ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
Konularına Göre Dua Meali veya Dua Fihristi
Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir. (Mü'min Suresi - 60)
Namaza Başlarken Duayı Okuduktan Sonra Namazda Kıraata Başlarken Euzu ve Besmale Okumak

Rasulullah (s.a.v.) iftitah duasının ardından şu sözlerle Allah’a sığınırdı


أَعُوذُ باِلله ِمنَ الشَّيْطاَنِ الرَّجِيمِ هَمْزِهِ وَ نَفْخهِ وَ نَفَثِهِ
Bazen Bu duayı

أَعُوذُ باِللهِ السَّمِيعِ الْعَليِم ِمِنَ الشَّيْطاَنِ الرَّجِيمِ
Bazen Bu duayı

أَعُوذُ باِلله ِمنَ الشَّيْطاَنِ الرَّجِيمِ
Bazen Bu duayı

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Sonra Besmeleyı Okurdu



  
  • 1 - ) “Kovulmuş şeytandan, onun sıkıştırmasından (hemz), üfürmesinden (nefh) ve üflemesinden (nefs) Allah’a sığınırım.” [1]     Bazen bunu şu şekilde okurdu:
    2 - ) “...şeytan’dan, her şeyi işiten ve her şeyi bilen Allah’a sığınırım.” [2]    Bazen bunu şu şekilde okurdu:
    3 - ) “Allah’a sığınırım Kovulmuş şeytandan”     Ardından Besmele Fatiha ve Diğer Âyetleri Okumaya başlarıd... [3a]
    4 - ) “Bismillahirrahmanirrahim (Rahmân Rahîm Allah’ın adıyla)” der; fakat bunu açıktan okumazdı. [3]

    BESMELEYİ SESSİZ OKUMAK
    244- Abdullah b. Muğaffel (r.a.)’in oğlundan rivâyete göre, şöyle demiştir:
    “Namaz kılarken babam benim besmeleyi açıkça söylediğimi işitti ve şöyle dedi:
    Ey oğlum, bu yaptığın bid’attır. Bid’atten sakın diyerek şöyle devam etti;
    Peygamber (s.a.v.)’in ashabından İslam da bid’at çıkarma konusundan daha fazla kızdıkları bir şey görmedim dedi ki:
    Ben Rasûlullah (s.a.v.) ile Ebû Bekir, Ömer ve Osman’la birlikte namaz kıldım, hiçbirinin sesli olarak besmele okuduğunu işitmedim sende Besmeleyi sesli olarak okuma namaza başladığında “Elhamdülillahi Rabbil Alemin” diyerek okumaya başla.” (Dârimî, Salat: 34; Nesâî, İftitah: 21) İmam Tirmizi Sunen-i Abdullah Parlıyan...:Namaz Bölümleri..:Bölüm: 180 Ø BESMELEYİ SESsİZ OKUMAK

    BESMELEYİ AÇIK OKUMAK
    245- İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:
    “Rasûlullah (s.a.v.) namaza başladığında Besmele okuyarak okumaya başlardı.” (Nesâî, İftitah: 22) İmam Tirmizi Sunen-i Abdullah Parlıyan...:Namaz Bölümleri..: Bölüm: 181 Ø BESMELEYİ AÇIK OKUMAK

  • Besmelenin ardından Fâtiha sûresini okur; bunu da her bir âyetinden sonra bir miktar durarak yapardı
    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ ﴿١﴾ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ ﴿٢﴾ اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ ﴿٣﴾ مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ ﴿٤﴾ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ ﴿٥﴾ اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ ﴿٦﴾ صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ ﴿٧﴾     آمين‎

  • Âyet Âyet Okumak
    Fâtiha’nın Namazın Rüknü Olması ve Fazileti
    Peygamber (s.a.v.) bu sûrenin şanını yüceltmiş, şöyle buyurmuştur:
    “[Namazda] Fâtihatü’l-kitab’ı [ve başka sûreleri] oku­mayan kişinin namazı yoktur.”[6] Başka bir rivayette ise şöyle buyurmuştur:
    “Kişinin Fâtihatü’l-kitab’ı okumadığı namaz kabul ol­maz.”[7]

    Peygamber bazen de şöyle buyuruyordu:
    “Kim namaz kılar da içinde Fâtihatü'l-kitabı okumazsa, o namaz eksiktir, o namaz eksiktir, o namaz eksiktir; tamam değildir.”[8]



  • Başka bir hadiste ise şöyle buyurmaktadır:
    “Yüce Allah şöyle buyurdu: “Ben namazı[9] kulumla aramda ikiye böldüm: Yarısı benim, yarısı da kulumundur. Kuluma istediği verilecektir.” Rasûlullah (s.a.v.) “Onu (Fâtiha’yı) okuyun” dedi ve şöyle devam etti:



    “Kul: “el-Hamdü lillâhi rabbil-âlemin” der. Allah: “Kulum bana hamdetti” der. Kul: “er-Rah­mâni’r-rahîm” der. Allah: “Kulum beni övdü” der. Kul: “Mâliki yevmi’d-dîn” der. Allah: “Kulum beni yüceltti” der. Kul: “İyyâke na’budu ve iy­yâke nesteîn” der. Allah: “İşte bu, kulumla benim aram­da­dır; kuluma iste­diği verilecektir” der. Kul: “İhdina’s-sı­râ­ta’l-mus­takîm, sıratallezîne en’amte aleyhim ğayri’l-mağ­dûbi aley­him vela’d-dâllîn” der. Allah: “İşte bu, kulu­mundur, ku­lu­ma istediği verilecektir” der.”[10]




    Peygamber (s.a.v.) bir hadisinde de şöyle buyurur:
    “Allah Teâlâ, ne Tevrat’ta ne de İncil’de Ümmü’l-Kur'an [11] gibi bir sûre indirmemiştir. O, sürekli tek­rarlanan yedi (es-Seb’u'l-mesânî) [12] [ve bana verilmiş olan Yüce Kur’an’dır].” [13]
    Namazını düzgün kılmayan kimseye de namazında Fâtiha sûresini okumasını emretmiştir. [14]


  • Fâtiha’yı ezberleyemeyen birine ise şöyle demiştir: “Sen namazında:
    سُبْحَانَ اللَََّهِ، وَالْحَمْدُ اللَّهِ، وَلاَ إِلَهَ إَِلا اللَّهُ، وَاللَّهُ أَكْبَرُ، وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إلاَّ بِاللّهِ

  • “Allah’ı her türlü noksanlıktan tenzih ederim. Bütün övgüler Allah’adır. Allah’tan başka ilâh yoktur. Allah çok büyüktür. Güç ve kuvvet ancak Allah’tandır.”[15] duasını oku."

    Namazını düzgün kılmayan kimseye ise şunu söylemiştir: “Eğer ezberinde Kur’an(dan âyetler) varsa, onları oku; ezberinde Kur’an’dan hiçbir şey yoksa, “el-Hamdülillah, Allahu ekber, Lâ ilâhe illallah” de.” [16]





  • Rasulullah (a.s) Aynı Rekâtta Birden Fazla Sûre Okuması
    Rasulullah (s.a.v.), Kur’an’ın mufassal sûrelerinden benzer [1] olanları kıratta birleştirirdi.
    Bir rekâtta “er-Rahman” (55:78) [2] ile “en-Necm”i (53:62),
    bir rekâtta “İk­terebet” (54:55) ile “el-Hâkka”yı (69:52),
    bir rekâtta “et-Tûr” (52:49) ile “ez-Zâriyât”ı (51:60),
    bir rekâtta “İzâ vaka’at” (56:96) ile “en-Nûn”u (68:52),
    bir rekâtta “Se’ele sâilun” (70:44) ile “en-Nâziât”ı (79:46),
    bir rekâtta “Veylü’n lil mutaffifîn” (83:36) ile “Abese”yi (80:42),
    bir rekâtta “Müddessir” (74:56) ile “Müzzemmil”i (73:20),
    bir rekâtta “Hel etâ” (76:31) ile “Lâ uksimu biyevmi’l-kıyâme”yi (75:40),
    bir rekâtta “Amme yetesâelûn” (78:40) ile “el-Mürselât”ı (77:50),
    bir rekâtta “Duhân” (44:59) ile “İze’ş-şemsu kuvvirat”ı (81:29) birlikte okurdu.” [3]
    Bazen ileride geleceği üzere gece namazlarında “yedi uzun sûre (seb-i tıval)”den birkaç sûreyi,
    meselâ; Bakara, Nisa, Âl-i İmrân sûrelerini bir rekâtta okurdu. Şöyle buyururdu: “En faziletli namaz, kıyamı uzun olandır.” [4]

    [1]:Yani vaaz, hikmetli sözler, kıssalar gibi anlam itibariyle birbirine benzeyen sûreler.
    Mufassal sûreler ise, Kâf sûresinden başlayıp Kur’an’ın sonuna kadar olan bölüme yer alan sûrelerdir.
    [2]:Birinci rakam sûre numarasını, ikinci rakam ise âyet sayısını belirtir. Birinci rakamlardan anlaşıldığı üzere,
    Resûlullah (s.a.v.) benzer sûre­leri aynı rekatta okurken Mushaf’taki tertibe riayet etmemiştir. Bu da böyle yapmanın caiz olduğunu gösterir.
    “Gece Namazı”nda kıraat ko­n­usu anlatılırken bunun başka bir örneği daha gelecektir. Bununla beraber kıraatta Mushaf’taki tertibe riayet etmek daha faziletlidir.
    [3]:Buhârî, Müslim. [Buhârî, Sıfatü's-salât 25 (44), c.1, s.778-779; Müslim, Salatü'l-mü­safirin 275-279 (822), c.4, s.2294-2295; Ebû Dâvud, Salât 9 (1396), c.5, s.291; Nesaî, İftitah 75 (1004-1006), c.1-2, s.586-587. Mütercim]
    [4]:Müslim, Tahâvî. [Müslim, Salatü'l-müsafirin 164-165 (756), c.4, s.2148-2149; Ebû Dâvud, Salâtu't-tatavvu 23 (1325), c.5, s.145; İbn Mâce, İkametü's-salât 200 (1421), c. 4, s. 242. Mütercim]

    TİRMİZİ VİTR BÖLÜMLERİ BÖLÜM: 340 Ø VITR NAMAZINDA OKUNAN SÛRELER
    462- İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:
    “Rasûlullah (s.a.v.) vitirde “A’la, Kafirûn ve İhlas” sûrelerini, her birini bir rek’atta okurdu.” (Ebû Dâvûd, Vitr: 4; İbn Mâce, İkame: 115)

    463- Abdulaziz b. Cüreyc’den aktardığına göre, şöyle demiştir:
    “Âişe (r.anha)’dan, Rasûlullah (s.a.v.) vitr namazında ne okurdu diye sordum. Dedi ki:
    “Birinci rek’atta A’la sûresi, ikinci rek’atta Kafirûn süresi, üçüncü rek’atta İhlas ve Muavvizeteyn yani Felak ve Nas sûrelerini okurdu.” (Ebû Dâvûd, Vitr: 4; İbn Mâce, İkame: 117)

    TİRMİZ - NAMAZ BÖLÜMLERİ: BÖLÜM: 176 Ø NAMAZA BAŞLAMA VE BİTİRME NASILDIR?
    238- Ebû Saîd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Namazın anahtarı abdest; namazda yapılmayacak şeylerin başlangıcı, tekbîrle namaza başlamaktır. Bazı hareket ve davranışların serbest olabilmesi ise selamla namazdan çıkmakla mümkün olur. Farz ve sünnet tüm namazlarda Fatiha sûresi ve bir sûre okumayanın namazı olmaz.” (İbn Mâce, İkame: 4; Dârimî Salat: 31)
  • Daha Detaylı Bilgi için Tıklayın





  •    Kaynak:
    [1]:Ebû Davud, İbn Mâce, Dârekutnî ve Hâkim. Hâkim, İbn Hibbân ve Ze­hebî hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Bu ve sonraki hadis, “İr­vau’l-ğalîl” (342) adlı kitabımda tahriç edilmiştir. Bazı raviler ha­dis­te geçen, şeytanın sıkıştırması (hemz) bir tür delilik, üfürmesi (nefh) kibir, üflemesi de (nefs) şiir olarak açıklamıştır. Bu üç yorum da sa­hih mürsel bir senedle Hz. Peygamber’den (s.a.v.) rivâyet edil­miştir. Burada şiirden maksat, kötülenen şiirdir. Zira Buharî’de yer alan bir ha­diste Hz. Peygamber (s.a.v.): “Şiirin bazısı hikmettir.” buyurmuştur.[Ebû Dâvud, Salât 119,120 (775), c.3, s.191; İbn Mâce, İkametü's-sa­lât 2 (807, 808), c. 3, s. 13,14. Mütercim]

    [2]:Ebû Davud ve Tirmizî hasen bir senedle rivâyet etmiştir. İbn Hânî’nin “el-Mesâil” adlı kitabında (1/50) Ahmed b. Hanbel böyle söylemiştir. [Tirmizi, Salât 179 (242), c.1, s.183; Ebû Dâvud, Salât 119,120 (775), c.3, s.191; İbn Mâce, İkametü's-salât 2 (807, 808), c. 3, s. 13,14. Mütercim]

    [3]:Buhârî, Müslim, Ebû Avâne, Tahâvî ve Ahmed. [Müslim, Salat, 50, 51, 52 (399), c.3, s.1268-1269; Muvatta, Salat 30, c.1 s.100. Mütercim]

    [3a]: Ebû Davud ve Tirmizî hasen bir senedle rivâyet etmiştir. İbn Hânî’nin “el-Mesâil” adlı kitabında (1/50) Ahmed b. Hanbel böyle söylemiştir. [Tir­mizi, Salât 179 (242), c.1, s.183; Ebû Dâvud, Salât 119,120 (775), c.3, s.191; İbn Mâce, İkametü's-salât 2 (807, 808), c. 3, s. 13,14. Mütercim] Buhârî, Müslim, Ebû Avâne, Tahâvî ve Ahmed.

    [4]:Ebû Davud, es-Sehmî (64-65) ve Hâkim. Hâkim hadisin sahih ol­du­ğunu söylemiş; Zehebî de bu görüşünde ona katılmıştır. Ayrıca bkz. “el-İrvâ” (343). Ebû Amr ed-Dânî “el-Müktefâ” adlı kitabında (5/2) bu hadisi rivâyet etmiş ve şöyle demiştir:
    “Bu hadisin birçok tarîki vardır. Hadis bu konuda temel dayanaktır. İlk dönem imam ve kârilerinden bir topluluk, birbirleriyle bağlantılı olsalar bile âyetlerin aralarını ayırmayı müstehab sayardı.” Ben diyorum ki: Bu, günümüzde sıradan insanlar bir tarafa kârilerin bile çoğunun terk ettiği bir sünnettir. [Ebû Dâvud, (29) Huruf (4001), c.0, s.0; Tirmizi, Kıraat 1 (3094), c.5, s.60

    [5]:Temmâm er-Râzî, “el-Fevâid”; İbn Ebû Davud, “el-Masâhif” (2/7); Ebû Nuaym, “Ahbâru Asbahân” (1/104). Hâkim hadisin sahih ol­duğunu söylemiş; Zehebî de bu görüşünde ona katılmıştır. Bu مَلِكِ biçimindeki okuyuş da bir önceki مَالِكِ okuyuşu gibi mütevatirdir.[Tirmizi, Kıraat 1 (3094), c.5, s.60. Mütercim]

    [6]:Buhârî, Müslim, Ebû Avâne ve Beyhakî. Bkz. “el-İrv┑ (302).[Buhari, Sıfatü's-salati 14 (766), c.2, s.766; Müslim, Salat 34, 37 (394), c.3, s.1242; Ebû Dâvud, Salât 131,132 (820, 822), c.3, s.275, 280; Nesaî, İftitah 24 (911), c.1-2, s.543-544. Mütercim]

    [7]:Dârekutnî rivâyet etmiş ve sahih olduğunu söylemiştir. Hadisi İbn Hibbân da “es-Sahih”inde rivâyet etmiştir. Ayrıca bkz. a.g.e.
    [8]:Müslim, Ebû Avâne. [Müslim, Salat 38, 41 (395), c.3, s.1250-1251. Mütercim]

    [9]:Yani Fâtiha’yı. Burada saygı ifadesi olarak, bütün dile getirilip, onun parçası kastedilmiştir.

    [10]:Müslim, Ebû Avâne ve Malik. Hadisin Cabir’in rivâyetinden bir şahidi de vardır. Bunun için bkz.: es-Sehmî, “Târihu Cürcân” (144). [Müslim, Salat 38 (395), c.3, s.1249-1250; Muvatta, Salat 39, c.1 s.104. Mütercim]

    [11]:Yani Fâtiha.-Mütercim.

    [12]:el-Bâcî şöyle demiştir: Hz. Peygamber (s.a.v.) “sürekli tek­rarla­nan yedi” sözüyle “Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve yüce Kur'an'ı verdik.” (Hicr, 87) âyetini kasdetmiştir. “Yedi” olarak adlandırıl­masının sebebi, Fâtiha’nın yedi âyet olmasıdır. “Tekrar­la­nan” ola­rak anılmasının sebebi ise, her rekâtta tekrar ediliyor olmasıdır.” “Yüce Kur’an” olarak anılmasının sebebi de, Kur’an’da yer alan her şeyin “Kur’an” olarak isimlendirilmesi mümkün olmakla birlikte bu ismi ona özgün kılma kabilindendir. Nitekim bütün mescidler Allah’ın evi olmakla beraber “Allah’ın evi” (Beytullah) ismi saygı ve tahsisin ifade­si olarak sadece Kâbe için kullanılmıştır.

    [13]:Nesâî, Hâkim. Hâkim hadisin sahih olduğunu söylemiş; Zehebî de bu görüşünde ona katılmıştır. [Nesaî, İftitah 27 (913-914), c.1-2, s.545-546; Tirmizî, Fezailu'l-Kur'ân 1, (3035), c.5, s.21-22. Müter­cim]

    [14]:Buhârî, “Cüz’ü’l-kıraati halfe’l-imâm” adlı kitabında sahih bir senedle rivâyet etmiştir. [Ebû Dâvud, Salât 143, 144 (859), c.3, s.355; Nesaî, Sehv 67 (1313, 1314), c.3-4, s.89. Mütercim]

    [15]:Ebû Davud, İbn Huzeyme (1/80/2), Hâkim, Taberânî ve İbn Hibbân. İbn Hibbân ve Hâkim hadisin sahih olduğunu söylemiş; Zehebî de bu gö­rüşünde ona katılmıştır Bkz. “el-İrvâ” (303). [Ebû Dâvud, Salât 134, 135 (832), c.3, s.298. Mütercim]

    [16]:Ebû Davud, Tirmizî. Tirmizî hadisin hasen olduğunu söylemiştir. Ha­di­sin senedi sahihtir. Bkz. “Sahîhu Ebî Davud” adlı kitabımız (807). [Ebû Dâvud, Salât 143,144 (861), c.3, s.357; Tirmizî, Salat 225 (301), c. 1, s.217. Mütercim]




     

    Kullarım sana, Beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar (Bakara Suresi - 186)

     

    Önceki Sayfa
    Fihrist
    Sonraki Sayfa