Konularına Göre Dua Meali veya Konularına Göre Dua Fihristi   ✪   Arapça ve Türkçe
ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
click to collapse contents
 

Rasulullah Efendimizin (a.s) Yaptığı ve Tavsiye Ettiği Dualar Arapça ve Türkçe
Sefere Çıkarken Okunacak Dualar


Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) sefere çıkarken 3 kere tekbir getirir ve şu duaları eder:
Yolculuğa Çıkarken Okunacak Dualar. Duaların Arapça Okunuşu:


اللَّهُمَّ أَنْتَ الصَّاحِبُ فِي السَّفَرِ ، وَالْخَلِيفَةُ فِي الأَهْلِ اللَّهُمَّ اصْحَبْنَا فِي سَفَرِنَا , وَاخْلُفْنَا فِي أَهْلِنَا اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ وَعْثَاءِ السَّفَرِ , وَكَآبَةِ الْمُنْقَلَبِ , وَمِنَ الْحَوْرِ بَعْدَ الْكَوْنِ , وَدَعْوَةِ الْمَظْلُومِ , وَسُوءِ الْمَنْظَرِ فِي الأَهْلِ وَالْمَالِ
  • Manası:Allah’ım! Seferde dost Sen’sin, ailemde güvendiğim Sen’sin. Allah’ım, bu seferimizde bizimle beraber ol ve aramızda ehlimizi koru. Allah’ım! Ben yolculuğun zorluklarından, davranış ve dönüşümlerin kötü görünümünden sana sığınırım. Allah’ım! Zorluklardan sonra eksiklerden ve mazlumun duasından ve dönüşümünde ehlimde ve malımda hoşa gitmeyen şeyi görmekten sana sığınırım.” ⇒ [Tirmizi, Daavât 3435, Müslim, Hac 1343, Nesai, İstiaze 8/272.] Bir başka dua:


  • «سبْحانَ الذي سخَّرَ لَنَا هذا وما كنَّا له مُقرنينَ، وَإِنَّا إِلى ربِّنَا لمُنقَلِبُونَ . اللَّهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ في سَفَرِنَا هذا البرَّ والتَّقوى ، ومِنَ العَمَلِ ما تَرْضى . اللَّهُمَّ هَوِّنْ علَيْنا سفَرَنَا هذا وَاطْوِ عنَّا بُعْدَهُ ، اللَّهُمَّ أَنتَ الصَّاحِبُ في السَّفَرِ ، وَالخَلِيفَةُ في الأهْلِ. اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ وعْثَاءِ السَّفَرِ ، وكآبةِ المنظَرِ ، وَسُوءِ المنْقلَبِ في المالِ والأهلِ وَالوَلدِ
  • Manası:Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis ederiz; yoksa biz buna güç yetiremezdik. Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz. ” Ey Allahım! Biz, bu yolculuğumuzda senden iyilik ve takvâ, bir de hoşnut olacağın ameller işlemeyi nasip etmeni dileriz. Ey Allahım! Bu yolculuğumuzu kolay kıl ve uzağını yakın et! Ey Allahım! Seferde yardımcı, geride çoluk çoçuğu koruyucu sensin. Ey Allahım! Yolculuğun zorluklarından, üzücü şeylerle karşılaşmaktan ve dönüşte malımızda, çoluk çocuğumuzda kötü haller görmekten sana sığınırım. ” ⇒ [Müslim, Hac 425. Ebû Dâvûd, Cihad 72; Tirmizî, Daavât 45–46.] Geride kalanlara yönelik Efendimiz’in duası:

  • أَسـْـتـَوْدِعُ اللهَ دِينَكُمْ وَأَمَانَتَكُمْ وَخَوَاتِيــمَ اَعْمـَـالَكُمْ وَأَقـْرَأُ عَلَيـْـكُمَ السَّـلاَمَ
  • “Dinimizi, emanetlerinizi ve amellerinizin sonunu Allah’a ısmarlıyorum. Ve sizleri selamlıyorum” ⇒ [Bkz. Ebu Davud, Cihad: 74.]

  • Sefere çıkarken okunacak duâları Nebiyy-i Ekrem –sallallahu aleyhi ve sellem– Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: “Bir sefere çıktığın zaman arkadaşların içinde hâli en güzel ve azığı en bol bir kimse olmak ister misin ey Cübeyr? Öyle ise şu beş sûreyi oku: Kâfirûn, Nasr, İhlâs, Felâk ve Nâs sûrelerini. Her sûreye besmele ile başla ve besmele ile bitir.” (Heysemî, X, 134)

  • YOLA ÇIKMAK ÜZERE BİNEĞİNE BİNERKEN OKUNACAK DUA
    974. İbni Ömer radıyallahu anhumâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yolculuğa çıkarken hayvanı üzerine binip iyice yerleşince üç kere tekbir getirir sonra da şöyle dua ederdi:
    “Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis ederiz; yoksa biz buna güç yetiremezdik. Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz. “
    Ey Allahım! Biz, bu yolculuğumuzda senden iyilik ve takvâ, bir de hoşnut olacağın ameller işlemeyi nasip etmeni dileriz.
    Ey Allahım! Bu yolculuğumuzu kolay kıl ve uzağını yakın et!
    Ey Allahım! Seferde yardımcı, geride çoluk çoçuğu koruyucu sensin.
    Ey Allahım! Yolculuğun zorluklarından, üzücü şeylerle karşılaşmaktan ve dönüşte malımızda, çoluk çocuğumuzda kötü haller görmekten sana sığınırım. “
    Râvi diyor ki, Hz. Peygamber yolculuktan döndüğünde de aynı sözleri söyler ve onlara şu cümleleri de eklerdi:
    “Biz yolculuktan dönen, tövbe eden, kulluk yapan ve Rabbimiz’e hamd eden kişileriz. “
    Müslim, Hac 425. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihad 72; Tirmizî, Daavât 45-46


    975. Abdullah İbni Sercis radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yolculuğa çıkarken,
    “Yolculuğun güçlüklerinden, üzücü manzaralarla karşılaşmaktan, iyiyken kötü olmaktan, mazlumun bedduasından ve dönüşte mal ve çoluk çoçuğu kötü hallerde bulmaktan Allah’a sığınır”dı. Müslim, Hac 426. Ayrıca bk. Tirmizî, Daavât 41; Nesâî, İsti’âze 41-42; İbni Mâce, Dua 30


    976. Ali İbni Rebîa şöyle dedi: Ali İbni Ebû Tâlib’i gördüm, binsin diye hayvanını getirdikleri zaman ayağını üzengiye koyunca ‘Bismillah’ dedi.
    Hayvanın üzerine yerleşip doğrulunca; ‘Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis ederiz, yoksa biz buna güç yetiremezdik.
    Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz’ dedi. Üç defa ‘el-Hamdülillah’, üç defa ‘Allahu ekber’ dedi.
    Sonra da ‘Ey Rabbim, seni tesbih ederim. Ben kendime zulmettim, beni bağışla. Çünkü senden başka günahı bağışlayacak kimse yoktur’ âyetini okudu ve güldü. Bunun üzerine,
    – Ey mü’minlerin emiri! Niçin güldün? dediler. O da şu cevabı verdi:
    – Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in, benim yaptığım gibi yaptığını ve benim güldüğüm gibi güldüğünü görmüş ve ‘Niçin güldün ey Allah’ın Resülü?’ diye sormuştum. – “Yüce Rabbin, benden başka günahları bağışlayacak bir kimsenin olmadığını bilerek, günahlarımı bağışla! diye dua eden kulundan hoşnut olur, ” buyurmuştu. Ebû Dâvûd, Cihâd 74; Tirmizî, Daavât 46



    ألله أكبر، الله أكبر، الله أكبر، سبْحانَ الذي سخَّرَ لَنَا هذا وما كنَّا له مُقرنينَ، وَإِنَّا إِلى ربِّنَا لمُنقَلِبُونَ. اللَّهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ في سَفَرِنَا هذا البرَّ والتَّقوى، ومِنَ العَمَلِ ما تَرْضى. اللَّهُمَّ هَوِّنْ علَيْنا سفَرَنَا هذا وَاطْوِ عنَّا بُعْدَهُ، اللَّهُمَّ أَنتَ الصَّاحِبُ في السَّفَرِ، وَالخَلِيفَةُ في الأهْلِ. اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ وَعْثَاءِ السَّفَر، وكآبةِ المنظَرِ، وَسُوءِ المنْقلَبِ في المالِ والأهلِ وَالوَلدِ.


    3370- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre,
    Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    “Allah’a duâdan daha üstün bir şey yoktur.” (İbn Mâce, Dua: 27)


    3371- Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre,
    Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    “Duâ ibadetin iliği beyni ve özüdür.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)

    3372- Numân b. Beşîr (r.a.)’den rivâyete göre:
    Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    “Duâ ibadettir.” Sonra mü’min sûresi 60. ayetini okudu: “
    Ama Rabbiniz buyuruyor ki: “Bana duâ edin, duânızı kabul edeyim.
    Şüphesiz ki, bana kulluk etmekten büyüklük taslayarak çekinenler, aşağılık bir halde Cehenneme gireceklerdir.” (İbn Mâce, Dua: 27)[1]


    3373- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre,
    Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    “Kim Allah’tan istemezse duâ etmezse Allah o kişiye gazablanır.” (İbn Mâce, Dua: 17)[2]


    3374- Ebû Musa el Eşarî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:
    Rasûlullah (s.a.v.) ile birlikte bir savaşta idik.
    Savaşı bitirince Medîne’ye döndük insanlar tekbir getirerek seslerini yükselttiler.
    Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Rabbiniz sağır değildir. Uzakta da değildir; O her yerdedir.”
    Ebû Musa dedi ki: Ey Abdullah b. Kays! Sana Cennetin hazinelerinden bir hazineyi haber vereyim mi? “La havle vela kuvvete illa billah.” (Buhârî, Cihâd: 27; Müslim, Zikir: 17)[3]



    3438- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre,
    Rasûlullah (s.a.v.) sefere çıktığı ve binitine bindiği zaman parmağıyla işaret eder -Şu’be parmağıyla işaret etti- ve şöyle derdi:
    “Allah’ım yolculuk boyunca arkadaşımız sensin. Çoluk çocuğumuzu da sana emanet ederiz. Allah’ım bizi nasihatlerinle birlikte kıl. Bizi emniyet içersinde memleketimize geri çevir. Allah’ım bize mesafeleri kısalt, yolculuğumuzu kolay kıl. Allah’ım yolculuğun sıkıntılarından sana sığınırım ve dönüşün zorluklarından ve kötülüklerinden de sana sığınırım.” (Nesâî, İstiaze 27)


    3439- Abdullah b. Sercis (r.a.)’den rivâyete göre,
    Rasûlullah (s.a.v.), bir yolculuğa çıktığında şöyle derdi:
    “Allah’ım yolculukta arkadaş sensin çoluk çocuğumuza da sen vekilsin. Allah’ım yolcuğun sıkıntılarından sana sığınırım. Dönüşün zorluklarından ve kötülüklerinden de sana sığınırım. Allah’ım yolculuğumuzda bizim arkadaşımız ol çoluk çocuğumuza da vekil ol, bolluktan sonraki darlıktan, mazlumun bedduâsından, mal ve çoluk çocukta kötü görüntü ve kötü neticelerden sana sığınırım.” (Müslim, Hac: 27; ibn Mâce, Duâ: 17)[4]


    3440- Berâ b. Âzib (r.a.)’den rivâyete göre,
    Peygamber (s.a.v), bir seferden döndüğünde şöyle derdi:
    “Dönenler, tevbe edenler, İbadet edenler ve Rabbimize hamdedenleriz.” (Müsned: 17746)


    3441- Enes (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:
    “Peygamber (s.a.v), bir yolculuktan döndüğü vakit şehrin binaları gözüne görünmeye başladığı vakit orduyu hızlandırırdı.
    Eğer bir binit üzerinde ise Medîne sevgisinden dolayı binitini hızlandırırdı.” (Buhârî, Hac: 17)[5]


    1807 - İmam Mâlik'e ulaştığına göre
    Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) sefer arzusuyla ayağını bineğinin özengisine koyduğu zaman şu duayı okurdu:
    "Bismillah!
    Allahım!
    Sen seferde arkadaşım,
    Ailemde vekilimsin.
    Allahım, bize arzı dür, seferi kolaylaştır.
    Allahım, yolun meşakkatlerinden,
    Üzüntülü dönüşten,
    Mal ve ailede vuküa gelecek kötü manzaralardan sana sığınıyorum". Muvatta, İsti'zân 34, (2, 977).

    1808 -İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor:
    "Resülullah (aleyhissâlatu vesselâm), seferden dönerken, uğradığı her tümsekte üç kere tekbir getirir, arkadan da:
    "Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadir.
    (Allah'tan başka ilah yoktur. O tekbir, ortağı yoktur, mülk O'nundur, hamd O'nadır. O herşeye kadirdir
    dönüyoruz, tevbe ediyoruz, kulluk ediyoruz, secde ediyoruz, Rabbimize hamdediyoruz.
    Allah va'dinde sâdık oldu, kuluna yardım etti. (Hendek Harbi'nde) müttefik orduları tek başına helâk etti" derdi. Buhâri, Daavât 52, Ömer 12, Cihâd 133, 197, Megâzi 29; Müslim, Hacc 428, (1344);
    Muvatta, Hacc 243, (1,421); Tirmizi, Hacc 104, (950); Ebu Dâvud, Cihâd 170, (2770).



    1809 -Ebu Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Bir adam Peygamber (aleyhissalâtu vesselam)'e:
    "Ey Allah'ın Resülü, ben sefere çıkmak istiyorum bana tavsiyede bulun!" diye talepte bulundu.
    Efendimiz:
    "Sana Allah'tan korkmanı ve (yol boyu aştığın) her tepeııin başında tekbir getirmeni tavsiye ediyorum!" buyurdu.
    Adam döneceği sırada şu duada bulundu: "Allah'ım! Ona uzaklığı dür, yolculuğu kolay kıl." Tirmizi Daavat 47, (3441).


    1810 -Abdullah el-Hatmi (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) birisiyle vedalaştı mı şöyle derdi:
    "Dininizi emânetinizi ve işlerinizin âkibetini Allah'ın muhafazasına bırakıyorum". Ebu Dâvud, Cihâd 80 (2600); Tirmizi, Daavât 45, (3439).


    1811 -Abdullah İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor:
    "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) seferde iken gece olunca şu duayı okurdu:
    "Ey arz, benim de senin de Rabbimiz Allah'tır.
    Senin de, (sende bulunanların da sende yaratılmış olanların da, senin üzerinde yürüyenlerin de şerrinden Allah'a sığınırım.
    Arslanın, iri yılanın, yılanın, akrebin ve bu beldede ikâmet eden (insilerin ve cinni)lerin, İblis'in ve İblis neslinin şerrinden de Allah'a sığınırım."
    Ebu Dâvud, Cihâd 80, (2603).


    1812 -Havle Bintu Hàkim (radıyallâhu anh ) anlatıyor:
    "Resülullah (aleyhissalatu vesselam) efendimiz buyurmuşlardır ki:
    "Kim bir yerde konakladığı zaman şu duayı okursa, oradan ayrılıncaya kadar ona hiçbir şey zarar vermez:
    أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ
    "Eüzü bi-kelimâtillahi't-tâmmât min şerri mâ halâka.
    (Allah'ın eksiksiz, mükemmel kelimeleri ile, yarattıklarının şerrinden Allah'a sığınıyorum.)" Müslim, 54, (2708); Muvatta, İsti'zân 34 (2, 978); Tirmizi, Daavât 41, (3433).[6]



    "...Umarım, Rabbim beni doğru yola iletir..." (Kasas Suresi 22)

    "...Rabbinizin ni'metini anarak:
    Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis ederiz, yoksa biz bunlara güç yetiremezdik..."Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz (Zuhruf Suresi 13-14)


    "...«Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a hamdolsun»..."
    Rabbim! Beni bereketli bir yere indir. Sen, iskân edenlerin en hayırlısısın. (Mü'minun Suresi -28-29)



    İmam Mâlik'e ulaştığına göre
    Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) sefer arzusuyla ayağını bineğinin özengisine koyduğu zaman şu duayı okurdu:
    "Bismillah!
    Allahım! Sen seferde arkadaşım, ailemde vekilimsin.
    Allahım, bize arzı dür, seferi kolaylaştır.
    Allahım, yolun meşakkatlerinden, üzüntülü dönüşten, mal ve ailede vuküa gelecek kötü manzaralardan sana sığınıyorum". Muvatta, İsti'zân 34, (2, 977).


    İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor:
    "Resülullah (aleyhissâlatu vesselâm), seferden dönerken, uğradığı her tümsekte üç kere tekbir getirir,
    arkadan da:
    لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
    "Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadir.
    (Allah'tan başka ilah yoktur. O tekbir, ortağı yoktur, mülk O'nundur, hamd O'nadır. O herşeye kadirdir) dönüyoruz, tevbe ediyoruz, kulluk ediyoruz, secde ediyoruz, Rabbimize hamdediyoruz. Allah va'dinde sâdık oldu, kuluna yardım etti. (Hendek Harbi'nde) müttefik orduları tek başına helâk etti" derdi. Buhâri, Daavât 52, Ömer 12, Cihâd 133, 197, Megâzi 29; Müslim, Hacc 428, (1344); Muvatta, Hacc 243, (1,421); Tirmizi, Hacc 104, (950); Ebu Dâvud, Cihâd 170, (2770).



    Ebu Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Bir adam Peygamber (aleyhissalâtu vesselam)'e:
    "Ey Allah'ın Resülü, ben sefere çıkmak istiyorum bana tavsiyede bulun!" diye talepte bulundu. Efendimiz:
    "Sana Allah'tan korkmanı ve (yol boyu aştığın) her tepeııin başında tekbir getirmeni tavsiye ediyorum!" buyurdu. Adam döneceği sırada şu duada bulundu: "Allah'ım! Ona uzaklığı dür, yolculuğu kolay kıl." Tirmizi Daavat 47, (3441).



    Abdullah el-Hatmi (radıyallâhu anh) anlatıyor:
    "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) birisiyle vedalaştı mı şöyle derdi:
    "Dininizi emânetinizi ve işlerinizin âkibetini Allah'ın muhafazasına bırakıyorum". Ebu Dâvud, Cihâd 80 (2600); Tirmizi, Daavât 45, (3439).



    Abdullah İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor:
    "Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) seferde iken gece olunca şu duayı okurdu:
    "Ey arz, benim de senin de Rabbimiz Allah'tır.
    Senin de, (sende bulunanların da sende yaratılmış olanların da, senin üzerinde yürüyenlerin de şerrinden Allah'a sığınırım.
    Arslanın, iri yılanın, yılanın, akrebin ve bu beldede ikâmet eden (insilerin ve cinni)lerin, İblis'in ve İblis neslinin şerrinden de Allah'a sığınırım."
    [7]


    3438- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre,
    Rasûlullah (s.a.v.) sefere çıktığı ve binitine bindiği zaman parmağıyla işaret eder -Şu’be parmağıyla işaret etti- ve şöyle derdi:
    “Allah’ım yolculuk boyunca arkadaşımız sensin.
    Çoluk çocuğumuzu da sana emanet ederiz.
    Allah’ım bizi nasihatlerinle birlikte kıl.
    Bizi emniyet içersinde memleketimize geri çevir.
    Allah’ım bize mesafeleri kısalt, yolculuğumuzu kolay kıl.
    Allah’ım yolculuğun sıkıntılarından sana sığınırım ve dönüşün zorluklarından ve kötülüklerinden de sana sığınırım.”
    (Nesâî, İstiaze 27)



    3439- Abdullah b. Sercis (r.a.)’den rivâyete göre,
    Rasûlullah (s.a.v.), bir yolculuğa çıktığında şöyle derdi:
    “Allah’ım yolculukta arkadaş sensin çoluk çocuğumuza da sen vekilsin.
    Allah’ım yolcuğun sıkıntılarından sana sığınırım.
    Dönüşün zorluklarından ve kötülüklerinden de sana sığınırım.
    Allah’ım yolculuğumuzda bizim arkadaşımız ol çoluk çocuğumuza da vekil ol, bolluktan sonraki darlıktan, mazlumun bedduâsından, mal ve çoluk çocukta kötü görüntü ve kötü neticelerden sana sığınırım.”

    (Müslim, Hac: 27; ibn Mâce, Duâ: 17)[8]



       Kaynak:
    [1]:Sunen-i Tirmizi:Tercüme Abdullah Parlıyan: dua bölümleri..: bölüm: 1 duâ yapmanın değer ve kıymeti
    [2]:Sunen-i Tirmizi:Tercüme Abdullah Parlıyan: dua bölümleri..:bölüm: 2 allah’tan istemeyeni allah sevmez mi?
    [3]:Sunen-i Tirmizi:Tercüme Abdullah Parlıyan: dua bölümleri..:bölüm: 3 Cennet hazinelerinden bir hazine hangisidir?
    [4]:Sunen-i Tirmizi:Tercüme Abdullah Parlıyan: dua bölümleri..:bölüm: 42 yolculuğa çıkıldığı zaman yapılacak duâ
    [5]:Sunen-i Tirmizi:Tercüme Abdullah Parlıyan: dua bölümleri..:bölüm: 43 yolculuktan dönüldüğünde okunacak duâ
    [6]:Dua:KutubuSitte7300
    [7]:DUANIN FAZİLETİ VE VAKTİ :KutubuSitte7300
    [8]:Sunen-i İmam Tirmizi Dua Bölümü Hadis No 2:Tercume:Abdullah Parlıyan







    Eraykitap Web Sitesi Konularına Göre Dua Fihristi Meali Alfabetik / A'dan / Z'ye / Sırasına Göredir, facebook, twitter gibi diğer sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, Ayeti Kerimeleri ve Hadis-i Şerifleri ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek ve değiştirmemek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
    Standart Ekran Çözümü: 1024 x 768 | Sistem: İnternet Ede + Google Chrome ve Mozilla Firefox'da daha verimli çalışmaktadır