Eraykitap Video Galerisine Hoş Geldiniz !         En İyi Bilgi Dünya ve Ahiret Saadeti Sağlayan Bilgidir
    Rabb Ne Demek   Tağut ve Cibt Nedir   İlah Ne Demek   İbadet Ne Demek   Din Ne Demek

    TAĞUT ve CİPT
    Tâğut Kimdir?
    Tağut, kelime olarak haddi aşan, azan, hakikatten sapan, taşkınlık gösteren ve her sapıklığın başı gibi anlamlara gelir


    Istılahta ise Allah Subhanehu ve Teala'ya isyan eden ve kanunlarını beyenmeyen anlamında kullanılır.
    Allah Subhanehu ve Teala’nın indirdiği hükümleri beyenmeyip alternatif olmak ve onların yerine geçmek üzere hükümler koyan her varlık tağuttur. Bunun insan olması, put, şeytan veya bunların dışında herhangi bir şey olması farketmez.


    Kur’an-ı Kerim’de Allah Subhanehu ve Teala Buyuruyor ki:
    "Andolsun ki, biz her kavme; ‘ALLAH’a ibadet edin, tağuta kulluktan kaçının’ diye (tebliğat yapması için) bir peygamber gönderdik..." (Nahl Suresi - 36)


    İnsanlar, sadece Allah Subhanehu ve Teala’ya kul olma, yalnız O’na ibadet etme hususunda istisnasız uyarılmışlardır.
    ‘İman edenler ALLAH yolunda cihad ederler; küfredenler ise tağut yolunda savaşırlar.’ (Nisâ Suresi - 76) Yani insanlar ya Allah Subhanehu ve Teala’ya ibadet edecekler veya tağuta kul olacaklardır; bu iki yolun dışında üçüncü bir hal yoktur.


    Kur’an-ı Kerim’de Allah Subhanehu ve Teala Buyuruyor ki:
    ‘Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilen kitaplara iman ettik diye boş iddialarda bulunanlara bakmaz mısın? Onlar tağutun huzurunda muhakeme olmak (hükümlerine boyun eğmek) istiyorlar. Halbuki tağutu inkâr etmekle (tekfir etmek, lanetlemekle) emrolunmuşlardır.’ (Nisâ Suresi - 60) buyrulmaktadır.


    Kur’an-ı Kerim'daki bütün bu ayetleri dikkate alarak şu hususu belirtmekte fayda vardır:
    Tağutun hükümlerine râzı olanlar ve boyun eğenler, kâfirlerdir.
    Nitekim İbn Kesir, bu hususta şunları kaydediyor:
    ‘Bu ayet-i kerimede (Nisâ Suresi - 60) Muhammed (s.a.s.) ‘e ve diğer peygamberlere iman ettiklerini söylemekle beraber, ihtilaf ettikleri hususlarda, ALLAH’ın kitabından ve Peygamber’in sünnetinden kaçınıp, insanların kendi akıllarına göre (beşerî kanunlarla) hüküm vermesini isteyen kişinin iman iddiasını ALLAH reddetmektedir.’ (İbn Kesir, 1/519)


    Bugün dünyada; vahyi inkâr ederek, insanların çoğunluğunun rızasına göre kurulduğu iddia olunan bütün demokratik sistemler, ALLAH’ın hükümlerine mukabil ve onların yerine geçmek üzere hükümler icad etmektedir.
    Dolayısıyla bütün demokratik sistemler, bu noktada ‘tâğutî’ özellikler taşırlar.
    Bu, bir anlamda bütün ideolojik sistemler için de geçerlidir.
    Daha genel bir ifade ile, İslam’ın dışındaki bütün sistemler tağutîdir.
    Tağutların hükümlerine göre yönetilen bütün yerlerde yaşayan mü’minlerin, ALLAH’ın indirdiği hükümlerin galip gelmesi uğruna cihad etmeleri farz-ı ayndır.
    Şurası unutulmamalıdır ki, tağutun hükümlerine ‘evet’ diyenler, ALLAH’ın dinine ‘hayır ‘ demiş, küfretmiş durumundadırlar.
    Bunu ister bilerek, ister bilmeyerek yapsınlar durum asla değişmez.
    Çünkü bütün peygamberlerin insanlara; ‘ALLAH’a ibadet edin, tağuta kulluktan kaçının’ (Nahl Sıresi - 36) diye tebliğat yaptıkları ayetlerle sabittir.
    Tağutun hükümlerini inkâr etmeyen ve tağutî güçlerle mücadele vermeyen kimse, ne kadar âlim olursa olsun, ‘müsteşrik’ çizgisini asla geçemez. [2]


    Tağut, Hakkı tanımayıp azan ve sapan her kişi ve güce verilen addır. Şeytana da bu yüzden tağut denmiştir.
    Tağut, hakka, hakikate ve imana karşı gelen, ALLAH’ın kulları için çizdiği nizamı ve sınırları aşan herşeyi ifade eder.
    Tağut, bir şahıs olabileceği gibi, ALLAH nizamından alınmamış her türlü sistem, ALLAH’a bağlanmayan her çeşit fikir, düşünce, âdet ve alışkanlık da olabilir.
    Bu, cinnî ve insî şeytan olabileceği gibi, ağaç, beton, tunç, taş, mezar, inek, para, ateş, âdet ve sistem de olabilir.
    Günümüzdeki medya araçlarının çoğunu da bu kavramın içine koyabiliriz.


    Mevdudi’ye göre tağut kelimesi, sözlük anlamıyla, sınırları aşan herkes için kullanılır. Kur’an bu kelimeyi ALLAH’a isyan eden, ALLAH’ın kullarının hâkimi olduğunu iddia eden ve onları kendi kulu olmaya zorlayan kimse için kullanır. Eğer bir kimse ALLAH’a isyan eder ve O’nun kullarını kendisine boyun eğmeye zorlarsa, o zaman tağuttur. Böyle bir kimse; şeytan, rahip, dinî veya politik lider, kral veya bir devlet olabilir. Bu nedenle bir kimse tağutu reddetmedikçe ALLAH’a inanmış sayılamaz. [4]


    Seyyid Kutub da tağutu şu şekilde tanımlar: ALLAH’ın emri dışındaki her çeşit sistem, ALLAH’ın şeriatına dayanmayan her türlü nizam tağuttur. Tağut, ALLAH’ın şeriatından başka bütün idare şekilleridir. Zira insan, ülûhiyet özelliklerinden birisini kendisine mal edip, adaletin ve hakkın ta kendisi olan şeriatın hudutlarını aşarak kendi egemenliğini ileri sürerse tuğyan etmiş ve kendi haddini aşmış demektir. Böyle bir şey, tuğyandır ve böyle iddialar ileri sürenler tâğî denilen haddini aşmış âsilerdir. Bunlara inananlar, bunlara tâbi olanlar şirk içerisindedirler, küfür içerisindedirler. [5]


    Yusuf el-Kardavi’ye göre, ALLAH’ın şeriatı ile çatışan bütün gelenekler, rejimler, zâtında güç görülen eşya, insan ve putlar tağuttur. Tağut, kulun haddi tecavüz ederek, ibadet ettiği, tâbi olduğu ve itaat ettiği şeydir. Her kavmin tağutu, kendisine hüküm götürdükleri, huzurunda muhakemeleştikleri, ibadet ettikleri, tâbi oldukları, yalnız ALLAH’a itaat edilmesi gerektiği yerde itaat ettikleri kimse veya varlıklardır. Bunların ve bunlarla ilişkisi olan insanların durumlarını düşündüğümüz zaman, insanların çoğunu ALLAH’a ibadet ve itaatten yüz çevirmiş, tağutlara ibadet ve itaat eder halde görürüz. [6]


    Tâğut, her devirde Firavun ruhlu kişilerle, onların yardakçıları olan grubun genel adı, cins ismidir. Her devirde birden çok tağut bulunur. Tağutların, kabile çapında, millet çapında olanları yanında bölgesel ve enternasyonal olanları da bulunacaktır. Bunlar, birbirlerinden habersiz olabilecekleri gibi, organize de olabilirler. Hatta, İblisler parlamentosu (hizbu’ş-şeytan, evliyâu’ş-şeytan) gibi birlikler, beraberlikler vücuda getirebilirler. Tağutlar, aralarında hiyerarşik bir düzen kurabilir, paralellik veya entegrasyona gidebilirler. Böyle olunca tâğutî sistemler, parlamentolar, prensipler geliştirilebilir. Mesala, Muhammed İkbal, emperyalist batılıların oluşturdukları sömürü düzeninin temsilcilerinin vücut verdikleri organizasyonu, İblisler parlamentosu diye anmıştır. Aynen bunun gibi tâğutlar parlamentosu deyimini de kullanabiliriz. Kur’an, bu noktada evliyâu’t-tâğut (tağutun dostları, görev arkadaşları, destekçileri) deyimini kullanıyor (Bakara Suresi - 257) [7]


    Bu açıdan ‘çağdaş devlet modelleri’ iyi değerlendirilmeli, isimleri milliyetçi-mukaddesatçı dahi olsa, ALLAH’ın indirdiği hükümlere mukabil olmak ve onların yerine geçmek üzere doktrinler imal eden, bu doktrinleri insanların hayatına tatbik edeceğini ilân eden insanların tağut olduğu gerçeği unutulmamalıdır. Bu gün dünyada insanların beşikten mezara hayatlarını düzenlemek iddiasındaki meclisler, konsüller, krallar, kavimlerarası kuruluşlar, insanları teslim almış görünmektedirler. [8]



    Bir kalpte hem iman ve hem de aynı zamanda küfür bulunamaz. Bu iki olgu, ateş ile barut gibi yanyana bulunamazlar. Birisinin yerleştiği kalpte bir diğerine yer yoktur. Mü’min, kâfir ve münâfıktan farklıdır; kendisine İslam ile beraber bir veya birkaç dünya görüşünden veya ideolojiden sentezler yapan, bukalemun bir şahsiyete sahip olamaz. Çünkü tevhidi, şirkten farklı kılan; başka felsefelere, herhangi bir dünya görüşüne veya ideolojiye ihtiyaç duymaması, mü’minin bütün bir hayatını kuşatan yetkin bir inanç, bir pratik; kısacası bir sistem, bir yaşam biçimi olmasıdır. Bugün beşeriyet, Tevhid dininden uzaklaşarak, yeryüzünde egemen olan tağutların dinine sapmış bulunuyor. Müslümanlık iddiasında bulunan yığınların ALLAH’a değil; tağutlara ibadet ettikleri su götürmez bir gerçektir. Bu gerçekten hareketle Kur’an’ı öğrenmek, manasının derinliklerine dalmak ve onu pratik hayatlarına indirgemek isteyen her müslümanın, tağut kavramının gerçek anlamını kavraması ve kavradığı tağutu tüm kuralları ve kurumlarıyla birlikte reddetmesi, bu reddi davranışlarıyla göstermesi itikadî bir sorumluluktur.


    Tağut tanımına girenler şunlardır:
    a- Arzuları mâbudlaştırılan nefis, tağuttur.
    b- ALLAH’ın emir ve yasaklarını tanımayan, İslam nizamı ile çatışan düzen ve düsturlara çağıran her fert ve önder tağuttur.
    c- ALLAH’tan gayrı, zâtında güç görülen eşya, insan ve putlar tağuttur.
    d- Şeytan tağuttur.
    e- ALLAH’ın şeriatı ile çatışan bütün gelenekler, esas alınan bütün rejimler tağuttur. [9]


    Yaşadığımız toplum düzeni, fikir putlarıyla, cahiliyye örfü ve sistemleri ile ve sapıttırdığı öz nefsimizle, bizleri kuşatmış, tağutu hâkim ve dost tanımak sapıklığı ile karşı karşıya getirmiştir. Öyle ki, fert, aile, cemiyet, sanat, ticaret, memuriyet, eğitim ve politika hayatının her bölümü bir kavşak noktası olmuştur. Bu kavşakta bir tek yol İslam nizamına; diğer yollar tağuta gidiyor: Abdullah bin Mes’ud anlatıyor: Hz. Peygamber bize bir hat çizdi ve sonra, ‘bu ALLAH’ın yoludur’ dedi. Bu hattın sağına ve soluna da birçok hatlar (çizgiler) çizdi ve ‘bunlar, birtakım yollardır ki her biri üzerinde kendisine çağıran bir tağut vardır.’ buyurdu ve şu ayeti okudu: ‘Şüphesiz ki bu (İslam) benim dosdoğru yolumdur. Ona uyun. (Tağuta ait) yollara tâbi olmayın ki, sizi O’nun yolundan saptırıp parçalamasınlar. İşte ALLAH (tağutun kötülüklerinden) sakınasınız diye size bunları emretti.’ (6/En’âm, 153) [10]




    Kaynak:
    [1]: Ali Ünal, Kur’an’da Temel Kavramlar, s. 320-321
    [2]: Yusuf Kerimoğlu, Kelimeler Kavramlar, s. 316-317
    [3]: Mevdûdi, Tefhimü’l- Kur’an, c. 1, s. 202
    [4]: Mevdûdi, a.g.e. c. 1, s. 375
    [5]: Seyyid Kutub, Fi Zılali’l Kur’an, c.3, s. 269
    [6]: Yusuf el-Kardavî, Tevhidin Hakikatı, s. 57
    [7]: Kur’an’ın Temel Kavramları, 562
    [8]: Hüsnü Aktaş, Medeni Vahşet, 140
    [10]: Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, c. 2, s. 869




    Konuyla İlgili Geniş Bilgi Alınabilecek Kaynaklar
    1:Hak Dini Kur’an Dili, Elmalı Hamdi Yazır, Azim Y. c. 1, s. 215-216
    2:Hadislerle Kur’an Tefsiri, İbni Kesir, Çağrı Y. c. 2, s. 193-196
    3:Tefsir-i Kebir (Mefatihu’l-Gayb) , Fahreddin Razi, Akçağ Y. c. 2, s. 49-51
    4:Fi Zılali’l Kur’an, Seyyid Kutub, Hikmet Y. c. 1, s. 90-91,; c 3, 269
    5:Tefhimül Kur’an, Mevdudi, İnsan Y. c. 1, 202, 375
    6:Min Vahyi’l-Kur’an, M. Hüseyin Fadlullah, Akademi Y. c. 1, s. 81-83
    7:Bakara Suresi Yorumu, Haluk Nurbaki, Damla Y. 140-141
    8:Tağut, Ahmed Kettan, Muhammed ez Zeyn, Esra Y.
    9:İslam Ansiklopedisi, Şamil Y. c. 6, s. 226-228, 77-79
    10:Kur’an’da Siyasi Kavramlar, Vecdi Akyüz, Kitabevi Y. s. 297-307
    11:Kur’an’da Temel Kavramlar, Ali Ünal, Kırkambar Y. s. 319-321
    12:Kelimeler Kavramlar, Yusuf Kerimoğlu, İnkılab Y. s. 316-317
    13:Kur’an’da Günah Kavramı, Sadık Kılıç, Hibaş Y. s. 143-145
    14:Tevhid ve Değişim, Celalettin Vatandaş, Pınar Y. s. 105-109
    15:İlahi Kanunların Hikmetleri, Abdülkerim Zeydan, İhtar Y. s. 248-261
    16:Lâ, Mustafa Çelik, Ölçü Y. c. 1, s. 31-45, 203-211
    17:Kur’an’da Tevhid, Mehmet Kubat, Şafak Y. s. 67-70, 149-162
    18:Tevhidin Hakikatı, Yusuf el-Kardavi, Saff Y. s. 55-58
    19:Tevhid ve Akaid, Muhammed Karaca, Ribat Y. s. 53-57
    20:Tuğyana Karşı Ulema, M. Recep el-Beyyumi, Eksen Y.
    21:Alim ve Tağut, Yusuf el-Kardavi, Bengisu Y.
    22:Medeni Vahşet, Hüsnü Aktaş, Düşünce Y. s. 135-141
    23:İslam Nizamı, Ali Rıza Demircan, Eymen Y. c. 2, s. 41-46 [12]



    Tağutla İlgili Ayet-i Kerimeler

    Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik (Tevhid ile şirk) birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa (İslama)yapışmıştır. Allah Semi ve Alimdir. Allah, inananların dostudur, onları (şirkin) karanlıklardan (Tevhidin) aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostları da tâğuttur, onları (Tevhidin) aydınlığından alıp (şirkin)karanlığına götürür. İşte bunlar cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalırlar. (Bakara Suresi - 256-257)


    Şu kendilerine kitaptan bir nasip verdiklerimizi görmüyor musun? Bunlar cibt'e ve tağut'a inanırlar ve kâfirler hakkında Bunların yolu müminlerin yolundan daha doğrudur' (Nisa süresi - 51)


    Açıklama: Arapça"cibt" kelimesi anlamsız, hiçbir dayanağı olmayan saçma bir şey anlamına gelir. İslâm ıstılahında ise, büyücülük, müneccimlik, gelecekten haber verme, kehanet gibi şeylere "cibt" denir. Hz. Peygamber (s.a) bir hadis-i şerif'te şöyle demiştir: "Kuşların sesinden, hayvanların ayak izinden yararlanarak gelecekten haber vermek ve diğer bütün kehanet çeşitleri cibttir." O halde, cibt, bâtıl inanç, hurafe ile eş anlamlıdır.. (Tefhimul Kur'an Nisa Süresi 51 ayetin tefsiri Mevdudi)

    "Müfredât" sahibi Râğıb el-İsfahânî'ye göre, "kendisinde hayır bulunmayan her bayağı şeye cibt" denir (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'an, 85) Buradan hareketle Allah'tan başka ibadet edilen her şeye


    Gerek sana ve gerekse senden öncekilere indirilen kitaplara inandıklarını ileri sürenleri görmüyor musun? Bunlar karşı çıkmakla, tanımamakla (reddetmekle) emredildikleri Tağutun hakemliğine başvurmak istiyorlar. Şeytan onları koyu bir sapıklığa düşürmek istiyor. Onlara `Allah'ın indirdiğine ve Peygamber'e geliniz' dendiğinde o münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün. (Nisa Süresi-60- 61)


    Müminler Allah yolunda savaşırlar, kafirlerse Tağut uğrunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarıyla savaşınız. Çünkü şeytanın hilesi-düzeni zayıftır. (Nisa süresi - 76)

    De ki; "Allah katında bundan daha kötü konumda olanları size bildireyim mi? Allah'ın lanet ettiği, gazabına uğrattığı, aralarından bir bölümünü çarpıtarak maymuna ve domuza dönüştürdüğü kimseler ile tağuta tapan kimselerdir. Bunlar konumları en kötü ve doğru yoldan en sapmış olanlardır. (Maide süresi - 60)


    Biz her millete "Allah'a kulluk ediniz, tağuta kulluktan sakınınız" diyen bir peygamber gönderdik. Kimini Allah doğru yola iletti, kimi de sapıklığı haketti. Yeryüzünde geziniz de peygamberlerini yalanlayanların sonunun ne olduğunu görünüz. (Nahl Süresi-36)


    "Tağuta kulluk etmekten kaçınan ve Allah'a kulluk edenlere müjde var. Müjdele kullarımı..." (Zümer süresi-17)


    Sahabe Duası
    1 - ) Amentü billahi ve kefertü bil cipti vet tağut
    Allah’a iman ettim,Cibt’i ve Tağutu inkar ettim

    2 - ) Amentü billahilazim ve kefertü bil cipti vet tağut fakadis demseke bil urvetil vüsga len fi semeleha vallah'u sem’in alim
    Azim Allah’a iman ettim,Cibt’i ve Tağutu inkar ettim O halde kim cibti ve tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa (İslama) yapışmıştır. Allah Semi ve Alimdir.



    "De ki: Allah her şeyin Rabbi iken ben ondan başka Rab mı arayacağım?..." (Enam Suresi -164)

    “...Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum..." (Hud Suresi - 88)

    "Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar..." (Enam Suresi - 116)

    “De ki; "benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm tüm varlıkların Rabbi Allah içindir..." (Enam Suresi 162-163)

    "...Herkes kazancına bağlıdır. Çünkü her insan kazandıkları karşısında bir rehinedir." (Tur Suresi -21)


    İslami İnancının Temel Kavramlar Birkaç Söz


    Rahman ve Rahim Allah'ın Adıyla başlarım.
    Beni İslâm dini ve akidesi üzere yarattığı için hamd ederim.
    Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim Allah’a hamd olsun.
    Ben Şahadet ederim ki Allah'tan başka ilah ve rab yoktur.
    O’nun ortağı da yoktur. Yine şahadet ederim ki Muhammed (as) Allah'ın kulu ve Resulüdür.


    Allah’ın koyduğu şeriatı bizlere tebliğ eden Allah’ın Resulü Muhammed (sav)'e Salat ve selam Onun ehli beytine ashabına yine onun yolundan ve izinden ayrılmayanlara, onun yolunda olup ta bu uğurda canını verenlere olsun.



    Beşeri dinlerin ve ideolojilerin bile kendine özgü kavram oluşturmuşlarda İslamın temel kavramları hiç olmaz mı işte bu
    Kavramlar, düşüncemizin ve dünya görüşümüzün kalıba dökülmüş ifadeleridir. Onlarla konuşur, onlarla anlaşırız.
    İnsanlarla tanışmanın ve bilişmenin araçlarıdır


    Onlar. Dilin ifadeye dökülüşü, kelimelerin ilimde, edebiyatta ve inanç dünyasında yeniden canlanışıdır kavramlar. Bu kavramlar, özellikle müslümanlara nasihat ve tebliğe muhatab insanlar içinde kullanılan en güzel iletişim vasıtasıdır..v.d..

    Bu Kavramlar ve buraya yazamadığı diğer kavramlar insanın dünya ve ahiret saadetini ya da bedbahatlığın belirlerler

    İşte bu kavramlardan bazıları ve en önemlisi kurtuluşa hidayete vasıta olacak kelimelerdir.
    Bir kaç tanesinin açıklamalarını (İnşaAllah) burada bulacaksınız Allah Subhanehu ve Teale den niyazımız o dur ki faydalı kılsın...


      • 1 - ) Kelime-i Şehadet Kavramın Anlamı
      • 2 - ) Kelime-i Tevhid Kavramın Anlamı
      • 3 - ) İlah nedir ne demektir (Uluhiyyet Tevhidi)
      • 4 - ) Rabb nedir ne demektir (Rububiyyet Tevhidi)
      • 5 - ) Din nedir ne demektir
      • 6 - ) İbadet Nedir ibadet ne demek niçin ibadet edilir
      • 7 - ) Ubudiyet Tevhidi nedir ne demektir
      • 8 - ) Tağut nedir ne demektir
      • 9 - ) Cibt nedir ne demektir
      • 10 - ) Şirk (Büyük veya Küçük)
      • 11 - ) Atalar ve Beşeri Dinler
      • 12 - ) Beşeri İdeolojiler ve Demokrası
      • 13 - ) Hakk Din İslam ve Ataların Batıl Dinleri veya ideolojileri
      • 14 - ) Tevhid ve Namaz Bütünlüğünün Anlamı
      • 15 - ) Beşeri İdeolojiler veya Dinler • İnsanlığa Verdiği Zararlar


    Kelime-i Şahadet ve Kelime-i Tevhid • Konuları •

    1. Tevbe Suresi-31 Rabb ilgili Ayetin Nuzulu ve Adiy b. Hatem

    2. Kelime-i Şehadet Kelime-i Tevhid ilah Kavramın Anlamı

    3. Rabb Nedir Ne Demektir İslamda Kavramın Anlamı

    4. Beşeri Batıl Dinler ve • Demokrasi

    5. Hakk Din İslam ve Ataların Batıl Dinleri veya ideolojileri

    6. İbadet Nedir İbadet Ne Demek Niçin İbadet Edilir

    7. Beşeri İdeolojiler veya Dinler İnsanlığa Verdiği Zararlar


    8. Tarihte Tevhid Mücadelesine

    9. Tevhid ve Namaz

    10. Çağımızdaki Bidat ve Hurafeler

    11. İlah Rabb Din İbadet •   Dört Terim Mevdudi

    12. • Tağut ve • Cipt


    13. Kıyamet Alemetleri

    14. Kuranın Gölgesinden S.Kutup

    15. Yoldaki İşaretler Seyyit Kutup

    16. Tüm Detaylarıyla Namaz •   M.Beşir Eryarsoy

    17. Şüpheleri Yok Eden Tevhid •   Gerçeği M.Beşir Eryarsoy


    18. Namaz Kılmayanlara •   Timurtaş Uçar Hoca

    19. Sakın Namazı Terk Etme! 1/6 •   Timurtaş Ucar Hoca

    20. Çalışmak da İbadettir Deyip •   Namaz Kılmayanlara •   Timurtaş Uçar Hoca