ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
Konularına Göre Dua Meali veya Dua Fihristi
Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir. (Mü'min Suresi - 60)
Rasulullah Efendimizin (a.s) Yaptığı ve Tafsiye Ettiği Dualar Arapça ve Türkçe

Namaza Başlarken Tekbir Aldıktan Sonra Okunacak Dualar veya İftitah Tekbir Aldıktan Sonra Okunacak Dualar

Rasulullah (s.a.v.) namazda kıraatına çeşitli dualarla başlardı.
Bu dualarında Allah’a hamdeder, O’nu yüceltir ve överdi. Namazını düzgün kılmayan kimseye de böyle yapmasını emrederek, şöyle buyurmuştur:
“Tekbir alıp, Allah’a hamdü senada bulunmadıkça ve Kur’an’dan kolayına gelen miktarı okumadıkça hiç kimsenin namazı tamamlanmış olmaz.” [1]

Rasulullah (s.a.v.) namazda değişik dualar okurdu.
Bazen şu duayı okurdu:



1 - )   ⇒   İftitahi Tekbirden Sonra Okunan Dualar  //   Tekbir Getirdikten Sonraki İftitah Duaları


اللَّهُمَّ بَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ خَطَايَاىَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ المَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ.
اَللّهُمَّ نَقِّنِي مِنْ خَطَايَاىَ كَماَ يُنَقَّى الثَّوْبُ الأَبْيَضُ مِنَ الدَّنَسِ
اَللّهُمَّ اَغْسِلْنِي مِنْ خَطاياىَ بِالْمَاءِ و الثَّلْجِ وَالْبَرْدِ

Allahümme bâid beynî ve beyne hatâyâyâ kemâ bâadte beyne'l-meşrıkı ve'l-mağribi. Allahümme nakkinî min hatâyâyâ kemâ yunakka's-sevbu'l-ebyedu mine'd-denesi. Allahümme'ğsilnî min hatâyâyâ bi's-selci ve'l-mâi ve'l-beredi Allahım! Doğu ve batının arasını uzaklaştırdığın gibi, beni de günahlarımdan uzaklaştır. Allahım! Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi, beni de günahlarımdan temizle. Allahım! Beni günahlarımdan kar, su ve dolu ile arındır (temizle) Buhâri (1/181)   ⇒   Müslim (1/419)



2 - )   ⇒   İftitahi Tekbirden Sonra Okunan Dualar  //   Tekbir Getirdikten Sonraki İftitah Duaları



Rasulullah (s.a.v.) bu duayı farz namazlarda okurdu. [2]

وَجَّهْتُ وَجْهِىَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّمَاواتِ وَالارْضَ حَنِيفاً [مُسْلِما] وَمَا أنَا مِنَ الْمُشْرِكِينَ. إنَّ صَلاََتِي وَ نُسُكِي وَمَحْيَاىَ وَمَمَاتِي للَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، لاَشَرِيكَ لَهُ وَبِذلِكَ أُمِرْتُ وَأنَا أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ. اللَّهُمَّ أَنْتَ الْمَلِكُ لاَ إِلهَ إَّلا أَنْتَ، [سُبْحَانَكَ وَبِحَمْدِكَ،] أَنْتَ ربِّي وأنا عَبْدُكَ، ظَلَمْتُ نَفْسِي واعْتَرَفْتُ بِذَنْبِي فاَغْفِرْ لي ذَنْبِي جَمِيعاً إنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ. وَاهْدِنِي ِلأَحْسَنِ الأَخْلاَقِ، َلا يَهْدِي ِلأَحْسَنِهَا إِلاَّ أنْتَ، وَاصْرِفْ عَنيِّ سَيِّئَها، لا يَصْرِفُ عَنيِّ  سَيِّئَها إِلاَّ أنْتَ. لَبَّيْكَ و سَعْدَيْكَ و الخَيْرُ كُلُّهُ في يَدَيْكَ و الشَرُّ لَيْسَ إلَيْكَ. [والمهْدِي مَنْ هَدَيْتَ.] أَناَ بِكَ وَ إلَيْكَ لاَ مَنْجَى وَ لاَ مَلْجَأَ مِنْكَ إِلاَّ إلَيْكَ، تَبَارَكْتَ وَتَعالَيْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَ أَتوُبُ إلَيْكَ

Hanif [3] ve [müslüman] olarak yüzümü göklerle yeri yaratana çevirdim. Ben müşriklerden değilim. Muhakkak ki benim namazım, bütün ibadetlerim, yaşayışım ve ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir. O’nun ortağı yoktur. Ben bununla (gerçek tevhid inancıyla) emrolundum ve ben müslü­manların ilkiyim. [4]

Allah’ım! Mülkün yegâne sahibi ve idarecisi sensin. Senden başka ilâh yoktur. [Seni tesbih eder ve överim.] Sen benim Rabbimsin, ben de senin kulunum. [5] Kendime zulmettim; günahlarımı itiraf ederim.

Benim bütün günahlarımı bağışla; çünkü günahları sadece sen bağışlarsın. Beni en güzel ahlâka ulaştır; çünkü en güzel ahlâka sadece sen ulaştırırsın. Beni kötü ahlâktan uzak tut; çünkü kötü ahlâktan beni sadece sen uzak tutarsın. Senin emrine tekrar tekrar icabet eder, tekrar tekrar tabi olurum.
Bütün iyilikler senin elindedir. Kötülükler sana ait değildir. [6]
[Gerçekte hidayette olan, senin hidayete erdir­diğin kimsedir.] Ben seninim ve sana döneceğim.
[Senden kurtuluş ve sığınak yine sensin.] Mübareksin ve yücesin. Sen­den beni bağışlamanı diliyor ve sana tevbe ediyorum.”
Buhârî, Sıfatü's-salâti 8 (13), c.2, s.757;   ⇒   Müslim, Mesâcid 147 (598), c.3, s.1724;   ⇒   Ebû Dâvud, Salât 120,121 (781), c.3, s.204;   ⇒   Nesâî, İftitâh 15, (895), c1-2, s.534



3 - )   ⇒   İftitahi Tekbirden Sonra Okunan Dualar  //   Tekbir Getirdikten Sonraki İftitah Duaları


Rasulullah (s.a.v.) bunu da farz ve nafile namazlarda okurdu. [7]

وَجَّهْتُ وَجْهِىَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّمَاواتِ وَالارْضَ حَنِيفاً [مُسْلِما] وَمَا أنَا مِنَ الْمُشْرِكِينَ. إنَّ صَلاََتِي وَ نُسُكِي وَمَحْيَاىَ وَمَمَاتِي للَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، لاَشَرِيكَ لَهُ وَبِذلِكَ أُمِرْتُ وَأنَا أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ. اللَّهُمَّ أَنْتَ الْمَلِكُ لاَ إِلهَ إَّلا أَنْتَ

veccehtu vechiye lillezi fetares-semavati vel-erda hanifen muslimen vema ene minel-muşrikine inne salati ve nüsuki ve mahyaye ve memati lillahi rabbil-alemine laşerike lehu ve bizalike umirtu ve ene minel-muslimine. Allahumme Ente Meliku la ilahe illa Ente.
Yüzümü, hakka yönelerek, gökleri ve yeri yaratana çevirdim ve ben, O’na ortak koşanlardan değilim. Benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm, Âlemlerin Rabbi Allah içindir. O’nun ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben müslümanlardanım.   ⇒   Müslim, (1/534)   ⇒   Müslim, Salatü'l-müsafirin 201 (771), c.4, s.2193;   ⇒   Ebû Dâvud, Salât 118,119 (760), c.3, s.161-162;   ⇒   Nesâî, İftitâh 17 (897, 898), c.1-2; 535-536






4 - )   ⇒   İftitahi Tekbirden Sonra Okunan Dualar  //   Tekbir Getirdikten Sonraki İftitah Duaları



Benzer bir dua da:

وَجَّهْتُ وَجْهِىَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّمَاواتِ وَالارْضَ حَنِيفاً [مُسْلِما] وَمَا أنَا مِنَ الْمُشْرِكِينَ
إنَّ صَلاََتِي وَ نُسُكِي وَمَحْيَاىَ وَمَمَاتِي للَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، لاَشَرِيكَ لَهُ وَبِذلِكَ أُمِرْتُ وَأنَا أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ

veccehtu vechiye lillezi fetares-semavati vel-erda hanifen muslimen vema ene minel-muşrikine inne salati ve nüsuki ve mahyaye ve memati lillahi rabbil-alemine laşerike lehu ve bizalike umirtu ve ene minel-muslimine
Yüzümü, hakka yönelerek, gökleri ve yeri yaratana çevirdim ve ben, O’na ortak koşanlardan değilim. Benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm, Âlemlerin Rabbi Allah içindir. O’nun ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben müslümanlardanım.   ⇒   Nesâî, sahih bir senedle rivâyet etmiştir. [Nesâî, İftitâh 17 (897), c.1-2, s.535-536.]




5 - )   ⇒   İftitahi Tekbirden Sonra Okunan Dualar  //   Tekbir Getirdikten Sonraki İftitah Duaları



Benzer bir dua da:

اللَّهُمَّ اهْدِنِي لأَحْسَنِ الأَخْلاَقِ وَأحْسَنِ الأَعْمَالِ، لاَ يَهْدِي لأَحْسَنِهَا إلاَّ أنْتَ، وَقِنِي سَيِّئَ الأَخَْلاَقِ و الأعْمَالِ َلا يَقِي سَيِّئَهَا إلاَّ أنْتَ

Allah’ım! Beni en güzel ahlâka ve en güzel amele ulaştır; çünkü en güzel ahlâka ve en güzel amele sadece sen ulaştırırsın. Beni kötü ahlâktan ve kötü amelden de uzak tut; çünkü kötü ahlâktan ve kötü amelden insanları sadece sen uzak tutarsın.” [9]




6 - )   ⇒   İftitahi Tekbirden Sonra Okunan Dualar  //   Tekbir Getirdikten Sonraki İftitah Duaları



Benzer bir dua da:

سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، وَتَبَارَكَ اسْمُكَ، وَتَعالَى جَدُّكَ، وَلاَ إلَهَ غَيْرُكَ

Subhaneke Allahumme ve bi Hamdike ve Tebarekesmuke ve Teala cedduke ve la ilahe ğayruke
Allahım! Sana hamd ederek seni tüm noksanlıklardan tenzih ederim. İsmin mübârek ve azametin yücedir. Senden başka hak ilah yoktur. [10]
Peygamber (as) bu dua hakkında şöyle buyurmuştur:

“Allah’ın en çok sevdiği söz, kulun şöyle demesidir: “Allah’ım seni tesbih eder...”[11]   ⇒   Sahih-i Tirmizi (1/77) ⇒ Tirmîzî, Salat 179, (242, 243), c.1, s.183-184; ⇒ Ebû Dâvud, Salat 119,120 (776), c.3, s.196; ⇒ Sahih-i İbn-i Mâce (1/135) ⇒ İbnu Mâce, İkâmeti's-Salat 1 (804), c.3, s.7; ⇒ Nesaî, İftitah 18 (899-900)






7 - )   ⇒   İftitahi Tekbirden Sonra Okunan Dualar  //   Tekbir Getirdikten Sonraki İftitah Duaları


Benzer bir duayı da gece namazında şu fazlalıkla okurdu:

لاَ الهَ الاَّ الله (ثلاثاً) اللهُ اكْبَرُ كَبِيراً (ثلاثاً)

“Allah’tan başka ilâh yoktur (üç defa). Allah en büyüktür (üç defa).”[12]


8 - )   ⇒   İftitahi Tekbirden Sonra Okunan Dualar  //   Tekbir Getirdikten Sonraki İftitah Duaları


اللَّهُ اَكْبَرُ كَبِيراً، وَالْحَمْدُ للَّهِ كَثِيراً، وَسُبْحَانَ اللَّهِ بُكْرَةً وَأَصِيلاً،

Allah en büyüktür. Allah’a çokça hamd olsun. Sabah akşam Allah’ı tesbih ederim.”
Ashabtan bir adam bu dua ile namazına başladı. Bunu duyan Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Ben bu sözlere hayret ettim! Bunlar için göğün kapıları açıldı.” [13]




9 - )   ⇒   İftitahi Tekbirden Sonra Okunan Dualar  //   Tekbir Getirdikten Sonraki İftitah Duaları


الْحَمْدُ للَّهِ حَمْداً كَثِيراً طَيِّباً مُبَارَكاً فِيهِ

Çok, temiz ve mübârek hamdler Allah’adır!”

Bir adam bu sözlerle dua etti. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu­nu duyunca şöyle buyurdu:
“On iki meleğin bu sözlere koşuşup, onları daha önce yazıp Allah’a yükseltmek için yarıştıklarını gördüm.”[14]




10 - )   ⇒   İftitahi Tekbirden Sonra Okunan Dualar  //   Tekbir Getirdikten Sonraki İftitah Duaları


اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ، أنْتَ نُورُ السَّماوَاتِ والأرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ و لَكَ الْحَمْدُ أنْتَ قَيِّمُ السَّماوَاتِ وَالأرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ [وَلَكَ الْحَمْدُ، أنْتَ مَلِكُ السَّماوَاتِ والأرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ] وَلَكَ الْحَمْدُ، أنْتَ الحَقُّ، وَوَعْدُكَ الحَقُّ، وَقَوْلُكَ حَقٌّ، وَلِقَاؤُكَ حَقٌّ، وَالْجَنَّةُ حَقٌّ، وَالنَّارُ حَقٌّ، وَالسَّاعَةُ حَقٌّ، وَالنَّبِيُّونَ حَقٌّ، وَمُحَمَّدٌ حَقٌّ. اللَّهُمَّ لَكَ أسْلَمْتُ، وَعَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ وَبِكَ آمَنْتُ، وَإلَيْكَ أَنَبْتُ، وَبِكَ خَاصَمْتُ، وَإلَيْكَ حَاكَمْتُ، [أنْتَ ربُّنا وَ إِلَيْكَ الْمَصِيرُ فَاغْفِرْ لِي مَا قَدَّمْتُ، وَمَا أخَّرْتُ، وَمَا أسْرَرْتُ، وَمَا أعْلَنْتُ]، [وَمَا أنْتَ أعْلَمُ بِهِ مِنِّي]، أنْتَ المُقَدِّمُ، وَأنْتَ المُؤَخِّرُ، [أنتَ اِلٰهيِ] لا إلٰهَ إلاَّ أنْتَ. [و لا حَوْلَ و لا قُوَّةَ إلاَّ بِكَ]

Allah’ım! Bütün övgüler sanadır. Sen göklerin, yerin ve için­dekilerin nurusun. [15]
Bütün övgüler sanadır. Sen gökleri, yeri ve içindekileri ayakta tutansın. [Bütün övgüler sanadır. Sen göklerin, yerin ve içindekilerin sahibi ve hükümranısın.] Bütün övgüler sanadır. Sen Hak’sın. Vaadin haktır. Sözün haktır. Seninle buluşmak haktır. Cennet haktır. Cehennem haktır. Kıyamet haktır. Peygamberler haktır. Muhammed haktır. Allah’ım! Kendimi sana teslim ettim. Sana dayandım. Sana iman ettim. Sana yöneldim. Senin için hasımlaştım.
Senin hükmüne teslim oldum. [Sen bizim Rabbimizsin ve dönüş sanadır. Benim geçmiş ve gelecek, gizli ve açık] [ve senin benden daha iyi bildiğin günahlarımı bağışla]. En evvel sen vardın, en son yine sen var olacaksın. [Sen benim ilâhımsın] Senden başka ilâh yoktur. [Güç ve kuvvet ancak sendedir].” [16]




11 - )   ⇒   İftitahi Tekbirden Sonra Okunan Dualar  //   Tekbir Getirdikten Sonraki İftitah Duaları


Peygamber (s.a.v.) gece namazlarında da şu duaları okurdu:[17]
اَللهُمَّ ربَّ جبرائيلَ و ميكائيلَ و إسرافيلَ، فاطرَ السَّماواتِ و الأَرْضِ، عالِمَ الغيْبِ و الشَّهادَةِ ، أَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبادِكَ فِيما كانُوا فيهِ يَخْتَلِفُونَ. اِهْدِنِي لِماَ اخْتُلِفَ فِيهِ مِنَ الْحَقِّ بِإِذْنِكَ، إِنَّكَ تَهْدِي مَنْ تَشاءُ اِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ

Ey Allah’ım! Ey Cebrail’in, Mikail’in ve İsrafil’in Rabbi! Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Ey gizlileri ve aşikâre olanları bilen! Kulların arasında ihtilafa düştükleri konularda hüküm verecek olan sensin! İhtilaf edilen hususlarda beni doğruya ve gerçeğe ulaştır. Çünkü sen dilediğini doğru yola ulaştırırsın.” [18]




12 - )   ⇒   İftitahi Tekbirden Sonra Okunan Dualar  //   Tekbir Getirdikten Sonraki İftitah Duaları


Bazen de on defa “Allahu ekber”, on defa “Elham­dülillah”
on defa “Sübhanallah”
on defa “Lâ ilâhe illallah”
on defa da “Estağfirullah” ve on defa da şöyle derdi
اللَهُمَّ اغْفِرْ لي و اهْدِنِي و ارْزُقْنِي و عافِنِي

Ardından on defa da şöyle derdi:

اللَهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الضِّيقِ يَوْمَ الْحِسَابِ


“Allah’ım! Beni bağışla mağfiret et! Bana doğruya ulaş­tır, bana rızık ver [ve bana sıhhat ver].”
“Allah’ım! Hesap gününde darda kalmaktan sana sığınırım!”[19]






13 - )   ⇒   İftitahi Tekbirden Sonra Okunan Dualar  //   Tekbir Getirdikten Sonraki İftitah Duaları


اللهُ اَكْبَرُ (ثلاثا) ذُو الْمَلَكُوتِ وَ الْجَبَرُوتِ وَ الْكِبْرِياَءِ وَ الْعَظَمَةِ

”Allahu ekber (üç defa), bütün mülkün, bütün güç ve kudretin, yücelik ve büyüklüğün ve azametin sahibi Allah en büyüktür.”[20]




14 - ) ★ ⇒   İftitahi Tekbirden Sonra Okunan Dualar ⇒ Namaza Başlarken Okunacak Dualar ⇒ Tekbir Getirdikten Sonraki İftitah Duaları ⇒ Allahu Ekber Kebiran Allahu Ekber Kebiran - 5

اللَّهُ اَكْبَرُ كَبِيراً، اللَّهُ اَكْبَرُ كَبِيراً، اللَّهُ اَكْبَرُ كَبِيراً، وَالْحَمْدُ للَّهِ كَثِيراً، وَالْحَمْدُ للَّهِ كَثِيراً، وَسُبْحَانَ اللَّهِ بُكْرَةً وَأَصِيلاً
أَعُوذُ بِاللهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطاَنِ الرَّجِيمِ مِنْ هَمْزِهِ وَنَفْخِهِ وَنَفْثِهِ

 
Allahu Ekber Kebiran Allahu Ekber Kebiran Allahu Ekber Kebiran vel Hamadulillahi kesiran vel Hamadulillahi kesiran ve Subhan Allahi bukraten ve asilen euzu billahis Semil Alimi mineş şeytanir racim min hemzihi ve nefkhihi ve nefsihi
Allah en büyüktür Allah en büyüktür Allah en büyüktür. Allah’a çokça hamd olsun. Allah’a çokça hamd olsun. Sabah akşam Allah’ı tesbih ederim.
Müslim, Mesâcid 150, (601) ⇒ Tirmizî, Daavât 137, (3586) ⇒ Nesâî İftitâh 8, (2,125) ⇒ Ebu Dâvud (1/203) ⇒ İbn-i Mâce (1/265) ⇒ Ahmed (4/85) Müslim, İbn-i Ömer -radıyallahu anhumâ-’dan benzerini tahric etmiştir, onda bir de kıssa zikredilir (1/420)

   Kaynak:
[1]: Ebû Davud, Hâkim. Hâkim hadisin sahih olduğunu söylemiş; Zehebî de bu görüşünde ona katılmıştır. [Ebû Dâvud, Salât 143,144 (857), c.3, s.349-350. Mütercim]

[2]: Buhârî, Müslim ve İbn Ebû Şeybe (12/110/2). İkinci hadis, “el-İrvâ” adlı kitabımda tahriç edilmiştir (8).[Buhârî, Sıfatü's-salâti 8 (13), c.2, s.757; Müslim, Mesâcid 147 (598), c.3, s.1724; Ebû Dâvud, Salât 120,121 (781), c.3, s.204; Nesâî, İftitâh 15, (895), c1-2, s.534. Mütercim]

[3]: Hanîf: İhlâslı, başka dinlerden tamamiyle yüz çevirip, Hakk'a sami­mi­yetle yönelmiş kişi. Mütercim

[4]: Rivâyetlerin çoğunda böyledir. Bazısında ise “Ben müslümanlardanım” şeklindedir. Görülen odur ki, bu bir ravi tarafından değişikliğe uğramıştır. Buna delâlet eden başka rivâyetler de vardır. Bu nedenle namaz kılan kimsenin, “Ben müslümanların ilkiyim” diye okuması gerekir. Bu şekilde okumanın bir mahzuru yoktur. Hadisin anlamı, bazılarının zannettiği gibi şöyle değildir: “İnsanlar uzaklaştıktan sonra müslüman olarak nitelenen ilk kişi benim.” Hayır hadisin anlamı bu değildir. Hadisin anlamı şudur: “Allah’ın emirlerini yerine getirmede en acele eden kişi benim.” Bu sözün bir benzeri de şu âyettir: “De ki: Eğer Rahmân'ın bir çocuğu olsaydı, elbette ben (ona) kulluk edenlerin ilki olurdum!” (Zuhruf, 81) Hz. Musa (a.s) da şöyle demiştir: “Ben inananların ilkiyim.” (A’raf, 143)

[5]:Yani senden başkasına ibadet etmem. el-Ezherî bu sözü böyle açıklamıştır.

[6]:Şer ve kötülük, Allah Teâlâ’ya nisbet edilemez. Çünkü Allah’ın fiillerinde kötülük yoktur; O’nun bütün filleri hayır ve iyiliktir. Zira O’nun işleri, adalet, fazilet ve hikmet arasında gerçekleşir. Bu ise tümüyle iyilik olup, içinde kötülük yoktur. Kötülük, Allah’a nisbeti olmadığı için kötülük olmaktadır. İbn Kayyim (rah.a.) şöyle demiştir:

“Allah Teâlâ, iyilik ve kötülüğün yaratıcısıdır. Kötülük yarattığı bazı şeylerde bulunmakta olup, O’nun yaratmasında ve fiilinde yoktur. İşte bu sebeple Allah Teâlâ, bir şeyi lâyık olduğu yer dışında bulundurmak anlamına gelen zulümden münezzehtir. Allah ise varlıkları ancak lâyık oldukları yerde bulundurmaktadır. Bunun ise hepsi iyiliktir. Kötülük ise bir şeyi bulunması gereken yer dışında bulundurmaktır. Bir şey, olması gereken yerde bulundurulduğunda bu, kötü­lük değildir. Buradan anlaşılmaktadır ki, kötülük O’na nispet edilemez...
Şayet “Kötü olduğu hâlde Allah kötülüğü niçin yarattı?” dersen, ce­vap olarak derim ki: “Allah’ın kötülüğü yaratması da iyiliktir, kötülük değildir. Yaratma ve yapma sıfatları Allah’ın zatı ile vardır. Kötülüğün ise Allah’ın zatı ile kâim olması ve Allah’ın onunla nitelenmesi imkânsızdır. Yaratıklardaki kötülükler ise, O’na nispet ve izafe edileme­diğindendir. Halbuki yaratma ve yapma Allah’a nispet edilmekte ve böylelikle iyilik olmaktadır.” Bu son derece önemli ve hassas konu hak­kında ayrıntılı bilgi için bkz. İbn Kayyim, “Şifâü’l-alîl fî mesâili’l-ka­zâ ve’l-kader ve’t-ta’lîl”, s. 178-206.

[7]:Müslim, Ebû Avâne, Ebû Davud, Nesâî, İbn Hibbân, Ahmed, Şafiî ve Taberânî rivâyet etmiştir. Hadisi nafilelere özgü kılan yanlış yapmıştır. [Müslim, Salatü'l-müsafirin 201 (771), c.4, s.2193; Ebû Dâvud, Salât 118,119 (760), c.3, s.161-162; Nesâî, İftitâh 17 (897, 898), c.1-2; 535-536. Mütercim]

[8]:Nesâî, sahih bir senedle rivâyet etmiştir. [Nesâî, İftitâh 17 (897), c.1-2, s.535-536.]

[9]:Nesâî ve Dârekutnî sahih bir senedle rivâyet etmiştir. [Nesâî, İftitâh 16 (896), c.1-2, s.535. Mütercim]

[10]:Ebû Davud ve Hâkim rivâyet etmiştir. Hâkim hadisin sahih olduğunu söylemiş; Zehebî de bu görüşünde ona katılmıştır. Ukaylî hadis için şöyle demiştir (s. 103): “Hadis, sahih senedlerle başka yönlerden de rivâyet edilmiştir.” Hadis “el-İrv┑ adlı kitapta tahriç edilmiştir (341).
[Tirmîzî, Salat 179, (242, 243), c.1, s.183-184; Ebû Dâvud, Salat 119,120 (776), c.3, s.196; İbnu Mâce, İkâmeti's-Salat 1 (804), c.3, s.7; Nesaî, İftitah 18 (899-900), c.1-2, s.537-538. Mütercim]

[11]:İbn Mendeh, “et-Tevhid” adlı kitabında (2/123) sahih bir senedle; Ne­sâî, “Amelü’l-yevm ve’l-leyle” adlı kitabında mevkuf ve merfu olarak rivâyet etmiştir. İbn Kesir’in “Câmi’ul-mesânîd (Cilt:3, Bölüm: 2, Varak. 235/2) adlı kitabında da bu şekilde yer almıştır. Ben hadisi daha sonra Nesâî’de (no: 849 ve 850) gördüm. Hadisi “es-Sahîha” adlı kitabımda (2939) tahriç ettim.

[12]:Ebû Davud ve Tahâvî hasen bir senedle rivâyet etmiştir.[Ebû Dâvud, Salât 119,120 (775), c.34, s.191;

[13]:Müslim, Ebû Avâne ve Tirmizî. Tirmizî, hadisin sahih olduğunu söy­le­miştir. Ebû Nuaym da hadisi “Ahbâru Asbahân” adlı kitabında (1/ 210) Cübeyr b. Mut’im’den, onun Hz. Peygamber’i (s.a.v.) nafile na­mazlarda bu duayı okurken duyduğunu rivâyet etmiştir. [Müslim, Mesâcid 150 (601), c.3, s.1733; Tirmizi, Daavat (3824), c.1, s.171. Mütercim]

[14]:Müslim ve Ebû Avâne. [Müslim, Mesâcid 149 (600), c.3, s.1730; Ebû Dâvud, Salât 118,119 (763), c.3, s.172; Nesâî, İftitâh 19 (901), c.1-2, s.538. Mütercim]

[15]:Yani göklerin ve yerin aydınlatıcısısın. Bu ikisi içinde bulunanlar yo­lunu seninle bulurlar.

[16]:Buhârî, Müslim, Ebû Avâne, Ebû Davud, İbn Nasr ve Dârimî. [Buhari, Daavat, Gece Çöktüğünde; Müslim, Salatü'l-müsafirin, 199 (769), c.4, s.2188; Ebû Dâvud, Salât 118,119 (771), c.3, s.183; Nesaî, Kıyamü'l-leyl 9 (1619), c.3-4, s. 307-308; Darimi, Salat 169 (1494), c.3, s.289. Mütercim]

[17]:Hz. Peygamber’in bu zikirleri gece namazında okumuş olması bun­ların farz namazlarda okunmayacağını göstermez. Fakat farz namaz­larda imamın bu sebeple namazı uzatarak cemaati usandırması söz konusudur.

[18]:Müslim, Ebû Avâne. [Müslim, Salatü'l-müsafirin 200 (770), c.3, s.2192. Mütercim]

[19]:Ahmed, İbn Ebû Şeybe (12/119/2), Ebû Davud ve “el-Evsat” adlı ki­ta­bında (62/2) hem sahih hem de hasen senedle Taberânî rivâyet et­miştir. [Ebû Dâvud, Salât 118,119 (766), c.3, s.178; Nesaî, Kıyamü'l-leyl 9 (1617), c.3-4, s. 307; İbn Mâce, İkametü's-salât 180 (1356), c.4, s. 146 .Mütercim]

[20]:Tayâlisî ve Ebû Davud, sahih bir senedle rivâyet etmiştir. [Ebû Dâvud, Salât 146,147 (874), c.3, s.375. Mütercim]

Önceki Sayfa
Fihrist
Sonraki Sayfa
  • Kullarım sana, Beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar (Bakara Suresi - 186)