ErayKitap Web Sitesine Hoş Geldiniz !           En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
Konularına Göre Dua Meali veya Dua Fihristi
Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir. (Mü'min Suresi - 60)
Rasulullah Efendimizin Duaları Arapça ve Türkçe
Kunut Duaları (Vitir Namazındakunut Okunacak Dualar


اَللَّهُمَّ إِنَّا نَسْتَعِينُكَ وَ نَسْتَغْفِرُكَ وَ نَسْتَهْدِيكَ ﴿﴾ وَ نُؤْمِنُ بِكَ وَ نَتُوبُ اِلَيْكَ ﴿﴾ وَ نَتَوَكَّلُ عَلَيْكَ وَنُثْنِى عَلَيْك اْلخَيْرَ كُلَّهُ نَشْكُرُكَ وَ لاَ نَكْفُرُكَ ﴿﴾ وَ نَخْلَعُ وَ نَتْرُكُ مَنْ يَفْجُرُكَ
  • Allâhumme innâ nesteînuke ve nestağfiruke ve nestehdik. Ve nu'minu bike ve netûbu ileyk. Ve netevekkelu aleyke ve nusni aleykel-hayra kullehu neşkuruke ve lâ nekfuruke ve nahleu ve netruku men yefcuruk
    Allahım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile överiz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkar etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkar eden ve sana karşı geleni bırakırız.
  • اَللَّهُمَّ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَ لَكَ نُصَلِّى وَ نَسْجُدُ ﴿﴾ وَ اِلَيْكَ نَسعْىَ وَ نَحْفِدُ ﴿﴾ نَرْجُو رَحْمَتَكَ وَ نَخْشَى عَذَابَك ﴿﴾ اِنَّ عَذَابَكَ بِاْلكُفَّارِ مُلْحِقٌ
  • Allâhumme iyyâke na'budu ve leke nusalli ve nescudu ve ileyke nes'a ve nahfidu nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilkuffâri mulhık
    Allahım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kafirlere ve inançsızlara ulaşır.
    ⇒ Şamil İslam Ansiklopedisi - Kunut - ⇒ el-Kâsânî, Bedâyiu's-Sanâyî, Beyrut 1402/1982, I, 273, 274; ⇒ İbnu'l-Hümâm, Fethu'l Kadîr, Mısır 1398/ 1970; ⇒ İbn Abidîn, Reddü'l-Muhtâr, İstanbul 1984, II, 10 vd
  • اللَّهُمَّ اهْدِنِي فِيمَنْ هَدَيْتَ، وَعَافِنِي فِيمَنْ عَافَيْتَ، وَتَوَلَّنِي فِيمَنْ تَوَلَّيْتَ، وَبَارِكْ لِي فِيمَا أَعْطَيْتَ، وَقِنِي شَرَّمَا قْضَيْتَ، إِنَّهُ لا يَذِلُّ مَنْ وَالَيْتَ، تَبَارَكْتَ رَبَّنَا وَتَعَالَيْتَ
  • Allahummehdini fi men hedeyte ve afani fi men afeyte ve evelleni fi men tevlleyte ve barek li fi ma a'teyte ve kini şerramak deyte inne hu la ye zillu men ve leyte tabarekte Rabbena ve tealeyte
    "Allah'ım, hidayet ettiklerinin yoluna beni de hidâyet et. Allah'ım, âfiyet ver. Dost edindiklerinle beraber beni de dost edin. Verdiğin şeyleri bana mübârek eyle. Hükmettiğin şeylerin şerrinden beni koru. Şüphesiz Sen hüküm verirsin, fakat kimse sana hüküm veremez. Senin sevdiklerin zelil olmaz. Senin düşman oldukların ise aslâ aziz olmaz. Rabbimiz sen mübarek ve yücesin. Allah'ın Rasulü Muhammed'e salat ve selam olsun."
    ⇒ Ahmed bin Habel Müsnet - 3/249 ⇒ Tirmizi, Salât, 341 ⇒ Ebû Dâvud, Vitr, 5; ⇒ Tirmizî, Vıtr, 10; ⇒ Nesaî, Kıyâmü'l-leyl, 51; ⇒ İbn Mâce, İkâme, 117; ⇒ Dârimî, Salât, 214
  • اَللَّهُمَّ اهْدِنِي فِيمَنْ هَدَيْتَ، وَعَافِنِي فِيمَنْ عَافَيْتَ، وَتَوَلَّنِي فِيمَنْ تَوَلَّيْتَ، وَبَارِكْ لِي فِيمَا أَعْطَيْتَ، وَقِنِي شَرَّمَا قْضَيْتَ، فَاِنَّكَ تَقْضِي وَﻻَيُقْضَى عَلَيكَ،وَاِنَّهُ لا يَذِلُّ مَنْ وَالَيْتَ، وَﻻَ يَعِزُّمَنْ عَادَيْتَ٬ تَبَارَكْتَ رَبَّنَا وَتَعَا لَيْتَ٬ فَلَكَ الْحَمْدُ عَلَى مَا قَضَيْتَ٬ اَسْتَغْفِرُكَ اَللَّهُمَّ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ وَصَلِّى اللَّهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ
  • "Allahümmehdina fiymen hedeyte. We â fina fimen âfeyte. We tevellena fimen tewelleyte. We bariklena fıyma â'tayte. We kına şerre ma kadayte. Feinneke takdina wela yukda âleyke. We innehu la yezillü men waleyte. Wela yeîzzü men âdeyte. Tebarekte Rabbena we teâleyte. Felekel hamdu âla ma kadayte. Nestağfirüke we netuwbu ileyke. We sallallahu âla seyyiddina Muhammedin we âla alihi we sahbihi we sellem.
    "Allah'ım, hidayet ettiklerinin yoluna beni de hidâyet et. Allah'ım, âfiyet ver. Dost edindiklerinle beraber beni de dost edin. Verdiğin şeyleri bana mübârek eyle. Hükmettiğin şeylerin şerrinden beni koru. Şüphesiz Sen hüküm verirsin, fakat kimse sana hüküm veremez. Senin sevdiklerin zelil olmaz. Senin düşman oldukların ise aslâ aziz olmaz. Rabbimiz sen mübarek ve yücesin. Allah'ın Rasulü Muhammed'e salat ve selam olsun."
    Ahmed bin Hanbel, Müsned 3/162 ⇒ Darakutni, 2/39 ⇒ Ahmed bin Habel Müsnet - 3/249 ⇒ Ebû Dâvud, Vitr, 5; ⇒ Tirmizî, Vıtr, 10; ⇒ Nesaî, Kıyâmü'l-leyl, 51; ⇒ İbn Mâce, İkâme, 117; ⇒ Dârimî, Salât, 214).
  • Peygamberimizin olağan üstü olaylarda ve felaketlerde ikindi, akşam, yatsı namazlarında dördüncü rek’atte ve sabah namazlarında da ikinci rek’atte rükudan doğrulunca zaman zaman kunut duası yaptığına dair rivayetler bulunmaktadır. [1] Sabah namazında ikinci rekatin rukundan kalkınca kunut duası okumak sünneti müekkededir. [2] Enes (r.a.) diyor ki: Resulullah (s.a.v.) dünyadan ayrılıncaya kadar sabah namazında kunuta devam etti. [3]
  • اللَّهُمَّ اهْدِنيِ فِيمَنْ هَدَيْتَ وَعَافِنيِ فِيمَنْ عَافَيْتَ وَتَوَلَّنِي فِيمَنْ تَوَلَّيْتَ وَباَرِكْ ليِ فِيماَ أَعْطَيْتَ وَ قِنيِ شَرَّ ماَ قَضَيْتَ فَإِنَّكَ تَقْضِي وَلاَ يُقْضَي عَلَيْكَ وَإنَّهُ لاَ يَذِلُّ مَنْ ولَيْتَ تَبَارَكْتَ رَبَّناَ وَتَعَالَيْتَ
  • "Allahümmehdina fiymen hedeyte. We â fina fimen âfeyte. We tevellena fimen tewelleyte. We bariklena fıyma â'tayte. We kına şerre ma kadayte. Feinneke takdina wela yukda âleyke. We innehu la yezillü men waleyte. Wela yeîzzü men âdeyte. Tebarekte Rabbena we teâleyte
    “Allah’ım hidayet ettiklerinin arasında bana da hidayet et, afiyet verdiklerinin arasında bana da afiyet ver, sahip çıktıklarının arasında bana da sahip çık. Bana verdiklerine bereket ver. Beni kaza ve kaderinin şerrinden koru. Sen hükmedersin, kimse sana hükmedemez. Arka çıktığın hor olmaz. Rabbimiz mübarek ve yücesin.

  • Hasan b. Ali (r.a.) diyor ki, Resulullah (s.a.v.) şöyle dememi emretti: Allahummehdinî fîmen hedeyte ve âfinî fîmen âfeyte ve tevellenî fîmen tevelleyte ve bârik lî fîmâ a’teyte vekınî şerre mâ kadayte, fe inneke takdî ve lâ yukdâ aleyke ve innehu lâ yezillu men vâleyte, tebârekte Rabbenâ ve teâleyte. [4]
    “Allah’ım hidayet ettiklerinin arasında bana da hidayet et, afiyet verdiklerinin arasında bana da afiyet ver, sahip çıktıklarının arasında bana da sahip çık. Bana verdiklerine bereket ver. Beni kaza ve kaderinin şerrinden koru. Sen hükmedersin, kimse sana hükmedemez. Arka çıktığın hor olmaz. Rabbimiz mübarek ve yücesin.”[5]

  • [1]: Buhari, Ebu Davud , Müslim İbni Kayyım el- Cevziyye’nin Zâdu’l Mead s.176-177 [2]: Tek başına namazı açıktan okuyorsa kunutu açıktan gizli okuyorsa kunutu gizli okur.
    Eğer imama uymuşsa imam da açıktan okuyorsa dualara amin der. Eğer imam açıktan okumuyorsa imama uyan kendisi gizli okur. İmam Nevevi Ekkar Namaz duaları s.112
    [3]: Ahmed bin Hanbel, Müsned 3/162 Darakutni, 2/39
    [4]: Muhtar olan görüşe göre kunutta belli bir dua yoktur hangi duayı yapsa olur. Ancak faziletli olan Peygamberimizin yaptığı duadır.
    [5]: Tirmizi bu hadisin hasen olduğunu söylemiştir. Hz. Ali’nin oğlu Muhammed bin Hanefiyye şöyle demiştir: Bu duayı babam sabah namazında kunutunda okurdu.
    Önceki Sayfa
    Fihrist
    Sonraki Sayfa
  • Kullarım sana, Beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar (Bakara Suresi - 186)