmek isterseniz linki tıklayın




  • Abdestle ilgili / Alakalı Hadis-i Şerifler / Resulullah (S.A.V)'in Abdest Alış Şekli
    84- Ebû Hüreyre (R.A.) 'den rivayet edilmiştir: «Abdestsiz kimsenin, abdest almadıkça namazı makbul olmaz!»




    85- Ebû Hüreyre (ra) den rivayet edilmiştir: «Kıyamet gününde benim ümmetim, abdestin bıraktığı izlerden akıtmalı ve sekili olarak çağrılacaklardır. İçinizde akıtmasını uzat­maya gücü- yeten varsa yapsın.»



    86- Abbas (R.A.) tarikiyle amcafandan rivayet edilmiştir: «Namazda yellendiğine dair daima şüphe ve vesveseye düşen bir adam Resûlülîah'a gelip bu durumda namazının bozulup bozul-matlığından yakındı. Bunun üzerine Hazreti Peygamber şöyle bu­yurdu: — Bu durumda olan kimse, ses işitmedikçe ve koku almadıkça namazdan dönmesin veya ayrılmasın. Zira şüphe ile namaz bozul­maz) .»



    87- Üsame bin Zeyd (R.A)'den rivayet edilmiştir: «Namaz önündedir, (Müzdelife'de kılınacaktır). Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu sözü Ara'fat'dan dönüşünde söyledi.» Hazreti Peygamber Arafat vakfesini yaptıktan ve güneş battıktan sonra Müzdelife'ye dönerken yolda abdest tazeledi. Bunu gören Üsame Hazretleri, ey Allah'ın Resulü akşam namazını mı kılacaksı­nız? diye sordu. îşte buna cevaben yukardaki hadîs-i şerif varid olmuştur. Sonra Müzdelife denilen yere gelindiği vakit Hazreti Pey­gamber tekrar abdest alarak yatsı vakti içinde önce akşamın farzını ve arkadaşından da yatsının farzını bir arada kıldılar. Bütün hacı­lar bunu uygularlar.



    88- Enes (R.A.)'den rivayet edilmiştir: «Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem helaya girmezden ön­ce: Allahım! Şeytanın erkeğinden ve dişisinden sana sığınırım, diye dua ederlerdi.»



    89- îbni Abbas (R.A)'dan rivayet edilmiştir: Abdest almak için ön hazırlık yapmaya çıkan Peygamber Sal­lallahu Aleyhi ve Sellem, dönüşlerinde abdest suyunu hazır buldu­lar, îbni Abbas tarafından hazırlanmıştı. Peygamber şöyle buyurdu. «— Bu abdest suyunu kim koydu?.. Allahım! Bu suyu hazırlayanı dinde dirayetli ve kavrayışlı kıl!»



    90- Ebû Eyyub El-Ensarî (R.A.)'den rivayet edilmiştir: «Herhangi biriniz ihtiyacını defetmek için helaya çıktığında ar­kasını veya yüzünü kıbleye çevirmesin. Doğuya yahut batıya yöneliniz



    91- Ebû Katade (R.A,)'den rivayet edilmiştir: «Herhangi biriniz su içtiği zaman su kabının içine solumasın; helaya gittiğinde de sağ eliyle tenasül uzvunu tutmasın ve sağ eliyle taharet almasın.»



    92- Ebû Hüreyre (R.A.)'den rivayet edilmiştir: «Bana birkaç taş bulv onlarla taharet edip temizleneyim; kemik ve tezek getirme.»



    93- İbnî Mes'ud Hazretlerinden rivayet edilmiştir: İbni Mes'ud, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e taharette kullanmak üzere ve taş ve bir de tezek parçası getirdiğinde, Haz-. retL Peygamber, taşın ikisini istinca için aldı ve bu pistir,» diyerek tezeği attı.



    94- Hazreti Osman (R.A.)'dan rivayet edilmiştir: «Her kim, benim aldığım abdest gibi sünnet üzere abdest alır ve sonra mümkün olduğu kadar gönül huzuru ile iki rekât namaz kılarsa, geçmiş günahı bağışlanır.»



    95- Hazreti Osman (R.A.)'dan rivayet edilmiştir: «Herhangi bir adam, güzelce abdestini alır ve namazı kîlarsa, bu namazı kılmcaya kadar, kendisi ile bu namaz arasında mazdan önceki) günahları bağışlanır.»



    96- Ebû Hüreyre (R.A.)'den rivayet edilmiştir: «Kim abdest alırsa, burnuna su verip sümkürsün ve İçim de taşla istinca yaparsa tek sayıda (üç, beş, yedi taş) kullansın.»



    97- Ebû Hüreyre (R.A.)'den rivayet edilmiştir. «Sizden biriniz abdest aldığı zaman burnuna su versin, sonra sümkürsün. Kim de taşla istinca ederse (silinip temizlenirse) tek sayıda taş kullansın. Uykusundan uyanan kimse de ellerini abdest kabına daldırmadan Önce yıkasın; çünkü uykuda olanınız elinin ne­rede gecelemiş olduğunu bilmez.»



    98- Ebû Hüreyre (R.A.) 'den rivayet edilmiştir: «Herhangi birinizin çanağından köpek içerse, bu çanağı yedi. kez yıkasın.»



    99- Ebû Hüreyre (R.A)'den rivayet edilmiştir: «Mescitte (oturup) namaz vaktini bekleyen kul, abdesti bozul-madıkça namazdadır. (Namaz kilıyormuş gibi sevab kazanır).



    100- Ebû Saîd (R.A.)'den rivayet edilmiştir: Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ensar'dan bir adamı huzurlarına çağırttı. Bu zat, ailesiyle münasebet haline bulunu­yordu. Alelacele guslederek başından su damlar vaziyette huzura gelince, Hazreti Peygamber ona şöyle buyurdu: «Galiba seni aceleye getirdik. Böyle aceleye getirildiğin veya yarıda kesmek zorunda bı­rakıldığın zaman (inzal vaki olmamışsa) yalnız abdest alman gere­kir. (Bu hadisi şerifin hükmü sonradan kaldırılmış olduğundan, in­zal vaki olmazsa bile tenasül uzuvlarının buluşmasıyla gusul icab etmektedir.)



    101- Ebû Musa (R.A.)'den rivayet edilmiştir: Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir kapta su getirilmesi­ni istedi. Bu kabın içinde ellerini ve yüzünü yıkadı. Sonra içine püskürttü. Sonra Hazreti Bilâl ile Ebû Musa'ya şöyle buyurdu: «Bun­dan içiniz, yüzlerinize ve göğüslerinize sürünüz.»



    102- Hazreti Aişe (R.A.) 'den rivayet edilmiştir.- «Üzerime, bağlan çözülmemiş (ağzına kadar dolu) yedi kırba­dan (su tulumundan) su dökünüz? belki (hastalığım hafifler de) son defa ashabımla buluşurum.»

    103- Muğîre (R.A.) 'den rivayet edilmiştir: «Mestleri bırak, ben onları temiz (abdestli) olarak ayaklanma çektim.» Muğire diyor ki: Bir seferde Resûl-i Ekrem'in mestlerini çıkarmak için eğildim ve bunun üzerine bu hadisi buyurdular.



    104 - îbni Abbas (R.A.)'dan rivayet edilmiştir: Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem süt içtikten sonra (su ile) ağzını çalkaladı ve: «Süt yağlıdır» buyurdular.



    105- Hazreti Aişe (R.A.) den rivayet edilmiştir: «Herhangi biriniz namaz kılarken uyuklarsa, uykusunu alıncaya, kadar yatıp uyusun; çünkü içinizden biri uykulu olarak namaz kı­larsa, belki mağfiret diliyor zanmyle kendine sövgü getirir.»

    106- Enes (R.A.) 'den rivayet edilmiştir: «Herhangi biriniz namazda iken uyuklarsa ne okuduğunu bile­cek duruma gelinceye kadar uyusun (ve sonra namazını kılsın)»



    107- İbıti Abbas (R.A.)'dan rivayet edilmiştir: Resûlüllah Saîlallahu Aleyhi ve Sellem bir kabristan yanından geçerlerken kabirlerinde azap çekmekte olan iki kişinin seslerini işi­tince şöyle buyurdular: «îkisi de azap çekiyorlar ve çektikleri azap da Önemli bir şey yüzünden değildir. Evet, onlardan birisi, idrarından korunmazdi. Di­ğeri de, kovuculuk ederdi. Sonra Hazreti Peygamber bir hurma dalı istedi ve onu ikiye bölerek her bir parçasını o iki kimsenin kabir terine dikti ve sonra şöyle buyurdu: «Belki bunlar kurumadıkları müddetçe, bu iki kişinin azablarını hafifletir.»

    108- Ebû Hüreyre (R.A.) 'den rivayet edilmiştir: Bir bedevi mescidin içinde bevletmiş ve halkın eline düşmüştü. Bunun üzerine Hazreti Peygamber onlara şöyle buyurdu: «İlişmeyin ona! Sidiğinin üzerine bir kova yahut bir bakraç su dökünüz. Siz ancak kolaylaştırıcı olarak gönderildiniz, güçîeştirici olarak gön d eri ime d in iz.»



    109- Esma (R.A.) 'dan rivayet edilmiştir: Elbisesine hayiz kanı bulaşan kadının durumundan Peygamber Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem Efendimize sorulunca şöyle buyurdular: «Elbiseyi önce ovar, sonra parmak uçları arasında su ile ovalar ve bol sudan geçirir. Sonra onunla namaz kılar.»



    110- Hazreti Aişe'den rivayet edilmiştin Devamlı kan gören (özürlü) bir kadın, namazı bırakayım mı? diye Hazreti Peygambere sorunca, şöyle buyurdular: «Hayır, (namazı bırakma) ,so damar kanıdır, hayız kanı değildir. Hayzin vakti gelince namazı bırak ve adet müddetin geçince kanın bulaştığı yeri yıkayıp namazını kıl. Ancak her vakit namazı için ab-dest al. Tekrar hayiz vaktin gelene kadar (bu şekilde devam et).»

    111- Hazreti Meymune'den rivayet edilmiştir: «Katı tereyağına düşen fareyi atın ve fdüşmüş olduğu yerini çevresini kazıyıp çıkarın ve (geri kalan) yağınızı yiyiniz.» Tereyağı içine düşüp ölen bir fareden dolayı durumun sorulması üzerine Haz­reti Peygamber bu hadisi buyurdular.



    112- Ebû Hüreyre'den rivayet edilmiştir: «Allah yolunda müslümanm aldığı her yara, kıyamet gününde, vurulduğu zaman kan fışkırfdığı şekilde olacaktır. Rengi kan rengin­de, fakat kokusu misk kokusudur.-



    113- Ebû Hüreyre (R.A.)'den rivayet edilmiştin «Biz, sonda gelen ve'önce gidenleriz... Akıntısı olmayan durgun suya kimse bevledip sonra onda yıkanmasın.»



    114- Ebû Mes'ud Hazretlerinden rivayet edilmiştir Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri Mescid-i Ha-ram'da Kabe'nin yanında namaz kılıyordu. Secdede iken Ebu Cehil ve onun arkadaşları, Kureyş'in en azılılarından Ukbe bin Ebî Mu-ayt'ı gönderip Peygamber efendimizin sırtına bir hayvan işkem­besi koyması üzerine hepsi gülüşmeğe başladılar. Peygamber Sal-jallahu Aleyhi ve Sellem onlara şöyle beddua etti: «Allahim! Kureyş'i sana havale ettim. Allahım! Kureyş'i sana havale ettim. Allahım! Kureyşin hakkından gel. Allahım! Ebû Cehil hatta Utbe bin Rabia'yı, Şeybe bin Rebîa'yı, Velid bin Utbe'vi. Ümmeyye bin Halefi ve Ukbe bin Ebî Muayt'ı kahret!» (Sonra Bedir savaşında bu şahısların hepsi öldürüldü.)



    115- îbni Ömer (R.A.)'den rivayet edilmiştir «Rüyamda dişlerimi misvaklarken (fırçalarken), yanıma, biri diğerinden yaşlı iki adam geldi. Misvakı bunların küçüğüne uzattım Bana, büyüğüne (ver), denildi ve ben de yaşlı olana verdim.» (Bıi hadîs-i şerif yaşça büyük olanlara hürmet edip onları öne geçirme ye işaret buyurmaktadır. Konuşmada, yürümede ve bîr şey ikram edilirken yaşlılar öne alınmalıdır.)



    116- Berâ bin Âzib (R.A.)'den rivayet edilmiştin «Yatağına girip yatmak'istediğin zaman, namaz için alınan ab-dest gibi abdest al. Sonra sağ yanına üzerine yat. Sonra şöyle dua et: Allahiml Sana teslim oldum, her işimi sana bıraktım. Azabından korkarak ve sevabım umarak sırtımı sana dayadım. Senden başka sığınak ve korunak yoktur. Allah'ım! İndirdiğin kitabına iman ettim, gönderdiğin peygamberine iman ettim. Eğer o gece ölürsen, fıtrat üzeresin (yeni doğmuş günahsız gi­bisin) . Sen sözleri, söyleyeceğin her şeyden sonraya bırak.» (Bu hadîs-i şerifi rivayet eden Berâ Hazretleri der ki: Ben, bu kelimeleri Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Seîlem'in huzurunda bir kaç defa okuyup: Allahım! İndirdiğin kitabına iman ettim, gönder­diğin RESULÜNE iman ettim, dediğim zaman, Hazreti peygamber bu son cümlemdeki ifadeyi kabul etmeyip: «Gönderdiğin PEYGAM­BERİNE, diye söyle!» buyurdular. Çünkü İrsal kelimesinden Resul manası çıkmaktadır. Bunun tekrarına lüzum yoktur. Nebi kelimesi kullanıldığında her iki sıfat da duada yer almış olur.)****:Ömer Ziyaeddin Dağistâni, Zübdetü’l-Buhari,Abdest Bahsi: Hisar Yayınevi:52-61****




    Resulullah (S.A.V)'in Abdest Alış Şekli [1]

    Abdullah ibn Zeyd ibn Asım el-Ensârî'den rivayet edilmiştir:
    Abdullah ibn Zeyd'e:
    Bize, Resulullah (s.a.v)'in abdest alışı gibi abdest al' dediler.
    Bunun üzerine Abdullah, (orada bulunanlardan) bir kap (su) isteyerek o kaptan ellerine su döküp ellerini üç defa [2] yıkamış,
    sonra da elini kaba daldırarak ondan su almış ve bir avucundan, hem ağzına su çekmiş ve hem de burnuna su çekmiş.
    Bunu üç defa tekrarlamış. Sonra elini su kabına daldırarak su alıp yüzünü üç defa yıkamış, sonra elini kaba daldırarak su alıp ellerini dirsekleriyle beraber ikişer ikişer yıkamış.
    Sonra yine elini su kabına daldırarak su çıkarıp başını mesh etmiş. (Başını mesh ederken,)
    iki elini, öne ve arkaya doğru götürmüş, sonra ayaklarını topuklanyla birlikte yıkamış.
    Daha sonra da:
    Resulullah (s.a.v)'in abdest alış şekli işte bu şekildeydi' demiş.[3]

    Bir rivayette İse, şu ifade yer almaktadır:
    Başının ön tarafından başlayıp ellerini ensesine doğru götürür ve sonra da ellerini gerisin geriye ilk başlangıç yerine kadar getirirdi.[4]
    Bir rivayette is, Abdullah b. Zeyd şöyle der:
    Resulullah (s.a.v) geldi. Biz onun için bakırdan bir tas içinde su çıkardık.
    (O sudan) abdest aldı. (Abdest alışı sırasında) yüzünü üç defa, ellerini de iki şer defa yıkadı.
    Başını mesh edip başın önünü ve arkasını sıvazladı. Ayaklarını da yıkadı.[5]

    Bu hadisi(n bu şekildeki metinlerin)i, Buhârî iie Müslim rivayet etmiştir.
    Yine Buhârî'nin bir rivayetinde, şu ifade yer almaktadır:
    "Peygamber (s.a.v),(abdest organlannı) ikişer İkişer yıkamak tiyle) abdest aldı.[6]
    Müslim'in bir rivayetinde ise, şu ifade yer almaktadır:
    "(Abdullah b. Zeyd) Resuİullah (s.a.v)'i (n şu şekilde) abdest aldığını görmüş: (İlk önce) ağzına su çekti, (sonra) burnuna su çekti. Sonra yüzünü üç defa, sağ elini üç defa, diğer elini üç defa yıkadı. Elinin artığı olmayan (yeni) bir suyla başına mesh etti.
    Ayaklannı da, tertemiz edinceye kadar yıkadı.[7]

    Ebu Davud'un rivayetinde ise, Daha sonra suyu ellerine suyu döküp ellerini yıkadı,
    sonra ağzına ve burnuna su üç defa su çekti ifadesi yer almaktadır.[8]
    Yine Ebu Dâvud bir rivayetinde, (Abdullah b. Zeyd'den bir önceki) hadisin aynısını rivayet edip (ilave olarak şunu nakletmiştir:)
    Ağzına ve burnuna, bir eliyle su çekip bunu üç kere tekrarladı.
    "Daha sonra Abdulla b. Zeyd,hadisin geriye kalan kısmını aynen zikretti.[9]
    Yine Ebu Davud'un bir rivayeti ise şu şekildedir:
    (Abdullah b. Zeyd,) Resuİullah (s.a.v)'in abdest alışını görüp onun abdest alış şeklini zikrederek şöyle demiş:
    Başını, ellerinin artığı olmayan (yeni) bir su ile mesh etti. Ayaklarını da, tertemiz edinceye kadar yıkadı.[10]

    Nesâî'de, bu hadisin bir benzerini rivayet etmiştir.[11]
    Tirmizî'nin bir rivayeti ise şu şekildedir:
    Resuİullah (s.a.v), başını iki eliyle mesh edip başının ön tarafından başlayıp ellerini ileri ve geri hareket ettirdi.
    Başının ön tarafından başlayıp ensesine doğru götürür ve sonra da ellerini gerisin geriye ilk başlangıç yerine kadar getirirdi.
    Daha sonra da ayaklarını yıkadı.[12]

    Yine Tirmizî'nin diğer bir rivayeti de şu şekildedir:
    (Abdullah b. Zeyd,) Peygamber (s.a.v)'in abdest alışını görüp (onun abdest alış şeklini şu şekilde zikret) miştir:
    Peygamber (s.a.v), başını, ellerinin artığı olmayan (yeni) bir su ile mesh etti.[13]
    Yine Tirmizî'nin başka bir rivayeti de şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) (şu şekilde) abdest aldı:
    Yüzünü üç ker yıkadı.
    Kollarını ikişer defa yıkadı.
    Başını mesh etti.
    Ayaklannı ikişer defa yıkadı.[14] Nesâî'de diğer bir rivayeti ise şu şekildedir:
    Peygamber (s.a.v) (şu şekilde) abdest aldı:
    Yüzünü üç defa, kollarını ikişer defa yıkadı.
    Ayaklarını iki defa yıkadı.
    Başını da iki defa mesh etti.[15]





       Kaynak::
    [1]:Abdest: Farsça "âb" (su) ve "dest" (el) kelimelerinden oluşan ve "el suyu" anlamına gelip belirli ibadetlerin yerine getirilmesinin ön şarh olan ve kendisi de ibadet mahiyetinde görülen bir çeşit hükmî temizliktir.
    Arapça karşılığı ise güzellik, temizlik ve parlaklık anlamına gelen "vudû"dur.
    Terim olarak ise abdest;
    "belli organları usulüne uygun olarak suyla yıkamak ve bazılarını da eldeki su ıslaklıgıyla meshetmek"şeklindeki ibadet temizliği olarak tarif edilir,(ç)

    [2]: Hadisin çeşitli varyantlarında, Resulullah {s.a.v), abdest organlarının bazısını üç, bazısını iki ve bazısını da bir defa yıkamıştır.
    Bu şekilde alınan abdestin sahih olduğundan şüphe yoksa da her abdest organını birer birer yıkamak farz, ikişer ikişer ve üçer üçer yıkamak ise, müstehabtır.
    Peygamber (s.a.v)'in çeşitli zamanlarda böyle değişik şekilde abdest alması, bu şekillerin her birinde abdest almanın caiz olduğunu göstermek içindir.
    Bunları bir sözle bir defada da açıklayabilirdi.
    Fakat sözün yorumlamaya İhtimali var.
    Uyguluma da ise böyle bir ihti­mal yoktur.
    Çünkü uygulamanın, insanın ruh hali üzerindeki etkisi daha büyük olur.(ç)

    [3]: Buhârî, Vudû' 22, 38; Müslim, Taharet 18 (235), 19 (236); Ebu Dâvud, Taharet 51 (118, 119, 120); Tirmizî, Tahâret27 (35), 36 (47); Nesâî, Taharet 80, 81, 82; İbn Mâce, Taharet 51 (434); Ahmed b. Hanbel, 3/443, 4/237
    [4]: Buhârî, Vudû' 38; Müslim, Taharet 18 (235); Ebu Dâvud, Taharet 51 (118); Tirmizî, Taha­ret 24; Nesâî, Taharet 80, 81
    [5]: Buhârî, Vudû1 45
    [6]: Buhârî, Vudû123
    [7]: Müslim, Taharet 19 (236)
    [8]: Ebu Dâvud, Taharet 51 (118)
    [9]: Ebu Dâvud, Taharet 51 (119)
    [10]: Ebu Dâvud, Taharet 51 (120)
    [11]: Nesâî, Taharet 80, 81
    [12]: Tirmizî, Taharet 24 (32)
    [13]: Tirmizî, Taharet 27 (35)
    [14]: Tirmizî, Taharet 36 (47)
    [15]: Nesâî, Taharet 82

    Resulullah (as)'in Abdest Alış Şekli*Yedi İmamım İttifak Ettikleri Hadisler*İbrahim El-Hazimi Çeviren: Hanifi Akın KARINCA KİTAP





    “Hadis Fihristini online okuyabilir, facebook, twitter gibi diğer sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz. Eraykitap En iyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir